Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Adada tehlike çanları!

YATIRIMLAR DURACAK: Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Işıksal Rusya’da hiçbir zaman iş adamlarının devletini karşına alamayacağın anlattı. Işıksal bu nedenle adanın güneyinde yaşana krizin ardından kuzeyine akan Rus sermayesinin yeniden güneye ya da diğer ülkelere akacağını söyledi

KARŞI ATAK GELEBİLİR: İngiliz Jetlerinin Kıbrıs’tan hareket ederek Suriye’yi vurduğunun altını çizen Işıksal, buna karşı bir atak gelebileceğinin uyarısını yaptı. Paris ve Pentagon’da yaşanan saldırıları hatırlatan GAÜ öğretim üyesi Işıksal, oralarda da saldırı beklenmediğini ancak saldırılar gerçekleştiğini hatırlattı

Türkiye-Rusya krizi ve İngiltere’nin Kıbrıs’ta bulunan üstlerinden Suriye’yi bombalamaya başlaması hem Güney hem de Kuzey Kıbrıs ekonomisini olumsuz etkiliyor. Güney Kıbrıs’ta yaşanan krizin ardından adanın Kuzey’ine akmaya başlayan Rus sermayesi Türkiye ile Rusya arasında yaşanan krizin sonrasından yeniden adanın Güney’ine akmaya başladı. Ancak İngiltere’nin Kıbrıs’ta bulunan üstlerinden Suriye’yi bombalamaya başlaması nedeniyle Rus yatırımcıların Güney’e de yatırım yapmaktan vazgeçebileceği gündemde. Ayrıca Kıbrıs’ta bulunan üstlerinden Suriye’yi bombalaması nedeniyle ülke turizminde de ciddi bir çöküş yaşabileceği öngörülüyor.
Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Işıksal Türkiye-Rusya krizi, İngiltere’nin Kıbrıs’ta bulunan üstlerinden Suriye’yi bombalamasını Havadis’e değerlendirdi. Işıksal, “İngiliz jetleri Kıbrıs’tan kalkarak Suriye’yi bombalıyor. Bunun karşı atağı neden olmasın” diyerek Kıbrıs’ında olası bir tehlikeden uzak olmadığını vurguladı.

“Rusya otoriter bir devlet”
Işıksal, Türkiye-Rusya krizinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni olumsuz etkileyeceğini söyledi ve Rusya’nın güvenmediği devletlere tavır aldığını ve bunun karşılığında da o devletler  ile ilişkilerini kestiğini ve ne pahasına olursa olsun bunu nasıl karşı tarafa ödetmeye çalıştığını anlattı. Rusya Türkiye ilişkilerinin 1923’de çok iyi zeminde başladığını hatta Türkiye Cumhuriyetini ilk tanıyan devletlerden birinin Sovyet Birliği olduğunu ve Türkiye’nin kesinleşen ilk sınırının bu sınırlar olduğunu belirten Işıksal buna rağmen 1950’lerde Demokrat Parti yönetiminin Batı yanlısı siyaseti nedeniyle ilişkilerin bozulmaya başladığını ifade etti. Türkiye’de AKP iktidarı ve ‘Stratejik Derinlik’ doktrini çerçevesinde büyük uğraşı verilerek özellikle ekonomik alanda  ilişkilerin çok iyi bir noktaya taşındığını ancak Rus uçağının düşürülmesi ile büyük emek harcanarak kurulan bu ilişkilerin yeniden bozulduğunu söyledi.
Işıksal bu durumdan her iki ülkenin de zarar göreceğini belirtti ve iki ülkenin temel farkının Türkiye’nin Rusya’ya göre daha demokratik bir ülke olup halkın istek ve taleplerinin yönetim bazında değerlendirilmesi  ancak Rusya’nın otoriter yapısından dolayı halkın isteklerinin yönetim bazında fazla ilgi görmemesi olduğunu söyledi.  Doç. Dr. Hüseyin Işıksal bu temel farklılık neticesinde Rusya’nın Türkiye’ye karşı bu kadar kısa zaman dilimi içerisinde bu kadar sert tedbirler alabildiğini belirtti.

“Hiçbir Rus işadamı devletini karşısına alamaz”
Rusya’da hiçbir zaman iş adamlarının devletini karşısına alamayacağını kaydeden Işıksal, bu nedenle de bu durumdan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de etkileneceğini anlattı. Işıksal adanın güneyinde yaşanan krizin ardından adanın kuzeyine akmaya başlayan Rus sermayesinin yeniden Güney’e ya da diğer ülkelere akmaya başlayacağını belirtti ve bu durumdan ülkedeki inşaat ve emlak sektörü başta olmak üzere tüm sektörlerin etkilenip ekonomiye darbe vuracağını belirtti.   

“İngiltere Kıbrıs’ta üstlerinden vazgeçmiyor”
İngiltere’nin Suriye’yi Kıbrıs’taki üstlerinden bombalamasının bir kez daha İngiltere’nin Kıbrıs’taki üstlerinden vazgeçmeyeceğini gösterdiğini kaydeden Işıksal, “İngiltere hiçbir zaman Kıbrıs’taki üstlerinden vazgeçmesi talebine olumlu bakmıyor” dedi. Işıksal, Kıbrıs’ın statejik olarak önemli bir toprak parçası olduğunu hatırlatarak, İngiltere’nin bir yandan Türkiye’nin garantörlüğünü sona erdirmeye çalışmasını diğer yandan ise üstlerinden vazgeçmemesinin önemli bir paradoks olduğunu söyledi.

“Karşı atak gelebilir”
Her ne kadar İslam Devleti tarafından karşı atak gelmesine bazı kesimler tarafından ihtimal verilmese de bunun olası olduğunu hatırlatan Işıksal, Paris’te de, New York’da Londra’da, Madrid’de ve diğer pek çok yerde radikal terör örgütlerinin saldırılarına hiç ihtimal verilmezken acı terör eylemlerinin yaşandığını hatırlatarak “Ada’dan yapılan saldırılar bizi etkilemez” mantığını doğru bulmadığını vurgulayarak, her an bir karşı atağın olabileceğinin uyarısını yaptı.

“Turizm olumsuz etkilenecek”
Işıksal ayrıca Kıbrıs’ın savaş bölgesine çok yakın bir yerde olması nedeniyle ülke turizminin de bu durumdan olumsuz etkilenebileceğini söyledi. Turistlerin bir ülkeye giderken savaş koşullarını göz önünde bulundurduğunu kaydeden Işıksal, Suriye ile Kıbrıs arasındaki mesafenin çok az olduğunun altını çizdi ve bölgedeki istikrarsızlığın her koşulda Kıbrıs’ı olumsuz etkileyeceiğini söyledi.