DENETİM YOK: Öztoprak: Yükseköğretim denetiminde Afrika ülkelerinin gerisindeyiz. Kimse Rumları geçtik diye övünmesin. Yükseköğretim seviyesinden bahsetmiyorum, denetlemeye dikkat çekiyorum. Bizde açma safhası dışında hiçbir programımız denetlenmiyor. Övünmek ve nutuk atmakla olmuyor bu işler
YÖDAK TRAFİK POLİSİ GİBİ: “YÖDAK kuruldu, yetersizdir. Yasası yapmak istedikleri şeyler güzel, ama istenilen görevi yapmıyor. Sadece trafik polisliği yapıyor. Bunun dışında hiçbir rol oynamamıştır. Bugüne kadar YÖDAK’ın yapısı hep böyle oldu. Türkiye ve İran’da üniversite sayısı hızla artıyor. Gelecekte bizim için sıkıntı olabilir, bu nedenle hep daha kaliteli olmalıyız, kaliteyi kovalamalıyız”
AÇMAKLA OLMUYOR: KKTC’de yeni üniversiteler açıldığını söyleyen Öztoprak, “Şu anda 11 üniversite olduk. Üniversiteler açıyoruz, ama oturup tartışmamız gerekiyor, çok üniversite mi iyi, kalite mi önemli? Yeni üniversite açılmasın demiyoruz, hedefler belirlensin sonra açılsın” önerisi yaptı
SİYASİLER ALIŞMALI: DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun siyasetin etkisinden kurtulması gerektiğini söyleyen Öztoprak, istihdam baskısı yapma eğilimli siyasilere de mesaj yolladı: Üniversiteyi akademik atamalarda tamamen kurumsallaştırdık. Torpil yok. Bu maalesef siyasilerde rahatsızlık yaratıyor
BET OFİSLERE SES ÇIKMADI: DAÜ olarak yükseköğretim gençliğinin bet ofislerden ciddi zararlar gördüğünü saptadıklarını ve mücadele başlattıklarını belirten Öztoprak, “Maalesef bu konuda yeterli desteği göremedik. Sivil toplum örgütleri de bizi yalnız bıraktı” dedi
DAÜ DÜNYA MARKASI OLDU: Öztoprak: Dünyada en iyi üniversiteler arasında yüzde 5 içindeyiz. Avrupa’da ilk onun içindeyiz. Türkiye’de 200’e yakın üniversite içinde 15’inci sıradayız. Avrupa’daki yüksek öğretim kurumlarının içinde DAÜ daha iyidir. İyi bir üniversitedeyiz, daha da iyi olacağız
DAÜ Rektörü Abdullah Öztoprak, yükseköğretim denetiminde, Kuzey Kıbrıs’ın Afrika ülkelerinin gerisinde kaldığına işaret etti ve bunun ciddi sıkıntılar yarattığını söyledi. Denetimin önemine dikkat çeken Öztoprak, ülkede görevleri arasında denetim de bulunan Yüksek Öğretim Denetleme ve Akreditasyon Kurulu’nun (YÖDAK) sadece bölüm açmaya izin verdiğini, denetim yapmadığını belirterek bunu eleştirdi.
Bir süreden bu yana bet ofislerin adadaki yükseköğretim gençliğine ciddi zarar verdiğini ve kapatılmasını istediklerini anımsatan Öztoprak, bu konuda yeterli desteği görmediklerini itiraf etti. DAÜ Rektörü Prof. Dr. Abdullah Öztoprak, ülkede sayıları her geçen gün artan Bet ofislerin hem üniversitelere hem de toplumsal açıdan ciddi sorun yarattığına dikkat çekerek, bu konuda başlattıkları mücadele konusunda bekledikleri toplumsal desteği göremediklerini söyledi.
Bet ofislerinin öğrenciler açısından yarattığı olumsuzluk yanında toplumsal boyutta sıkıntılar da yarattığına işaret eden Öztoprak, bu konuda yaptıkları ziyaretlerde bet ofislerinin tamamen kapatılmasını talep ettiklerini belirtti. Öztoprak, hükümetin bet ofisleri tamamen kapatma yönünde bir pozisyona girmemesi halinde ciddi kararlar alarak denetim yapması gerektiğini söyledi.
Öztoprak, Havadis’in sorularını yanıtladı.
“Öğrenci sayımız 11 binden 16 bine ulaştı”
Soru: Ülke yükseköğretiminde DAÜ’nün yeri nedir? DAÜ’yü özel üniversiteler ile kıyaslar mısınız?
Öztoprak: Rekabet her zaman vardır, bu sadece Kıbrıs’taki üniversitelerle değil, Türkiye’deki vakıf ve Devlet üniversiteleri ile hatta çevrede bulunan tüm üniversitelerle rekabet içindeyiz. Rekabet kötü bir şey değildir.
Burada önemli olan ne yaparak bu sektörün yaşamasını sağlayacağınızdır. Daha iyiye götürmek için bir rekabet ortamı olmalıdır. DAÜ, devlet üniversitesidir. Devlet üniversitesi olması nedeniyle de bir avantajı vardır. En önemli farkımız kaliteye verdiğimiz önemdir. Bu da bilhassa akreditasyonlarla kendini gösteriyor. Kalite dediğimizde elbette sadece bu değildir. Hoca sayısından, hoca kalitesine, laboratuar imkanlarından, uluslar arası ilişkilerine birçok alanda ilerleme kaydediyoruz. 4 yıl önce DAÜ’nün tartışmalı bir durumu vardı, onu epey aştık, öğrenci sayıları 11 bin civarından 16 bin civarına geldi.
Bu 16 bin içinde yabancı TC veya KKTC’li olmayan öğrenci sayısı 1400’lerden 6000 bine geldi. Öğrencimizin yüzde 38’i üçüncü ülkelerden geliyor. 85 ülkeden öğrenci alıyoruz. Böylesi bir kültür karışımı değil KKTC, Türkiye’de ve bölgede de yoktur.
.jpg)
Soru: Türkiye’de ve bölge üniversiteleri arasında DAÜ’nün yeri nedir?
Öztoprak: Webometrics denilen bir sistem vardır, tüm dünyadaki üniversiteleri ölçer. 23 bin üniversiteyi ölçer. Onlar arasında bin 167’nci sıradayız. Bugün dünyada yüzde 5 içindeyiz. Avrupa’da ilk onun içindeyiz. Türkiye’de 200’e yakın üniversite içinde 15. sıradayız. Avrupa’daki yüksek öğretim kurumlarının içinde DAÜ daha iyidir. İyi bir üniversitedeyiz, daha da iyi olacağız.”
Soru: KKTC’nin tanınmamışlığının getirdiği olumsuzlukları aşabildiniz mi?
Öztoprak: ABD ve büyük Avrupa Devletleri’nde sorunumuz kalmadı. İngiltere ve ABD’de mezunlarımız gidip master ve doktora yapabiliyorlar. Uluslararası Akreditasyonlarla aşıyoruz bunları.
Son aldığımız akreditasyonlarda İngilizce eğitim veren programlarımızın yüzde 58’i uluslararası akreditasyon almıştır. Rektör olarak hedefim tüm programlarımızın uluslararası akreditasyon almasıdır.
“Biz devletten para almıyoruz, devlete para veriyoruz”
Havadis: DAÜ’nün bir devlet üniversitesi olması, sizi özel üniversitelerden ayrıcalıklı kılıyor mu?
Öztoprak: DAÜ, devlet bütçesinden bu sene 27 milyon alıyor. Bunun 20 milyonu gelir vergilerine ve KDV’ye gider. Sosyal sigorta ve ihtiyat sandığına ödediğimiz miktarı da koyarsam 42 milyonu bulur. Biz Devletten para almayız, Devlete para veren bir üniversiteyiz. Bu ülkede hiçbir özel kurum ödediği gelir üzerinden sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı vermez.
Vergi verirken bize hiçbir tolerans gösterilmiyor, ama özel üniversitelere belirli toleranslar gösteriliyor. Onlara verilen bu avantaj düşünüldüğünde bize verilen bu avantaj hiç de çok değildir.
.jpg)
Havadis: DAÜ geçmişte özelleştirme ile anıldı, nedir şu anki durum? Gündemde var mı özelleştirme? Ekonomik tedbirleri eleştirilmişti, sonuç alınabildi mi?
Öztoprak: Üniversitenin 4 buçuk yıl önce bir bütçe açığı vardı. Tedbirler aldık. Bugün zorda olan kamu kuruluşunun da alması gereken tedbirleri erken aldık. Üzülerek aldığımız bir karar 100’e yakın personelin işine son vermek oldu. Maaşlarda % 10 indirim sağladık. Ve bütçeyi denkleştirdik. Yalnızca 43 milyona yakın bir borç vardı. Bu aldığımız tedbirlerden dolayı Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti’nden de aldığımız bazı katkılarla bunu 30 milyon seviyesine düşürdük.
Öğrenci sayısı 16 binlere çıktı, birkaç yıl içinde 20 bini bulacak. Bazı rakamlar şişiriliyor, 60 bin toplam öğrenci sayısı hakiki bir sayı değildir, fiilen derslere giren öğrenci sayısı değildir. Bizim hakiki öğrenci sayımız 16 bine çıktı. Bu büyüme yatırımı da beraberinde getirdi. Yapısal olarak da yüzde 40 civarında üniversite büyümüştür. Akademik ve yönetsel personelimiz duyarlı davrandı, koşulları kabullendi. Bunun neticesinde de üniversite kurtuldu.
Üniversitenin bankalara olan overdraft borcu dışında tek kuruş borcu yoktur. Sosyal sigorta, ihtiyat sandığı ve elektrik kurumuna, hiçbir devlet kurumuna borcumuz yoktur. Kamu kuruluşları arasında en iyi durumdaki kurum olduğumuzu söyleyebiliriz.
“Özelleştirme olamaz”
Havadis: DAÜ, özelleştirme tartışmalarından tamamen çıktı mı?
Öztoprak: Böyle bir şey kesinlikle yoktur, olamaz da
Havadis: Doğu Akdeniz İlkokul ve Koleji’nin devri çok tartışıldı. Doğru bir karar mıydı?
Öztoprak: Bunlar da tasarruf tedbirlerinin bir parçasıydı. 3 milyona yakın borç vardı. Alabileceğimiz hiçbir tedbir kabul görmedi, kapatmaktan başka çaremiz kalmamıştı. Kapatmak da doğru bir kelime değil, bu kurumlar hala burada eğitim vermeye devam ediyor.
Orada ihaleye çıkılmalıydı tartışmaları yapıldı ama eğitimde ihaleye çıksanız ne olacak, En yüksek fiyata mı verirsiniz eğitimi, yoksa en iyisine mi verirsiniz. Bir eğitimci olarak içim eğitimden anlamayan birilerine burayı devretmek isterdi ki?
“Dünya çapında bir üniversite olacağız”
Havadis: Üniversite için hedefleriniz nedir?
Öztoprak: Her şey öğrenci sayısı değildir. Önemlidir, KKTC ekonomisine çok ciddi katkısı vardır. Ama öğrenci sayısı her şey değildir. DAÜ, bugün fiilen en büyük üniversitedir. Hedefimiz, elbette öğrenci sayısını artırmaktır ama esas olan memnun öğrenci yetiştirmektir. Uluslararası bir kültür oluşturarak bunu yapacağız, iyi öğrenci yetiştireceğiz. Ve dünya çapında bir üniversite olacağız.
Türkiye’de paralı eğitim verenler arasında 3. sıradayız. KKTC’nin tanınmamış olmasından ötürü belirli dezavantajlar yaşıyoruz. Belirli ülkelerde Kıbrıs Rum tarafı bizi engelliyor. Çeşitli ülkelerde etkili oluyorlar, temaslarımızı engelliyorlar. Ama Avrupa ülkelerinin genelinde sorunumuz bulunmuyor.
“YÖDAK, sadece trafik polisi gibi davranıyor”
Havadis: Öğrenci sayısı başarılı olmakta yeterli midir?
Öztoprak: Sayılar her şey değildir. Şu anda KKTC’de belirgin bir yükseköğrenim politikamız yoktur. YÖDAK kuruldu, yetersizdir. Yasası yapmak istedikleri şeyler güzel, ama istenilen görevi yapmıyor. Sadece trafik polisliği yapıyor. Açılabilir, açılamaz, eğitime başla ya da başlama demeden öteye geçemiyor. Bunun dışında hiçbir rol oynamamıştır. Bugüne kadar YÖDAK’ın yapısı hep böyle oldu.
Havadis: YÖDAK’ın denetim yapmadığını söylüyorsunuz. Nedir bunun yaratacağı tehlike?
Öztoprak: Yükseköğretim denetiminde Afrika ülkelerinin gerisindeyiz. Kimse Rumları geçtik diye övünmesin. Yükseköğretim seviyesinden bahsetmiyorum, yükseköğretim denetlemesinde çok gerideyiz. Bizde açma safhası dışında hiçbir programımız denetlenmiyor. Övünmek ve nutuk atmakla olmuyor bu işler.
Biz fizyoterapi bölümü açacağımızda gidip bir rapor sunduk açıldı, sonra bir kere bile ne YÖDAK gördük, ne de YÖK gördük. Kalitede iyiyiz, denetim yoktur diye kötü değiliz, DAÜ’de garanti veririm çok iyi kalitedeyiz. Diğer üniversitelerimiz de kötüdür demiyorum, ama denetlemezsek ileride çok büyük sorunlar yaşayacağız diyorum. Sayısal olarak Güney Kıbrıs’tan daha başarılıyız, ama denetim kısmında sıkıntımız var.
“Yükseköğretimde planlama yapmamak ileride sorun yaratacak”
Havadis: Yükseköğretimde devlet politikası neden oluşamıyor? Bunun olmaması nasıl bir sıkıntı yaratır?
Öztoprak: Şu anda hiçbir sorun yaratmıyor, çünkü denetlemezsiniz. Kim ders veriyor, yeterli mi veriliyor kimse denetlemiyor. Yeni üniversiteler açılıyor, şu anda 11 üniversite olduk. Üniversiteler açıyoruz, ama oturup tartışmamız gerekiyor, çok üniversite mi iyi, kalite mi önemli? Yeni üniversite açılmasın demiyoruz, hedefler belirlensin sonra açılsın. Hedefler belirlenmeli.
Dünyada yükseköğretime büyük bir talep vardır, bundan yararlanıyoruz. Ama sadece biz değiliz, Türkiye’de üniversite sayısı artıyor. İran’da öyle… Düşünebileceğiniz her ülke buradan pay almaya çalışıyor. Eğer kaliteyi tutturmazsak ileride sorun yaşayacağız.
Havadis: Nedir yapılması gereken, önerileriniz nedir?
Öztoprak: Tedbiri şimdiden almalıyız. YÖDAK, mali özerklik de dahil özerk bir yapıya kavuşmalıdır.
“Bet ofisler toplumsal yaraya neden oluyor”
Havadis: Bet ofisler konusunda ciddi bir çıkışınız oldu, tüm ülkedeki bet ofislerin gözden geçirilmesini istediniz. Nedir bunun toplumsal ve öğretime olan etkisi? Niye böyle bir çıkış yaptınız?
Öztoprak: Öğretimin 100 metre yakınına bet ofis açılamaz demek de komik oluyor. Çocuklar 100 metre sonra buralara yine ulaşabiliyor. Mağusa’da 19 bet ofis bulunuyor. Büyük bir çoğunluğu da üniversite çevresinde bulunuyor. Bu hakikaten büyük bir zarar veriyor.
Öğrenciler hem zamanlarını harcıyor hem de paralarını harcıyorlar. Çok defa yaşadık, öğrenciler okul parasını alıp bet ofise yatırıyor. Olay sadece öğrenci olayı da değil. Ülkeye getirisi yok, 3-5 kişinin, gelir sağlaması dışında bir etkisi yoktur. Olayın sosyal boyutu da var. Toplum içinde ciddi bir yaraya sebebiyet veriyor.
Üniversitelere ve topluma zarar veriyor, getirisi çok azdır. Üniversitelere verdiği zarar, devletin topladığından çok daha fazladır.
Havadis: Bu mücadelede destek görüyor musunuz?
Öztoprak: Halktan destek var. Ama beni esas şaşırtan sivil toplum örgütleri oldu. O kadar iyi güzel laflar eden sivil toplum örgütlerinin bu konuda açıklamalarını görmedim, üzüldüm. Demek ki belirli amaçlar için kurulmuş küçük kuruluşlar diye bakıyorum artık… Biz ciddi bir sorun var diyoruz ama kimsenin aldırdığı yok.
Havadis: Bir sonuç alabildiniz mi?
Öztoprak: Başbakan kapatamayız dedi. En pozitif duruşu Başbakandan aldık. Bizim ricamız illa ki kapatılmayacaksa öğrencilere tamamen yasaklansın. Tamamen kapatılmayacaksa ki doğrusu tamamen kapatmaktır. Öğrenciler girmemeli. Ama bu sadece öğrenci sorununu çözer, toplumsal boyutu çözmez. Ama konu üst seviyede de tartışılmıyor. Bizim verdiğimiz mücadeleyi maalesef diğer kesimler vermiyor. Tartışılmıyor bile…
“Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun siyasetten arınması gerekiyor”
Havadis: Hükümet ile ilişkileriniz nasıl?
Öztoprak: DAÜ’nün yapısı içerisinde en sıkıntılı kısmı Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun tamamen siyasi mekanizma tarafından atanmasıdır. Tamamen siyasi mekanizma tarafından atanan bir kurul, ne kadar bağımsız davranmak istese de zaman zaman siyasilerin etkisi altında kalabiliyor. Bu da bize zaman zaman sıkıntı yaratmaktadır.
Bu üst kurulun bir kısmının siyasiler tarafından atanması doğrudur, ama sadece siyasiler tarafından atanması doğru değildir. Tamamen siyasi bir yapı bizim gibi toplumlarda doğru bir yöntem değildir.
Havadis: Siz hükümetle sorun yaşıyor musunuz?
Öztoprak: Evet zaman zaman yaşıyorum. Üniversiteyi akademik atamalarda tamamen kurumsallaştırdık. Torpil yok. Bu maalesef rahatsızlık yaratıyor.
































