Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kahve falı…

 

Hep beraber kahve falına bakar gibiyiz…
Önce Sibel Siber’e oy verenlerle, Kudret Özersay’a oy verenlerin ikinci turda ne yapacağı…
İkinci olarak da, ilk turda sandığa gitmeyen % 38’in durumu…
İlk bakışta, diğer adaylara giden oylara bir yönelme olduğu görülüyor. Bu yanlış değil. Zira Siber ve de özellikle Kudret Özersay, diğer partilerin oylarını da almış durumdaydılar.
Mesela Sibel Siber’in %22’si sadece CTP oyu mudur? Asla değil… Dıştan da ciddi rakamlarda oy var bu yüzde 22’nin içinde. Son genel seçimlerde % 38,3 oyu olan CTP’den kaçış öyle büyük olmuş ki, dıştan gelen oylara rağmen yine de %22… Şimdi acaba bunun kaçta kaçı dıştan gelen oydur ve bunlar Akıncı’ya mı yönelir, yoksa Eroğlu’na mı…
Diğer yandan Kudret Özersay’ın aldığı ise, tüm partilerden kayanların ve her seçim değişik bir partiye oy verebilen yüzen gezen kitlenin oyu…  
Herkes neredeyse elinde kalem kağıt hesap yapmakta, kendince bu kitleleri paylaştırmakta.
Normalde baktığınızda, UBP ve DP’den kaçan oyların büyük çoğunluğunun, Derviş Eroğlu’nun yeniden cumhurbaşkanı olmasını asla istemeyenler olduğu açıktır…
Şimdi hedef, kırgınlıklar ya da tepkiler ne olursa olsun, o oyları geri almak. Bunun için de sonuçların açıklanmasının hemen ardından vizyona sokulan korku filmleriyle kazanç sağlanmaya çalışılıyor.
İşler öyle boyutlara vardı ki, yalana dayalı haberler yayınlanıyor, hakkında iddialar çıkanlar televizyon kanallarında iddiaları yalanlamakla uğraşıyorlar.
Aynen çamur at, izi kalsın misali…
Bu devirde hala bu işlere tevessül edildiğini ve hala bunlara inananlar olduğunu düşünmek insanı üzüyor…
Ve bu propaganda bir kaç gün daha aynı şekilde devam ederse, Eroğlu’nun hedefinin tersine bir tepkiyle de sonuçlanacak görünüyor…
Ben CTP’nin çağrısının, bu kez tabanından tam destek göreceğine eminim. Neden derseniz, birinci turda partisinin adayını gönülden destekleyenlerin sayısı ortada. Oy verenlerin bir kısmı ise zaten kerhen oy vermiş durumda.
Eh, karşıdaki de başka herhangi biri değil, Eroğlu olduğundan, ilk turdan daha fazla sayıda ve gönüllü olarak sandığa gideceklerini, Akıncı’yı destekleyeceklerini düşünüyorum… 
Şimdi biz de kendimizce bir fal baktık…
Ancak şu da bir gerçek ki, insanlar artık korku, sindirme, cephe yaratma, cihat açma çağrılarına çok fazla kulak asmıyor.
İnsanlar “inanmak” istiyor…
Adayın güven verip vermediğine, samimiyetine, dürüst olup olmadığına, geçmişine bakıyor.
Kimse kimsenin kendi kafasına göre memleketi satabileceğine de inanmıyor, masada tek başına çözümü sağlayacağına da…
Bu söylemlerin hiç bir etkisi yok bence.
İşte Güzelyurt örneği. “Topraklarınızı verecekler” denilen insanların, Akıncı’yı birinci sıraya yerleştirdikleri % 32 oy… Sibel Siber’in oylarıyla birlikte toplamı % 55’i geçiyor…
Gelelim ilk turda sandığa gitmeyen o büyük kitleye… Onların da ortak noktası bence, güvensizlik ve inançsızlıktı. Kitleleri oturdukları yerden kalkmaya zorlayacak toplumsal birliktelik ve sürükleyici bir hedef yoktu… “Ne değişecek ki” dediler ve gitmediler.
İkinci turda o güveni verebilen, samimi olduğunu gösteren, sandığa gitmekle bir şeylerin değişebileceğine inandıran, oyları alacak…
Sadece bu bile, adayların propaganda ekiplerini düşündürmeli, toplumu daha fazla germeden bir kampanya yürütmelerini sağlamalı…
Çünkü gerginlik, kimseye yaramıyor…

YERİN KULAĞI VAR
BİLDİK SENARYOLAR:
Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine 3 gün kala, Mustafa Akıncı ve destekçilerine yönelik iftira ve karalamalar hız kazandı. Dün yerel bir gazetede Önder Kolunoğlu ve BKP Genel Başkanı İzzet İzcan’a atfen ortaya atılan iddialar anlaşılır gibi değil. Muhataplarınca derhal yalanlanan bu asparagas haberlerle Akıncı’ya zarar vermeyi amaçlayanları toplum çok iyi tanıdı. Unuttukları tek şey ise, halkın bu tür yalan haberlere itibar etmediğidir…

OLMADI HAKKI BEY:
Daha bir hafta önce Derviş Eroğlu’nu ülkeyi ve partiyi bölmekle suçlayarak, Eroğlu’na oy verilmemesini isteyen eski siyasetçilerden Hakkı Atun, ikinci turda seçmenden Eroğlu için oy istedi. Hakkı beyi sözünün eri diye bildik hep… Keşke niyetini geçen haftadan açıkça söyleseydi…

ANAHTAR %38’DE:
19 Nisan seçimlerinde çeşitli nedenlerle sandığa gitmeyenlerin oranı yaklaşık % 38. İlk turun birincisinin %28 aldığını düşünürsek, sandığa gitmeyenlerin, bu hafta en kıymetli seçmenler olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Yarısını kendi lehine döndürmeyi başaran bu seçimi kolay kazanır…

EROĞLU DA BAŞBAKAN OLMAMIŞTI: CTP kurultayının erkene alınması ve başkanın değişmesi halinde, hükümetin düşeceği varsayılıyor. Oysa bunu öne sürenlere bir hatırlatma yapalım. Aralık 1983’te UBP’nin başkanlığına seçilen Derviş Eroğlu, partisi iktidarda olmasına rağmen başbakan olmamış, 1985 genel seçimlerini beklemişti. Bu süre içinde de başbakanlığı Nejat Konuk yürütmüştü. Genel seçime kadar neden aynı formül işlemesin..?

UMUT STÖ’LER:
İlk turda partilerin seçime katılan adaylara yeterli desteği vermediğini gören ikinci tur adayları, çareyi sivil toplum örgütlerinde buldular.  İkinci tur için parti desteklerinden hayır gelmeyeceğini anlayan adayların umutları şimdi STÖ’lerde… Onlar da bunu anlamışlar ki, belirledikleri adaylar için ardı ardına destek mesajları açıklamaya başladılar. Ha, açıklanan desteklere üyeler ne kadar itibar edecek, onu da sandıklar açılınca göreceğiz…

KABAK DP-UG’YE PATLAYACAK:
Seçimleri ilk turda kaybedip ikinci tura kalamayan CTP’de, kabak hükümetin başına patlayacak gibi görünüyor. Koalisyon ortağı DP-UG’nin Meclis’te azalan sandalye sayısı ve de seçimlerdeki tavrı, büyük ortak CTP’de rahatsızlıklara neden oldu. Seçim mağlubiyetini hükümette yapacakları değişiklikler ile unutturmak isteyecek olan Başbakan Yorgancıoğlu’nun ilk hedefi küçük ortağın elinde bulundurduğu bakanlık sayısını azaltmak olabilir…

 

ZİRVEDEKİLER
Fuat Namsoy: İlk turda Kudret Özersay’a verdiği destek ile gündem olan UBP’li Lapta Belediye Başkanı Fuat Namsoy, ikinci tur için de geri adım atmadı. Rahatsız edici bir tepki almadım diyen Namsoy, “UBP’liliğimi tartıştırmam… Bugüne kadar yaptıklarım ortada… İkinci turda iki aday var, taraf değilim. Halk en doğru kararı verecek” değerlendirmesinde bulundu… Anlaşılan çekilen kılıçlar kınına girmeyecek…

DİPTEKİLER
Fikri Ataoğlu: DP-UG Gazimağusa İlçe Başkanı ve Milletvekili Fikri Ataoğlu, Akıncı’nın ikinci tura kalması ile Güney Kıbrıs’ta bayram havası olduğunu ve kutlamalar yapıldığını iddia ederek, bu durumun kendisi için son derece üzücü olduğunu belirtmiş. Sayın Ataoğlu’nun, bu mesajı ile bir adaya avantaj sağlamaya çalıştığı çok açık. “Mustafa Akıncı’nın kazanmasına Türkler değil, Rumlar sevinecek” mi demek istiyor sayın vekil…