Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hepsi yalan mıydı..?

Anayasa değişikliği halk engeline takılınca, siyasi partiler de sanki bunu bekliyorlarmış gibi, yan gelip yatmayı tercih ettiler.
Şimdilik Meclis tatil, bahaneleri var. Ancak açıldığında da bu tutumun süreceği anlaşılıyor.
Bir kere birbirlerine güvenleri kalmadı…
Meclis’te değişikliğe oy verenler, sahada “Hayır”ı teşvik ettiler. İkiyüzlülük diz boyu…
Değişikliğin hazırlayıcısı CTP’nin ise, kendi iç çekişmelerinden, bu işlerle uğraşacak hali yok gibi. Üstelik CTP Genel Başkanı Yorgancıoğlu’nun açıklamalarını hayretle izledik;  bundan sonraki değişikliğin, Kıbrıs konusunda bir anlaşma sonrasına kalacağını söyledi.
Haydi onu bırakalım, şimdi de önlerinde, gayet sert geçeceği anlaşılan bir cumhurbaşkanlığı seçim süreci var.
Yetmedi, bir de hükümeti bozmak için hazırlık yapanlar var…
Bu arada Anayasa’nın lafı mı olacak?
Halk deseniz, oynanan tiyatroyu gördükten sonra, hiç birine inanmıyor. 
Peki o sayfalar dolusu yazılan seçim bildirgelerini, hükümet programlarını nereye koyalım?
Onlar da mı yalandı..?
Anayasa’nın suya sabuna dokunmayan maddeleri bile değiştirilemedi.
Ya Siyasi Partiler, Seçimler ve Halkoylaması Yasaları ne olacak? Hani Anayasa değişikliğiyle uğraşacaklar diye, bu konudaki komitelerin çalışmalarına ara vermişlerdi. Şimdi Anayasa değişikliği geçmediğine göre, bunlara da “Dursun kalsın” denecek herhalde.
Demokratik yaşamı rant düzenine çeviren uygulamalar;
Milletvekili transferleri aynen devam mı edecek?
Partilerin mali denetimi konusunda Sayıştay’a yetki verilmeyecek mi?
Partilerin aldığı “bağışlar” zaptı rapta alınmayacak mı?
Tek bölge seçim konusu? Bu da mı devam edecek? Partizanlığı bir o kadar daha teşvik eden bölgeciliğe son verilmeyecek mi? 
Seçim sistemi aynı mı kalacak?
Milletvekili adaylarının ön seçimle belirlenmesinden de mi vazgeçildi?
Anlaşılan öyle…
Bu durumda, kusura bakmasınlar ama, ben Meclis’teki tüm partilerin, mevcut sistemden memnun oldukları sonucuna varıyorum. ..
Yukarıda saydığım konulardan demek ki şikayetleri yok.
Hatta, demek ki, hepsi de bu sakatlıklardan nemalanıyorlar.
Bunun başka izahı yok…

 

YERİN KULAĞI VAR

ÜLKENİN HAVASINDAN OLMALI:
Yıllardır her yeni seçimde oy kullanma oranının bir öncekine göre düştüğü bir ülkede yaşıyoruz. Siyasetçiye güvensizlikten mi, yoksa ülkenin havasından mı bilinmez ama, Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimleri için KKTC’de oy kullanacak olanlar da, sandığa gitmiyor. TC Büyükelçisi Akça oy verme oranının %10-15 civarında olduğunu açıklamış. Öyle anlaşılıyor ki, memleketin hastalığı, TC’li KKTC’li hepsine sirayet etmiş…

ARALARI LİMONİ:
Mağusa Belediye Başkanlığı  seçimlerinde verdiği destekle, İsmail Arter’in kazanmasında önemli rol oynayan, UBP Mağusa İlçe Başkanı Resmiye Canaltay ile Arter’in arasının bugünlerde limoni olduğu iddia ediliyor. Özellikle Asbaşkanlık seçimlerinde ikili arasında başlayan kırgınlık  Arter’in,  Bakan Ahmet Kaşif’le olan yakınlığı nedeniyle had safhaya ulaşmış. Yakında bu işin kokusu fena çıkacak… 

DEVEDE KULAK:
Kooperatif Merkez Bankası Genel Müdürü’nün tatilde olduğu ve halen adaya gelmediği iddia edildi. Müdür’ün aldığı maaş malum. 3 milyon lira onun için önemli bir para değil herhalde ki, tatilini yarıda kesmeye değer bulmadı…

NELER YAPILIR:
TDP Genel Başkanı Cemal  Özyiğit, Hükümet tarafından yapılması gereken bazı işlerin TC Lefkoşa Büyükelçiliği tarafından yapıldığını ileri sürdü. Ayıp olmuyor mu Sayın Özyiğit, başımızda “Kıbrılılık” ve de “Kıbrıs Türk milliyetçiliği” diyen partiler var. Yani onların da UBP’den bir farkı yok mu diyorsunuz…

UYUŞTURUCU VE TRAFİK:
Bu bayram yine her bayramda olduğu gibi, trafik kazaları dur durak bilmedi. Kazaların dışında dikkat çeken diğer bir konu ise, uyuşturucu haberleri oldu. Nerdeyse tüm bayram boyunca hemen her gün gazetelerde,  uyuşturucu suçuyla ilgili bir habere rastladık.  Öyle görünüyor ki ülkemizde, trafik ve uyuşturucu amansız bir rekabete girmiş durumda…

HEP AYNI REZALET:
Her tatil zamanında olduğu gibi, bu bayram tatilinde de sınır kapılarındaki görüntüler değişmedi. Güney’e geçmek isteyen vatandaşlar sınır kapılarında saatlerce beklemek zorunda kaldılar. Her tatilde bu rezalet yaşanmasına rağmen, hükümetlerin bu konuda hala bir önlem almamasına anlam veremiyorum. Ya ‘biz beceremiyoruz’ deyip tatil günlerinde kapıları kapatın, ya da ne önlem gerekiyorsa alın…

ZİRVEDEKİLER
Polis Genel Müdürlüğü: Son zamanlarda, polis cinayeti ve ardından yaşanan intihar olayıyla  hedef tahtası haline gelen Polis Genel Müdürlüğü, beklentilerin aksine, soygun olayında kısa süre içerisinde sonuç alıcı adımlar atmayı başardı. Böylesi bir ortamda, kulağını eleştirilere kapatıp görevini yapması takdire değer diye düşünüyor ve emeği geçen herkesi kutluyorum…

DİPTEKİLER
Hasan Basri Beycanlı: Kooperatif Merkez Bankası, çalınan 3 milyon lirayı, kendi sigortasına, Şeker Sigorta’ya sigortalamış. Sigorta’nın Genel Müdürü Hasan Basri Beycanlı diyor ki, “Şu ana kadar yürütülen soruşturma kapsamında, mevzuata aykırı bir durum yok”… Nasıl yani? 3 milyon liranın kiralık bir arabayla, polis kontrolü olmaksızın taşınması mevzuata aykırı değil miymiş? Güvenliği sağlama diye bir zorunlulukları yok muymuş? Hangi sigorta böyle bir durumu kabul edebilir ki? Kendilerinin bağlı olduğu Türkiye Şeker Sigorta bakalım bu duruma ne diyecek…