Aslında kendisine yanıt vermesi gerekenler, hükümet üyeleriydi ama, onlardan herhangi bir ses çıkmayınca, ben bildiklerimi yazayım da bari halk daha fazla aldatılmasın dedim.
Ersan Saner KTHY’nin batış sürecindeki sorumluluğunu başkalarının üstüne atma çabalarını hala sürdürüyor.
Dün Meclis’teki konuşmasında, kendilerine Londra slotlarının satılmamasından dolayı gelen suçlamaları hatırlatarak, “Herhalde Rumlar bizim kadar zeki değildi ki, slotları satmadılar” diye bir cümle kurdu…
Hani o dönemde, “Slot satılamaz” diyordu ya, kendini haklı çıkaracak…
Cyprus Airways’in batma sürecini biz de izledik. Hatta daha önce de yazdık.
O nedenle diyoruz ki, Saner’in söylediklerine tam da bol keseden atma denir. Başka bir şey denmez.
Gözünün önündeki benzer bir süreci bile, doğru dürüst takip etmediği anlaşılıyor. Ya da, nasıl olsa kimse anlamaz diye mi düşünüyor?
-Cyprus Airways ilk Heathrow slotunu taaa 2011’de, şirket ilk kötü sinyalleri vermeye başladığında €22 milyon Euro’ya Virgin Atlantic Airways’e sattı.
-İkincisini Ocak 2014’de 14,4 milyon Euro’ya Qatar Airways’e,
-Mart 2104’de Heathrow gece slotunu, 6,3 milyon Euro’ya Middle East Airlines (MEA)’a sattı.
-Ardından, Haziran 2014’de bir diğer gündüz slotunu da 31 milyon Euro’ya American Airlines’a sattı.
-Sonrasında da kalan tek bir slotla uçmaya devam etti. Ta ki, battığı güne kadar.
-En sonunda da kalan iki slotunu yine American Airlines’e 26 milyon Euro’ya sattı.
Bu rakamlara ve hükümetin son bir kaç yılda yaptığı yüz milyon Euro’luk desteğe rağmen Cyprus Airways battığını ilan etti.
Arkasında 550 işsiz bırakarak.
Şimdi de isim ve logosunu satışa çıkarıyor.
Bakanlık yapmış, hatta devletin havayolunu beceriksizlikleriyle batırmakla suçlanmış birinin, artık bu noktadan sonra ağzından çıkana iki kere dikkat etmesi gerekirdi diye düşünürdüm.
Saner Meclis’te bu iddiayı yaparken, halen görevde olanların da çıkıp, benim bu saydıklarımı yüzüne vurmasını beklerdim ama, bugünkülerin de dünkülerden bir farkı yok.
Acaba bir tek tanesi oturup, “Yahu bu adamlar da bizim gibi battılar, bir ilgilenelim, bakalım süreci nasıl götürdüler” diye takip etti mi..?
Etselerdi, cevabını da verirlerdi.
Ama olmadı…
En önemlisi, şimdi Cyprus Airways çalışanlarının bağlı bulunduğu sendikalar, tazminat talebiyle Rum hükümetini sanık sandalyesine oturtmak için hukuki girişim girişim başlatıyor.
Biz bunu bile yapamadık.
Ne hukuk sandalyesinde, ne seçim sandığında.
Geçmişten bugüne KTHY’nin batışında rolü olanlar yatsınlar kalksınlar dua etsinler ki, demokratik düzenimiz doğru dürüst işlemiyor.
Zaten onlar da buna güvenmiyorlar mı…
YERİN KULAĞI VAR
İKNA TURLARI:
Cumhurbaşkanı Eroğlu, son yapılan yerel seçimlerde seçim kaybettirdiği Halil Orun’u yeniden kazanmak için kolları sıvamış. Orun’a yakınlığı ile bilinen bazı Türkiye’li belediye başkanlarını araya koyarak, uzlaşma yolu arayan Eroğlu’nun, şu ana kadar pek de başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Halil Orun kendisine yapılanları unutamıyor.
YA DIŞARIDAKİLER:
Cumhurbaşkanı Eroğlu, UBP’lilerin kendisi için düzenledikleri bölge toplantılarında toplanan kalabalıkları görünce, Nisan ayında yapılacak seçimleri ilk turdan alacağını iddia ediyor. Bence oraya katılanlara pek güvenmesin. En az oradakiler kadar, dışarıda 19 Nisan’ı bekleyen UBP’liler var. Hesap kesmek için gün sayıyorlar…
DP’Yİ GÖREN VAR MI:
Son birkaç aydır ülkede yaşanan onca eylem ve krize rağmen DP resmen kayıplarda. Deyim yerindeyse memleket kalktı oturdu, peki ama küçük ortak nerede? Ülke önemli bir seçime gidiyor, bakıyorum DP orada da yok. Ama alıştık artık, DP her hükümette böyle. Tabanı bu nedenle hızla dağılıyor…
HALKIN GÖRDÜĞÜ:
İşadamları, siyasilerin gündeminde olmayan şeyler söylüyorlar. Mesela Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, Türkiye’den elektrik getirilmeli” derken, İşadamları Derneği Başkanı Metin Şadi, “Başkanlık sistemine geçilmeli” diyor. Bir diğer işadamı Günay Çerkez verimle çalışılmayan, rekabet edilemeyen bir ortam olduğunu, üretimde uluslararası standartların yakalanması gerektiğini söylüyor. Devletin yönetim kadrolarının, gerçeklerden ne kadar uzak olduklarını gösteren bir kaç örnekti sadece…
İNDİRİME ALIŞMADIK:
Elektrik fiyatlarında yapılan indirim nedeniyle tepki koymayan kalmadı. İşçisi, işvereni, emeklisi, çalışanı, velhasıl tüm kesimler ayakta. Haksız mılar, hayır… Yalnız burada hükümetin atladığı bir şey var. Yıllardır zam zam diye anamızı ağlatanlara alıştıktan sonra, yapılan indirim de kimyamızı bozdu haklı olarak. Millet olarak zamkolik olmuşuz, indirim yapmak bize pek iyi gelmedi anlaşılan…
GÜLMEYİ UNUTTUK:
Yapılan kamuoyu araştırmasının sonuçlarına göre; Kuzey Kıbrıs’taki insanların yüzde 53’ü “mutsuz olduğunu” belirtmiş. Ağır ekonomik kriz yaşayan Güney Kıbrıs’ta ise insanların yüzde 80’inin, “her şeye karşın” mutlu olduğu ortaya çıktı. Kıbrıs Türkü olarak bırakın mutlu olmayı, gülmeyi unuttuk yıllardır…
ZİRVEDEKİLER
Şehit Ertuğrul İlkokulu: 30 Aralık’ta yönetimin okul bahçesindeki zakkum ağaçlarını “değersiz” ve “zehirli” görmesi nedeniyle kesmesine tepki gösteren öğrenci ve öğretmenler, “değersiz ağaç yoktur” diyerek, ağaç dikim etkinliği düzenlediler. Bu örnek davranışlarından dolayı hem öğrencileri, hem de öğretmenleri kutluyoruz…
DİPTEKİLER
İsmail Arter: Basında çıktı, bizler yazdık, sonunda bir CTP milletvekili sayısı ile açıkladı; “Gazimağusa Belediyesi’ne seçimden buyana istihdam edilenlerin sayısı 50’yi aştı” dedi. Şu anda Belediye, sadece personel ödeyebilen bir kurum haline gelmek üzere. Hala İsmail Arter laf kalabalığı yapıyor. Bu eleştirilerle uğraşacak vakti yokmuş. Kendisine “yap da korkma” diyenler, şimdi de bunu tavsiye ediyorlar herhalde. Başka ne yapacak ki…
































