Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İnsan sağlığına da yasalara da saygı yok…

Mağusa Limanı’nda yine dökme yük olayı…

Zehirli kumlar, zehirli unlarla aylarca gündem olan konu, aslında hiçbir çözüm bulunmadığı için insan sağlığına yönelik tehdidini sürdürüyor. Liman çalışanları sürekli olarak eylem içindeler…
Geçmişe gitmeye gerek yok. İşte en sonuncusu. Geçtiğimiz eylül ayında aynı olay tekrarlanmış. Halihazırdaki Çevre Bakanı olan Hamit Bakırcı çıkmış gitmiş, fotoğraflar çektirmiş ve ne demiş biliyor musunuz, “İlgililere bir aylık süre verdik, sürenin dolmasının ardından yeniden değerlendireceğiz”…
Maşallah bakan Bakırcı iyi değerlendirmiş. Hiçbir şey yapmayarak… Çalışanları oyalayarak… Olayı soğutarak. Yani şimdi tüccarla karşı karşıya mı gelsin. Sonra Kasım ayında bir eylem daha… İnsanlar bir kez daha haykırmış, “Astım oluyoruz, kanser oluyoruz” diye…
O günlerde gazetemizi ziyarete gelen Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif’e de konuyu açmıştık. O da bize, “Bölgede kimin ne yaptığını devlet de bilmiyor. Dökme yük sorununu, Kalecik’e kirli yük limanı yaparak aşmak istiyoruz” demişti. Aradan geçti 8 ay. Siz hiç böyle bir hazırlık duydunuz mu? Duymadınız tabii. Duyduklarınız sadece günü kurtarma vaatleri…
Ne olmuş, ne bitmiş, kimsenin haberi yok. Yasalar vahşi bir şekilde hem de devlet gözetiminde çiğneniyor, vatandaş zehirlenmeye devam ediyor.
Oysa Çevre Yasası’na göre cezalandırılması mümkün. Ama kim kime…
Onu geçtim, geçtiğimiz yıl, Sibel Siber hükümeti döneminde Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı, Bakanlar Kurulu kararıyla Maliye Bakanlığı ve Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile iş birliği içerisinde bir dizi önlem aldı. Kararın, “Dökme yüklerin gemilerden tahliyesi esnasında oluşan toz kirliliği konusunda ciddi şikayetler bulunması, özel sektör eliyle yapılan dökme yük tahliyelerinin atmosfere salınan tahıl ve çimento tozları özellikle rüzgarlı havalarda bölgeyi, limanda çalışanları ve Karakol ilkokulu öğrencilerini ve genel olarak da Gazimağusa şehrini olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle” alındığı vurgulandı. Dökme yüklerin tahliyesinde kullanılacak olan ekipmanların taşıması gereken teknik özellikler tespit edildi ve açıklandı. Preslenmemiş ürün indirenlere 60 gün süre verildi, uymayanlara yasal işlem başlatılacağı duyuruldu…
O 60 gün içinde hükümet değişti ve Hamit Bakırcı bu kararı denetlemeden sorumlu bakan oldu. Aksine bir karar alınmadığına göre Bakanlar Kurulu kararı yürürlükteydi.
Ama ısrarla uygulanmadı…
İşte size son dönemde yapılan kaç eylem haberi verdim. Bugünlerde aynı şikayetler yine gündemde.
Sorunları çözmek bu kadar mı zor, bu kadar mı..?

Su İşleri Dairesi’nden açıklama

Sayın. Mehmet MOREKET,
9 Temmuz 2014 tarihli Havadis Gazetesi’nin 20. sayfasında şahsımla ilgili yazınızı üzülerek okudum. Üzülerek okudum çünkü hak etmediğime inanıyorum.
Bu yazdıklarınızı önceden benimle paylaşmış olsaydınız bu şekilde bir yazıyı kaleme almayacağınıza o kadar çok emindim ki; Neyse… Sayın Mehmet MOREKET, ben Su İşleri Dairesi Müdürlüğü’ne atanalı 7 aylık bir süre dolmak üzeredir. Atandığım tarihten itibaren su sıkıntısı çeken Karpaz bölgesi, Orta Mesarya ve en büyük kentlerimiz olan Lefkoşa ile Gazimağusa’ya, Güzelyurt Akiferi’nden temin ettiğimiz su miktarını, hem de su kalite standardını yükseltmek için arkadaşlarımla beraber yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Belli bir mesafe de almış durumdayız. Bildiğiniz gibi küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle kurak geçen yıllar bu yıl hat safhaya ulaşmış, bunun sonucunda da Güzelyurt Akiferi yeterli beslenememiş ve akiferdeki seviye düşüşlerinden dolayı deniz suyu girişimi yaklaşık 5 km’lere kadar varmıştır. Gelinen aşamada kentlerimize sağlanan sularda tuzlanma olmuş ve istenilen içme suyu standardı hedefinden uzaklaştığı gibi verimde de düşüş olmuştur. Bu 7 aylık süreç içerisinde arkadaşlarımla yaptığımız çalışmalar neticesinde Kumköy bölgesinde yenile 2 adet kuyu daha sisteme entegre edilmiştir. Bir kaç tane daha kuyunun sisteme girmesi için çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kuyularında devreye girmesinden sonra çok tuzlu olan 2 adet kuyunun sistemden çıkarılarak insanımıza vermiş olduğumuz suyun kalitesini de yükseltmeyi hedeflemekteyiz.
Bunun yanında “Türkiye’den KKTC’ye Su Temini Projesi” kapsamında da öncelikle Gönyeli çemberi ile Hamitköy arasında döşenecek olan yeni boruların devreye girmesi için Türkiye Cumhuriyeti DSİ ile mutabakata varmış olup, mevcut (eski) hat üzerindeki patlak ve kaçaklardan dolayı kaybetmiş olduğumuz suları da kazanmamız halinde hem su miktarını hem de su kalitesi standardını bayağı yükseltmiş olacağız. Bize biraz zaman tanıyın. Beni anladığınızı umar saygılar sunarım.

Turgay HOŞSÖZ
Su İşleri Dairesi Müdürü

 

YERİN KULAĞI VAR

SON GÜN İSTİHDAMI:
Önemli bir ilçemizde seçimi kaybeden eski başkanın, seçimlerden hemen önce belediyeye 175 kişilik bir istihdam yaptığı iddia edildi. Başkanın seçimleri kaybetmesiyle ortada kalan 175 kişinin akıbeti ise henüz belli değil. Yeni başkan şimdi işe alınan bu kişiler konusunda ne karar vereceğini kara kara düşünüyor…

İSTİFAYI DÜŞÜNÜYORLAR MI:
Yerel seçimlerde bölgelerinde sıfır çeken, UBP’nin iki ilçe başkanı Faiz Sucuoğlu ile Nazım Çavuşoğlu’nun bugünlerde ağızlarını bıçak açmıyor. Özellikle Lefkoşa İlçe Başkanı Sucuoğlu’nun neredeyse her gün bir gazete veya televizyonda haberleri yer alıyordu. Bölgelerinde tam bir hayal kırıklığı yaratan bu iki ilçe başkanı, başarısız oldukları için istifa etmeyi düşünüyorlar mı, yoksa lügatlerinde bu yok mu..?

SORUN EK’LERDE Mİ:
CTP ne zaman ki CTP-BG oldu sorunlar da çıkmaya başladı. Acaba diyorum BG, CTP’nin o dik duruşunu mu bozdu? Bakın DP’ye… Küçük ama huzurlu bir partiydi. Onlar da ne zaman ki UG’yi arkalarına taktılar, o zamandan beri partide kavga, huzursuzluk eksik olmuyor. Bence her iki partinin de sorunu, kendi özlerine dahil ettikleri ek’lerde olabilir mi dersiniz..?

ÖRNEK OLMAK:
Rum Ticaret ve Sanayi Odası ile Kıbrıs Türk Ticaret Odası, “Örnek Olmak” adlı proje kapsamında, ara bölgede bir ortak pazar yeri kurulması kararına varmışlar. Doğrudan Ticaret Tüzüğü ve Yeşil Hat Tüzüğü bir türlü işletilemezken, böyle bir uygulama bakalım siyasi engelleri kaldırabilecek mi. Projeyi AB finanse ediyor. Umarım geri dönüşlerinin de takibini yaparlar…

NAMİ, SERT TAVIR BEKLİYOR:
“Süreç içten içe erozyona uğramıştır. Türk tarafının artık sert tavrını ortaya koyma zamanı gelmiştir” … Bu sözlerin sahibi Dışişleri Bakanı Özdil Nami. Eğer bunları söyleyen sağ kesimden birileri olsa anlardım ama ne olursa olsun görüşmelere devam diyen CTP’nin Bakanı Nami söylediğine göre, gerçek anlamda bir tıkanma var demek ki. Ve ona göre, Türk tarafı gereğini yapmıyor… Gerçekten ilginç…

BUNLAR ADAM OLMAZ:
Rum Dışişleri Bakanı Kasulides, “Türkiye’den su getirilmesi endişe verici” buyurmuş. Bu, Türkiye’nin KKTC’yi tamamen kendisine bağlamasıymış. Hey Yarabbim. Bütün dünya enerji, su, şu bu hatlarıyla birbirine bağlanırken, bu kadar da çirkin politika olmaz ki. Bu Kasulides, zamanında S-300 füzelerini adaya getireceğim diye tutturan Dışişleri Bakanı değil miydi zaten…

 

ZİRVEDEKİLER
Basın Emekçileri: Bugün 11 Temmuz Basın Günü. Ülkemizde, sağlıklı bir toplumun oluşması ve devamlılığını koruyabilmesi için vazgeçilmez unsurlardan birisi bağımsız ve tarafsız bir basının bulunmasıdır. Kışın soğuğunda, yazın sıcağında tüm sıkıntılara göğüs gererek, bilginin geniş toplum kesimlerine ulaşması için özveriyle çalışan tüm arkadaşlarımı kutluyorum…

DİPTEKİLER
Kabuller, Ziyaretler: Vatandaş yeni seçilen belediye başkanlarının hızla işlere dalacaklarını beklerken, kurtulamadığımız hastalığımız, onları da pençesine almış görünüyor. Bir ziyaret, bir kabul trafiğidir gider. Her biri tek tek tüm dernekleri, kurum kuruluşları kabul edeceklerse, işimiz zor. Yok “Biz işimizi aksatmıyoruz” diyorlarsa, lütfen, rica ediyoruz, basına vermesinler. Gördükçe sinirimiz hopluyor.