Organ Nakli Yasası dün Meclis’ten geçti…
Çağdaşlığın gereği bir yasaydı. Ancak çağdaşlık, sadece yasanın yapılması değil, uygulaması sırasında ortaya çıkacak. Zira, istismarlara açık bir konu olan organ nakli konusunun yönetimi, gerçek anlamda bir hukuk devleti gerektiriyor…
Yasa görüşülürken, iktidar olsun, muhalefet olsun, konuşan milletvekilleri, başta etik kurulu olmak üzere yasaya bağlı kurulların ve tüzüklerin derhal çıkarılması ve sıkı denetim yapılması gereği üzerinde durdular…
Yasa koyucu Meclis bile, devletin denetim görevini gereği gibi yerine getirmediği kuşkusu taşıyor.
Organ nakli meselesi, tüm dünyanın başında bir bela olduğuna göre ve artık özel hastaneler de hiç beklemeden organ nakline başlayacağına göre, organ mafyasının “köpeksiz köy” bulmasına izin vermemek gerekiyor.
Meclis’te söz alan CTP Milletvekili Doğuş Derya, bu ülkede kadın ticareti olduğu gibi, organ ticareti de olabileceğini, hiçbir şeyimizin tamam olmadığını savundu…
Ardından söz alan Mehmet Çakıcı da Doğuş Derya’nın bu sözleri üzerine “Bu ülkede kadın ticareti, insan ticareti varsa, sorumlusu hükümettir” yanıtını verdi…
Aynen öyle. Eğer sorun varsa, bundan Meclis kürsüsünden şikayet edecek en son kişiler, iktidar milletvekilleri olmalı. Onların yükümlülüğü o sorunları ortadan kaldırmak. Eğer kendi partilerinin yönetimi sırasında da sorunlar devam ediyorsa, kendileri maalesef çözümün değil, sorunun bir parçası oluyorlar…
Herkesin olaya bu gözle bakmasında fayda var…
YERİN KULAĞI VAR
SÜRESİ BELİRTİLEN VAATLER NE OLACAK:
Başbakan dün Havadis’te yer alan röportajında da, icraatlarını 5 yıla yayacaklarından bahsediyor. Benzer şeyleri geçtiğimiz hafta içinde de söylemişti. Peki ama o zaman, hükümet programında süre vererek vadettiklerini nereye koyacağız? Mesela siyasal partilerin gelir ve giderlerinin denetimi, Kamu Hizmeti Komisyonu, Nüfus ve Vatandaşlık Yasaları 6 ay içerisinde; Kamu Görevlileri Yasası ise bir yıl içerisinde değiştirilecekti. Sayın Başbakan bunlardan hiç söz etmiyor…
CTP’DE YENİ KRİZ:
CTP Genel Sekreteri Kutlay Erk, Halkın Sesi’ndeki röportajında, ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, “CTP içinde kardeş kardeşi boğazlıyor” yönündeki açıklamasını “maksadını aşan sözler” olarak nitelendirmiş. Bu sözler, CTP içerisinde var olan krizlere, yeni bir kriz daha ekleyeceğe benzer. Bu durum da, olsa olsa muhalefeti sevindirir…
HANİ DE ÇÖZÜLDÜYDÜ:
Kış geldi, yağmurlar ve soğuk da başladı. Dün eski KTHY binasının önünden geçtim. CAS çalışanlarının direnişi devam ediyor. Çalışanlar, mağduriyetlerinin giderilmesi için hükümetten gelecek müjdeli haberi bekliyor ama beklenen haber bir türlü gelmiyor. Onlarca çalışan, yağmur altında beklemeyi sürdürüyor…
SAMİMİ DEĞİLLER:
Özellikle gençleri yakından ilgilendiren askerlik yasası ne yazık ki siyasilerin ağzında sakız oldu. Siyasilerin ülke gerçeklerini bilmezmiş gibi, sırf genç oylara şirin görünmek adına bu konuyu siyasi istismar konusu yapmaları hoş olmuyor. Kürsüye çıkıp “tribünlere” yönelik yapılan bu açıklamalar bırakın siyasi rant sağlamayı, tam tersine tepki görüyor, çünkü siyasilerin samimi olmadıklarını herkes biliyor…
TEŞVİKLER ŞARTA BAĞLANIYOR:
Başbakan’ın teşvik konusunu, yerli ürün ve yerli istihdam koşuluna uygun değiştirme niyeti güzel. Ancak benim bildiğim, böyle bir kota zaten var ama uygulanmıyor. Konu yine denetime geliyor. Yine de, bu sözünü bir yerlere not etmek lazım…
KARAOĞLANOĞLU BU SORUNU HER GÜN YAŞIYOR:
Lefkoşa’da arıtma tesisinin yarattığı koku meselesi dün Meclis’te gündeme geldi. Bakan, Belediye ile ortak çalışma yapıp, sorunu hemen çözeceklerini açıkladı. Konu Lefkoşa olunca, öncelikli oluyor. Oteller bölgesi Karaoğlanoğlu’nda ise kanalizasyon olmayışı nedeniyle, bölge her gün vidanjör kokularının esiri. Yaşanmaz durumda… Turistler hayretler içerisinde kanalizasyon boşaltılmasını izliyor. Girne Belediyesi’nden umut yok, Çevre Bakanlığı bu işe de bir el atacak mı..?
ZİRVEDEKİLER
3 Köyün İnsanları Evlerine Kavuşuyor: KKTC’ye gelecek suyun toplanacağı Alaköprü Barajı yapılırken boşaltılan 3 köyün insanları için yeni yerleşim bölgesi inşa edilmiş. Sadece 2 yıl içinde, 326 konut, 3 köy konağı, 300 kişilik üç cami, 16 derslikli okul, arıtma tesisi yapılmış. Bu insanlar için vicdan azabı çekmekteydim. Haberi duyduğumda gerçekten mutlu oldum…
DİPTEKİLER
Zeki Çeler: TDP Milletvekili Zekir Çeler, Anayasa değişikliğine takılan “vicdani ret” uygulamasının hayata geçmemesini eleştirirken, “Makarios, Kıbrıs Türklerini adadan gönderirken, daha insaflıydı. Biletini keserdi, işini bulur öyle gönderirdi” şeklinde bir konuşma yaptı. Sözünü geri aldırsalar da, Çeler kusura bakmasın, sapla samanı karıştırdı…
































