Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Vaatlerinin tersini yapan hükümet…

Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Kanal Sim’deki söyleşisinde, “Bakanlıkların kimde olduğu değil, hükümet programının uygulanıp uygulanmadığı önemlidir” demiş.
Öyledir.
Ama uygulanırsa…
Bir de geçen süreye dikkat çekiyor.
Evet geçen sadece bir yıl. Bizler de bir yılda tüm vaatleri yerine getirilmesini beklemiyoruz. O kadar insafsız değiliz.
Ama bir dakika… Şimdi, yapmadıklarınızı da bir tarafa bırakalım. Zaten çoğu Anayasa değişikliğiyle bağlantılıydı, halk çıkarttığınız düzenlemeyi reddetti. Yapamadınız.
Ancak, öyle konular var ki, siz vaat ettiklerinizin tam tersini yapmaktasınız. Halkın da şikayeti bu noktadadır…
Hepsini burada tek tek sıralamaya gerek yok. Şöyle dikkat çekenlere kabaca bir bakalım;
Kamu Hizmeti Komisyonu Yasası’nın değiştirilmesini ve kamu reformu yapılmasını öngörüyordunuz değil mi.
Bunun içinde, istihdamların Kamu Hizmeti Komisyonu’ndan geçmesi vardı.
Bunun içinde, üçlü kararname sisteminin daraltılması vardı.
Oysa yasa dışı istihdamlar konusunda hiç bir şey yapmadığınız gibi, aynen sizden öncekilerin yaptığını yapmaktasınız. Yani, arka kapıdan yeni istihdamlar, danışmanlar, geçici işler…
Ne yaptınız, üçlü kararname sistemini daraltmak bir yana, aksine ne kadar müdür müsteşar varsa değiştirdiniz. Üstelik, kendi atadıklarınızı da görevden alıp, bir yılın içinde ikinci kez müşavir kadroları yarattınız.
Bir yıllık iktidarınız süresince yüzde 50 müşavir artışı yarattınız…
“Liyakate dayalı yönetim anlayışı” dediniz, fen bilgisi öğretmenini Tiyatrolar Müdürü yaptınız. Hem de hapiste olduğu bir sırada…
Bekleyelim diyorsunuz… Bunları yapan bir iktidardan kamu reformunu nasıl bekleyebiliriz..?
Ekonomik protokolün revize edileceğini söylediniz. Bir yıldan fazla zaman geçti, en küçük bir hareket dahi görmedik.
Aksine, zamanında en ağır şekilde eleştirdiğiniz dönemin Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın programını uyguladınız, cari açığı kapatmaya odaklandınız. Zaten ekonomik protokolün de özü buydu…
Kayıt dışı ekonomiyle mücadele dediniz, vergi kaçaklarına af çıkarttınız…
“Nüfus ve vatandaşlık mekanizmasının, keyfilik ve siyasi müdahalelerden arındırılması” dediniz, ”bölünmüş aileler” gerekçesiyle yeni bir af hazırlığına girdiniz…
Özelleştirmeyi öcü gibi gösterdiniz, özerkleştirme dediniz, halihazırda özerk olan bir kurumun, DAÜ’nün özerkliğini ezdiniz, çiğnediniz, siyasetin batağına soktunuz…
Kıyıların korunması dediniz, sahile 30 metrede inşaat izni verdiniz, doğal koruma alanlarındaki kaçak yapıların sayısı arttı, onları bile yıkamadınız…
Sadece söylediklerinizin tersini yaptığınız icraatlar bunlar…
Hükümetinizde bir sorun var Sayın Başbakan, lütfen kabul edin…

YERİN KULAĞI VAR

ARABACIOĞLU NİYE İSTİFA ETMİŞTİ:
Milli Eğitim eski Bakanı Mustafa Arabacıoğlu, bir dizi şikayet sıralayarak, taleplerinin göz ardı edilmesini, sendikaların eylemlerini gerekçe göstererek görevinden istifa etmişti. Şimdi onun yerinde yeni bir bakan var. Okullardaki eksikliler, öğretmen açıkları ve eğitimdeki sorunlar aynen duruyor. Hükümet, eğitimdeki sorunları çözmek yerine, yeni bir bakan atamayı daha ekonomik buldu anlaşılan. Yenisi de bırakırsa kimse merak etmesin, heveslisi mutlaka bulunur…

PROGRAM UYGULANIYOR MU:
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Sim TV’de katıldığı programda bir soruya karşılık yaptığı açıklamada, “Bakanlıkların kimde olduğu değil, hükümet programının uygulanıp uygulanmadığı önemlidir. Parti yarışına değil hükümetin performansına yoğunlaşalım” deyivermiş. İyi o zaman ben de bir soru sorayım Sayın Başbakan’a, “Sizce hükümet programı uygulanıyor mu, hükümetin performansıyla ilgili bir not vermenizi istesek, kaç verirdiniz..?”

ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK:
Devletin, “altın yumurtlayan tavuğu” olan Araç Kayıt Dairesi’nin bilgisayarları çalışmadığından günlerdir işlem yapılamıyor. İnsanların orada işlerini yapabilmek için saatlerce beklediklerine mi, yoksa devletin her saat kaybettiği paralara mı yanayım bilmiyorum. Yahu insan böyle bir dairede işlerin aksamaması için her şeyi bir yana bırakıp, sorunu çözmeye çalışır. Ama bakıyorum da öyle bir niyetleri yok, nasıl olmasa hazine tıka basa para dolu…

DİPLOMASİ BAŞKA ŞEY:
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, Dışişleri Bakanlığı yapmış biri. Konuşmalarında, özellikle de dış politika konusunda üslubunun buna uyması beklenirdi. En azından, gerginliklerin üstüne benzin dökmemesi, sorunların çözümünün diplomaside olduğunu söylemesi gerekirdi. Bakın ne diyor; “Çatışma çıkarsa, kısa süreli olur, Rum tarafı zararlı çıkar”… Yapma Hüseyin Bey, savaş görmediğin nasıl da anlaşılıyor. Siyaseten Dışişleri Bakanı olunuyor ama diplomat olunmuyor her zaman…

VERİP KURTULMAK VARKEN:
İnternet nasıl çöker demeyin, eğer yaşadığınız ülke KKTC ise bal gibi çöker. Hem de bir buçuk yılda tam dört kez. Çaresi ise uzmanların deyişiyle, yeni bir sistemin kurulması… İyi de hükümetin, bugün yarın özelleştireceğine kesin gözüyle bakılan bir kuruma yatırım yapması akıl karı mı? Verip kurtulmak varken, milyonlarca liralık yatırımı niye yapsın ki. Varsın vatandaş beş on gün internetsiz kalsın, kıyamet mi kopar…

SİYASİLERİN İNSAFINA KALDI:
Casino ve gece kulüplerinden sonra övündüğümüz kurumların başında gelen üniversitelerimizi de kendimize benzetmeyi başardık sonunda. Tüm olumsuzluklara rağmen, üniversiteler adası dediğimiz ülkede, ne yazık ki bu kurumlarımız da siyasilerin emellerine teslim edildi. Bugün geldiğimiz noktada, üniversitelerin gelecekleri bilim insanlarının değil, siyasilerin insafına kalmış ne yazık ki…

ZİRVEDEKİLER
İzzet İzcan: “Hükümet programı değil, ekonomik paket uygulanıyor” diyen BKP Genel Başkanı İzcan, “Eğitime ve sağlığa bütçede kaynak yok diyorlar. Ancak müdür ve müşavir adı altında kamuya istihdam ettikleri parti militanlarını finanse etmeye kaynak ayırabiliyorlar. Asgari ücrete artış yapmıyorlar. Ancak yandaşları olan şirketlerin milyonlarca TL vergi borçlarını siliyor ve milletvekili maaşlarına 500 TL artış yapabiliyorlar…” diyor. Yalan mı…

DİPTEKİLER
Sigara İçen Minibüs Sürücüleri: Geçtiğimiz hafta Türkiye’den konuklarımız vardı. Ülkenin her yerine dolmuşlarla seyahat ettiler. Gittikleri tüm güzergahlarda, dolmuş sürücülerinin sigara içtiklerinden şikayetçi oldular. “Sizde toplu taşımacılıkta sigara yasağı yok mu” diye de sormadan edemediler. “Var” dedik, “Ama denetimi yok”…