Mali düzenleme ve kamu alacaklarının indirimli tahsiline ilişkin Yasa, önce kanun hükmünde kararname olarak uygulamaya girdi, daha sonra da yasallaştı.
Uygulamaya başlanması ile yasalaşması arasında 5 ay geçti.
Yani eğer bir aksaklık varsaydı, bulunup, yasa çıkmadan önce düzeltilmesi mümkündü.
Ancak öyle olmadı.
Söz konusu yasa hakkında, muhalefet, devletin gelirlerinden vazgeçildiği, birilerine kıyak geçildiğini iddia ederken, hükümet de şu kadar gelir elde ettik savunması yaptı.
Benim burada değinmek istediğim, vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine ortaya çıkan başka bir ciddi tespit.
Yasa Anayasa’ya aykırı.
Aykırılığı, Eroğlu’nun savunduğu konu da değil.
Vatandaşın, yasalar önünde eşitliği ilkesine ters…
Yasa, Taşınmaz Mal Vergileri’ni de geciken alacak olarak kabul ediyor ve bunlar için de indirim öngörüyor.
Buraya kadar tamam.
Ancak içerikte, şöyle bir ifade var;
“Belediyeler kendi meclislerinde, alacakları kararlarla, alacaklarının tahsilinde bu Yasa kurallarından yararlanabilirler”.
Anlaşılmaz bir şekilde, bu uygulama, Belediyelerin keyfine bırakılıyor. Yani isterlerse uygularlar, istemezlerse uygulamazlar.
Bir belediye, kendi bölgesinde su parasını da, emlak vergi oranlarını da bölgesinin şartlarına göre düzenleyebilir.
Bu başka bir şey.
Bu vergilerin ödenmemesinden kaynaklanan faiz oranlarının affı her belediyenin keyfine bırakılamaz. Bazı belediyelerde bu faizler affedilecek, ancak bazı belediyelerde bu faizler affedilmeyecek.
Yasalar her yerde eşit uygulanmıyor mu? Böyle keyfiyet olur mu?
Ancak devletin çıkarttığı bir affın uygulanması, keyfi olamaz.
Bakın Anayasa Eşitlik’le ilgili 8. Maddesinde ne diyor;
(1) Herkes, hiçbir ayırım gözetilmeksizin, Anayasa ve yasa önünde eşittir, Hiçbir kişi, aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz.
(2) Devlet organları ve yönetim makamları, bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek ve ayrıcalık yapmamak zorundadırlar.
Hukuk önünde tüm vatandaşlar eşittir. Meclis’ten geçen Yasalar aynı statüde olan tüm ülke vatandaşlarına eşit şekilde uygulanmak zorundadır.
Bazı belediyeler reklamlar vererek yurttaşları vergi ödemeye çağırırken, bazı belediyeler “Biz bu yasayı uygulamıyoruz” demekte.
Bu eşitsizlik değil de nedir..?
Yasanın uygulanma süresi maalesef bu eşitsizlikle bitecek ve Yasa’yı uygulamayan belediyeler, vatandaşlarla mahkeme kapılarında sürünecek.
Yasa Cumhurbaşkanlığı’ndan döndüğü andan itibaren, hukuki yönü bir kaç kez incelendi, Komite’de yeniden görüşüldü, hukukçulardan görüş alındı. Buna rağmen Başsavcılık bu eşitsizliğe nasıl onay verdi, onu da anlamak mümkün değil.
Belediyeler ve Vakıflarla ilgili bu istisnai maddenin süratle değiştirilmesi ve çıkarılan Yasa’nın tadil edilmesinde yarar var…
Ya da ülkede konfederasyon ilan edildi ve her konfederasyonda ayrı yasalar uygulanıyor da bizim mi haberimiz yok..?
YERİN KULAĞI VAR
DEĞER MİYDİ:
DPUG’den istifa eden vekillerin UBP’ye geçişiyle birlikte parti içindeki tepkiler istifaları da beraberinde getirdi. Üç vekilin partiye geçmesine tepki gösteren bir grup, protesto amaçlı olarak partilerinden istifa etmeye başladılar. Bu üçlü için, yeni yeni durulmaya başlayan parti içi kavgaların alevlenmesine, toplumun tüm kesiminde oluşan tepkilere değer miydi diye sormak geliyor insanın içinden…
İÇLERİNE SİNDİRECEKLER Mİ:
Çok değil, bundan bir buçuk yıl önce partisinden ayrılarak hükümetten düşmeleri için muhalefet ile işbirliği yapan, ardından kendi arkadaşları için söylemediği lafı bırakmayan Ahmet Kaşif’i nasıl içlerine sindirecekler merak ediyorum. Partiye dönüşleri için kimin emir verdiği hiç önemli değil. Önemli olan hazım meselesi…
ÖZGÜRGÜN DEMOKRASİSİ:
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, 3 vekilin UBP’ye geçişiyle ilgili tartışmalı kararı için, “Parti olmak oy çokluğu ile alınan bir karar olsa da, bu kararı tüm partinin kararı olarak kabul etmektir” değerlendirmesinde bulundu. Yani Özgürgün diyor ki, “beğenir veya beğenmezsiniz, ben karar aldıysam sizlerin görevi bu karara uymaktır”. Yeni model parti içi demokrasi örneği….
HOPPALA:
Geçtiğimiz günlerde Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Akim’in elektrik faturalarına ucuzluk gelecek açıklamasına sevinmekle birlikte, yine de temkinli yaklaşmıştık. Başbakan Yorgancıoğlu’nun yaptığı açıklama, bizi haklı çıkardı. Ne diyor Başbakan, “Bugünkü yapı ile enerji fiyatlarının istenilen düzeye düşmesi mümkün değildir”. Yani ucuzluk bekleyen vatandaşın hevesi yine kursağında kaldı anlaşılan…
SÖZDE DEĞİL, ÖZDE OLSUN:
Başbakan Yorgancıoğlu ekonomi giderek ayağa kalkıyor derken, Maliye Bakanı Mungan da, 4 yıl içinde Türkiye’den maaşlar için para almayacağımızı iddia ediyor. Bunlar güzel sözler, önemli olan bunların hayata geçtiğini görmek. Yıllardır bu tür sözleri çok duyduk ve dinledik. Artık Kıbrıs Türkü’nün boş laflara karnı tok. Söylediklerinizi yapmak boynunuzun borcu…
EĞİTİM VE SOSYAL TRANSFER RAKAMLARI EŞİT:
2015 bütçesinde en büyük pay yüzde 12 ile eğitime ayrıldı. Ancak, sosyal güvenlikle ilgili mükellefiyetler de aynı şekilde yüzde 12… Felaket bir durum. Döner sermaye olması gereken devletin sosyal sigorta kurumu, alacaklarını toplayamadığı için kendi emeklisini ödeyemez durumda, bunu da devlet ödüyor. Geçen 40 yılda Sosyal Sigortaların borçlarını kapatmak adı altında Türkiye’den defalarca para alınmış olmasına rağmen, durum ortada. Bunun hesabını vermesi gerekenler ise, sütten çıkmış ak kaşık…
ZİRVEDEKİLER
Bir Vatandaş: “Bunlardan ne hayır gelir ne şer. Kıbrıs Türk Halkı bu şekilde şahsi çıkarları için parti parti gezen insanları emekliye sev ketmek zorundadır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri arifesinde bu bir talimatla yapılmış. Bunlar değil miydi partiden ayrılıp UBP hükümetini düşüren ve erken seçimin önünü açan? Sen önce partini koltuk sevdası için arkadan hançerle, sonra da hiçbir şey olmamış gibi geri partiye dön. Pes kardeşim, vallahi pes artık…”.
DİPTEKİLER
Dersini Çalışmayan Muhalefet: Dün Bütçe görüşmelerinin ilk günüydü. Konuşmalar genel içerikliydi. Ancak muhalefetin konuşmalarına baktım, ne rakamlarla, ne sektörlere ayrılan paylarla, ne de bütçenin ülkeye getirip, götürecekleriyle ilgili hiç bir şey yoktu. Sadece Başbakan ve Maliye Bakanı’nın açılışta yaptıkları konuşmalarla ve güncel konularla ilgili uzun uzun eleştiri nutukları dinledik. Dün Meclis’te dersini çalışmayan bir muhalefet vardı…
































