Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ABD’Yİ ANLAMADAN PİRİLLİ OYNAMAYA DEVAM

Erdoğan Özbalıkçı

Marksist analizde ekonomik çıkarlar tüm süreçleri belirleyen ana etkendir. Amerika’yı bu açıdan incelemeden Trump’ı ANLAYAMAYIZ.

2025–2026 verilerine göre ABD ulusal borcu yaklaşık
38 trilyon dolar civarındadır  ve sürekli artıyor.

Bu BORÇ, Amerika’yı dışta saldırgan bir ülke haline getiren ana etkendir.

Donald Trump’ı seçtiren ana dinamikler birkaç temel başlıkta özetlenebilir

Küreselleşme ve sanayisizleşme nedeniyle iş kaybı yaşayan bölgeler

Orta sınıfın gelirindeki duraklama ve düşüşler

“Washington elitlerine” karşı tepki.

“Önce Amerika” (America First) söylemiyle ekonomik milliyetçilik.

Meksika sınırı, yasa dışı göç ve sınır güvenliği.

Kültürel değişim ve demografik dönüşüm kaygıları.

Ulusal kimlik ve egemenlik vurgusu.

Göç meselesi özellikle muhafazakâr ve kırsal seçmen üzerinde güçlü bir mobilizasyon aracı oldu.

Trump, hem Demokratlara hem de Cumhuriyetçi Parti içindeki geleneksel siyasetçilere karşı “sistemin dışından gelen iş insanı” imajı çizdi.

Siyasete güvensizlik duyan seçmeni çekti.

“Bataklığı kurutacağız” söylemiyle Washington karşıtı öfkeyi topladı.

Yeni saldırgan politikanın İlk kurban Venezüella oldu.

Venezüella’nın Ağır ham petrolü, ABD’deki bazı rafineriler için uygundur.

Enerji arz güvenliği.

Küresel petrol fiyatlarını dengeleme.

Rusya ve İran’a alternatif kaynak yaratma Amerikanın yeni saldırgan politikasını belirledi.

Venezuela önemli altın rezervlerine sahiptir.

Yaptırımlar nedeniyle altın ticareti finansal yaptırımları delmek için kullanılabilir.

Bu nedenle ABD altın ihracatına da yaptırım uygulamıştır.

 

Venezuela’da:

Koltan (içinde tantalum bulunur, elektronik ve savunma sanayinde kullanılır

Boksit

Demir cevheri

gibi stratejik madenler vardır.

ABD, Batı Yarımküre’de Çin ve Rusya’nın etkisini sınırlamak ister.

Venezuela yönetimi Rusya, Çin ve İran ile yakın ilişkilere sahipti.

Bu nedenle mesele enerji + jeopolitik nüfuz meselesidir.

ABD’nin İran’a yaklaşımı  da incelenmelidir:

Bu ilgi, doğrudan “ekonomik potansiyeli kullanma” hedefinden çok, bu potansiyelin küresel güç dengesi ve güvenlik üzerindeki etkisini yönetme çerçevesinde şekillenir.

İran:

Dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerinden birine sahiptir.

Petrol rezervinde ilk sıralardadır.

ABD, İran’ın petrol ihracatını yaptırımlarla sınırlayarak küresel enerji piyasasında kontrol ve baskı aracı kullanmaktadır.

İran;

Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinde etkilidir (küresel petrol ticaretinin önemli kısmı buradan geçer).

  • Orta Doğu’da Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen üzerinden etki alanına sahiptir.

ABD açısından mesele sadece ekonomi değil, jeopolitik denge ve İsrail ile Körfez müttefiklerinin güvenliğidir.

ABD’nin temel önceliği ekonomik kazanç değil, güvenlik ve jeopolitik dengedir.

Bu BAKIŞ AÇISININ KAÇINILMAZ SONUCU: Amerika Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki  AMERİKAN ŞİRKETLERİNİN  faaliyetleri nedeniyle Kıbrıs Sorununa  MUTLAKA MÜDAHALE EDECEKTİR.

Rumlar ve Türkler PİRİLLİ OYNAMAYA devam etsinler.