Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Siyasette su yolunu buluyor…

Şu kağıt üstünde kalmaktan öteye gidemeyen ittifak daha kurulduğunda, “zorlama” olduğunu düşündüğümüzü yazmıştık. Zaten kuruluş aşaması da, kurulması için ortalıkta gezenlerin kimlikleri de bu işin zorlama olduğunu gösteriyordu…

Önce iki partinin başkanları birbirlerini samimiyetsizlikle, geçmişte birbirlerini aldatmakla falan suçladılar. Öyle sözlerdi ki, yer gök inlerdi. Ama ne oldu, bu atıp tutmalardan sadece bir kaç gün sonra, aniden bir “ittifak” ortaya çıkıverdi. Hatta UBP kanadı, “hükümeti bırak da gel” çağrısını bile bir günde unutuverdi. Sanki görünmez bir el, her iki tarafa da tükürdüklerini yalatırcasına onları bir araya getirdi. Yani sizin anlayacağınız, kafalarına vururcasına, suni bir yapılanma…
Aslında o günlerde bu ittifakın sorununun, yerel seçim adayları olacağını düşünmüştük. Yani onun adayını öbürünün tabanı beğenmeyecek, berikinin adayına diğeri çalışmayacak. Bu tartışmanın da adaylar sahaya çıktıktan sonra yaşanacağını tahmin etmiştik. İş sandıkta vatandaşa kalacaktı.
Sorun yine adaylarla ilgili çıktı. Ancak daha sahaya inemeden… Yani kurulan bu ittifak halka sorulamadı bile. Deneme başarısız oldu… Böyle olunca da, ittifakla birlikte ileriye dönük olarak yapılan planlar da suya düştü. Hani iki parti birleşecekti, ondan önce belki hükümet de kuracaklardı, birileri koltukları kapacaktı… Tabii ittifak lobicilerinin koltuk hayalleri de balon gibi söndü… Sanırım esas kaybedenler onlardır. Şimdi tam anlamıyla ortada bırakılmışlardır. Ne kaçtıkları yerde, ne gittikleri yerde zerre itibarları kalmamıştır…
Diğer yandan hem Hüseyin Özgürgün, hem Serdar Denktaş, partilerinin gerçek tabanlarında bir güven kaybına neden olmuşlardır. Bugün öyle, yarın böyle bir tutum, her ikisini de partililerinin gözünde tartışılır hale getirmiştir. Serdar Denktaş yenile kurultaydan çıkmanın avantajını bir süre daha kullanacak olsa da, UBP’nin yılsonu yapacağı kurultay için yeni hesaplar yapılmaya başlanacaktır…
Yalnız şunu da belirtelim… Bu ayrışmanın cumhurbaşkanlığı seçimlerini de etkileyeceğini düşünen, yanılır… Her iki parti de adayının Eroğlu olduğunu şimdiden deklere etti. Bu durumda sağ siyasette kazançlı olan tek bir kişi var, o da Sayın Eroğlu. İki parti bir arada da olsa, ayrı da olsa, onun adaylığı garanti. Eh, bundan sonra ha ayrılmışlar, ha beraber yürümüşler, ha kavga etmişler, ha barışmışlar, onun için fark etmez. Aksine, daha önce de yazdığım gibi, biri iktidarda, diğeri muhalefette iki partinin ayrı ayrı desteğini almayı tercih ediyor bile olabilir…
Görünen o ki gerçekten su yolunu buluyor. Siyasette büyük hırslarla bir adımda birçok merdiven atlanmıyor. Dengeleri bozma pahasına bir yerlere gelinmiyor. Bunu yapan sadece kendi evine zarar veriyor o kadar…

YERİN KULAĞI VAR
ARTER ÇEKİLEBİLİR: Mağusa’da UBP-DP ittifakının ortak adayı olarak açıklanan İsmail Arter’in adaylıktan çekilebileceği iddia ediliyor. İttifakın bozulmasıyla birlikte tabir yerindeyse ortada kalan Arter’in, yakın çevresine bu saatten sonra adaylıktan çekilebileceğini söylediği öğrenildi…
SERTOĞLU’NA KARŞI DENKTAŞ: İttifakın kopmasıyla birlikte hem UBP, hem de DP her şeye sil baştan başladılar. Lefkoşa’da Hasan Sertoğlu’na ittifakın adayı olarak destek veren DP, bu desteğin devamı için “bağımsız adaylık” şartını koydu. Yıllardır UBP içerisinde olan Sertoğlu’nun bu teklife sıcak bakmayacağını bilen DP’nin, Lefkoşa’da Hasan Sertoğlu’na karşı Rauf Denktaş’ı aday göstermeyi düşündüğü, Rauf Denktaş’ın da adaylığa sıcak baktığı iddia ediliyor…
GEÇEN ZAMANA YAZIK: İttifak bozuldu. Peki ama ya halkın psikolojisinde bıraktığı hasar? Ya devlete kaybettirdiği zaman? Önce hükümetin diğer ortağı “Kurumsal mı değil mi… Hükümeti bozalım mı bozmayalım mı” diye uzun uzun tartıştı. Ardından, kendilerini “kurumsal” olmadığına inandırdılar, “Yok bozmuyoruz, şu şu şartlarda yola devam edeceğiz” dediler, ama dedikleriyle kaldılar. O şartlar bir türlü ortaya çıkmadı. Bütün bunlar kamuoyunun gözü önünde, basın üzerinden yapıldı. Şimdi lütfen şöyle bir ay geriye doğru gazeteleri incelesinler, nasıl da bocaladıklarını bir görsünler. Komedi gibi…

CTP RAHATLADI: İttifakın bozulması, CTP adaylarına yaradı. En yıkılmaz denilen kaleler bile, UBP-DP ortaklığının sağlıklı bir şekilde sürmesi halinde tehlikedeydi. Ama eğer her iki partinin oyları, tümüyle bir adaya yönelseydi. Çünkü biz bu ittifakın sandıkta bozulacağından da şüpheliydik. Her neyse, şu aşamada bu sonuçtan tek karlı çıkan CTP oldu…

BU MESAJ KİME: Asım Akansoy, CTP içinden bazılarını, partiye “ideolojik ayar” çekmeye çalışmakla suçladı. Partinin ve tarihinin kimsenin malı olmadığı gibi, bu gibi tartışmaların da zamanı olmadığını söyledi. Akansoy’un üstü kapalı yaptığı bu eleştirilerinde mesajın birinci derecede Mehmet Ali Talat’a yönelik olduğu açık. Ancak onunla sınırlı değil, sosyal medyayı iyi kullanan başka isimler de akla geliyor tabii… Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor ama CTP hala kurultay kavgalarını sürdürüyor. Bu tutumları da başka adaylara ilaç gibi geliyor…
RUMLAR TÜRKİYE’NİN TADINI ALDI: Rum Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” ismini kullanmamasından ve vatandaşlarına vize uygulamasından hareketle, “Türkiye’ye gitmeyin” çağrısı yapmış. Bence beyhude. Her ay için ortalama olarak Rumların Türkiye’de yaptığı harcamanın tutarı 400 bin Euro civarında. 2013 Ekim’inde yapılan bir araştırma, son 6 yılda Rumların Türkiye’de 6 milyon Euro’nun üstünde harcadıklarını ortaya çıkartmış. Piyasa, siyaseti takmıyor…

ZİRVEDEKİLER
Anayasa Değişikliğinde Uzlaşma: CTP’nin Geçici 10. Madde’deki ısrarından geri adım atmasıyla, CTP-DP-TDP ortak bir değişiklik taslağını ortaya çıkarttı. Keşke tüm partilerin oy birliği ile çıkan bir taslak olabilseydi. Ortaya çıkan bir başka olgu ise, UBP’nin bu konudaki samimiyetsizliği oldu…

DİPTEKİLER
Vatandaşı Şaşkına Döndüren Siyaset: Bir gün kanlı bıçaklı olup, ertesi gün kol kola giren, bir kaç hafta sonra başa dönen parti başkanları… Kendi partisinin başkanını ve alınan kararları basının önünde muhalefetten beter eleştiren milletvekilleri… İdeolojik tartışmaları kişisel meselelere dökenler… Daha neler neler. Sadece o partilerin tabanları değil, tüm vatandaş olup bitenleri şaşkınlıkla izlemekte. Ve bu ilkesizlikler halkı politikadan bir o kadar daha soğutmakta…

Foto Gündem…

Şehir içinde yapılacak yürüyüş nedeniyle eleştirilere neden olan ve yürüyüşün iptali ile sadece kilisede gerçekleşen Kutsal Cuma Ayini büyük olgunluk içerisinde yapıldı. Ayin’de her iki kesim de barış mesajları verdi