El-etek öpmek adeta gelenek, daha doğrusu adet haline geldi bizim ülkede. Hatırlayın, son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dönemin DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, parti olarak UBP adayı Derviş Eroğlu’na destek verirken, “bükemediğim bileği öperim” diyerek Eroğlu’nun elini öpmüştü. Yakın tarihimizde ise dönemin Başbakanı İrsen Küçük’ün imasını sahtelediği iddiasıyla gözaltına alına ve daha sonra yaptığından pişmanlık duyarak İrsen Küçük’ün elini öperek özür dileyen Kamu Hizmeti Komisyonu Sınav İşleri Müdürü Emir Emirkanı olayı… Günümüzde ise seçim öncesi Serdar Denktaş ile Bengü Şonya arasında başlayan, Denktaş’ı “diktatörlük”le suçlama noktasına kadar varan ve tüzük değişikliği ilk kurultayında, birbirlerine karşı söyledikleri sözler… Kavgalı kurultayın hemen ardından Bengü Şonya’nın istifasını isteyen, “ya o, ya ben” diyen Serdar Denktaş ve bu sözlerinden bir kaç gün sonra, “Bengü Şonya’nın görevden alınması için oyları, şahsıma karşı kullanılan oy olarak sayacağım” deyip, yüz seksen derece dönüş yapması ve sanki hiçbir şey olmamış gibi, öpüşüp koklaşırken basına verilen pozlar… Söz konusu meşhur kavganın ardından ilk kurultayda Serdar Denktaş’a karşı genel başkanlığa aday olduğunu açıklayan Bengü Şonya’nın, Serdar Bey’le arayı düzelttikten ve genel sekreterliğe devam kararı vermesinin ardından kurultayda aday olmayacağını sananlar hayli fazlaydı. Ancak, “Söz ağızdan bir kere çıkar” diyen Şonya, tam da partide her şey düzeldi derken, adaylığını açıklayıp herkesi şaşırttı. Ben yine de bunca yaşananlardan sonra Sayın Şonya’nın bu adaylık konusunda ne kadar ciddi olduğundan şüpheliyim. Bana göre, sanki kurultay sayılı günler kala adaylıktan vazgeçecek gibi bir his var içimde. Bu karar, adaylığındaki kadar, sürpriz olmayacak benim için… İkili arasında 28 Temmuz seçimleri öncesi başlayan ve aday sıralamasındaki tepkisiyle kamuoyunun da gündemine gelen ayrılık, seçimlerde “kesildiği” iddialarıyla tavan yapmıştı. Son dönemde ise partiye sonradan katılan Ulusal Güçler mensuplarının gerçek DP’lileri dışladıkları ve Serdar Denktaş’ın da buna göz yumduğu iddialarıyla gündeme gelen Şonya bu kez daha şiddetli iddialar ortaya koyuyor. “Serdar Denktaş hükümet olanaklarını kullanıyor” derken de, “hala UBP’li bürokratlarla çalışıyoruz” derken de, kendisinin de siyasete Serdar Denktaş’tan daha olumlu bir katkı koyamayacağının işaretini veriyor. Mantalite aynı, ama “çatışan” başka şeyler var.
Bu muhteşem ikili belki de son kozlarını 2 Ocak tarihinde yapılacak kurultayda oynayacaklar. Birisi hükümette olmanın ve UG ile onların destekçisi Eroğlu’nun sağlayacağı avantajlara, diğeri ise “UG’lilerden rahatsızlık duyan DP delegesinin” oylarına güveniyor. İlginç bir yarış olacak. Ama o güne kadar derelerin altından daha çok sular akacak. Bu ikili arasında yeni bir “öpüşme” sahnesinin yaşanmayacağını kim garanti edebilir ki…
Bizim ülkemizde siyasilerimiz, “el-etek çekmek” yerine, “el-etek öpmeyi” marifet sayıyorlar…
YERİN KULAĞI VAR
ŞONYA NE DEMEK İSTEDİ:
2 Şubat’a ertelenen DP kurultayında genel başkan adaylığını açıklayan Bengü Şonya, dün katıldığı bir TV programında, kendi kurultaylarının UBP’nin kurultayı gibi kavgalı dövüşlü geçmeyeceğini ama CTP kurultayı gibi de sessiz geçmeyeceğini söylerken, ne demek istedi acaba? Kavga olmayacak ama delege sessiz de kalmayacak. Herhalde bu sözlerden birileri mesajı almıştır diye düşünüyorum…
TIKANDIĞIMIZIN RESMİDİR:
Türkiye’deki maaşlar bizdeki memur maaşlarını çoktan geçti. Şimdi de enflasyonun öngörülenin üstünde çıkmasıyla, aradaki farkı da maaşlara yansıtma kararı almışlar. Bu aydan itibaren Türkiye’de memurun maaşına net 123,62 liralık artış eklenecek. 2007 yılından buyana maaş artışı almayan, hayat pahalılığı adı altında bir kaç kez komik rakamlar alabilen bizim memurun durumu, ekonomi çarklarını da durduracak. Bugünlerde 13. maaş çılgınlığıyla biraz para gören piyasa, önümüzdeki ayların hesabını şimdiden yapıyor. Sonuçta olan yine özel sektör çalışanına olacak. Küçülmeler, işten durdurmalar…
KÜSKÜNLERİN OYU YETECEK Mİ:
Bengü Şonya’nın kendisine oy verecek potansiyel olarak gördüğü gruplar, parti içerisinde gerçek DP’li olup da Serdar Denktaş’a karşı olanlarla, UG kanadının partiye gelmesinden rahatsızlık duyanlarmış. Bu iki grubun oyları Şonya’nın seçilmesine yeter mi sizce? Bence yetmez…
BU SİZİN RUTİN İŞİNİZ DEĞİL Mİ:
Lefkoşa’da belediyenin görevlerini tam olarak yapmayışı, sadece çöp sorunu yaratmıyor. Denetimlerde de çok ciddi aksamalar var ve bunlar çöpten daha tehlikeli. Birçok marketin raflarında tarihi geçmiş ürün var. En gösterişli marketten, dünya parası verip aldığınız bir peynir, raf ömrü bitmemiş olmasına karşın, buzlukların adam gibi çalıştırılmaması nedeniyle kokmuş çıkabiliyor. Raf fiyatıyla, kasa fiyatı birbirini tutmuyor. Belediye sanki asli görevi değilmiş gibi, zaman zaman “denetim yapıldı” haberi yayıyor. Denetimin sürekli olmadığını bilen tüccar da bu fırsatı tepe tepe kullanıyor ne yazık ki…
TALİH DE ZAMLANMIŞ:
DPÖ’nün rakamlarına göre bir yılda enflasyon yüzde 10.22 olmuş. Hükümet yüzde 4 vereceğini açıkladı. Tabii bunun içinde dövizden kaynaklanan kayıplar da yok. Tam bir hayal kırıklığı… Bilinen bir gerçektir, kriz dönemlerinde vatandaş piyangoya sarılır. Ancak DPÖ’nün açıklamasıyla, o iş de yattı gibi. Baksanıza Milli Piyango biletleri yüzde 150, devlet piyangosu yüzde 100 artışla, uçan fiyatların başını çekmişler…
YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZ:
UBP Kurultay dönemi devlete istihdam edilen 366 kişi ile ilgili alınan kararı değerlendiren TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, hükümetin verdiği son kararla, sorunları ertelediğini söyledi. “Ben bunları 30 senedir tanırım bunlar koltuksuz yapamazlar” diyen Angolemli, siyasilerin koltuktan olmamak için, yapmamaları gereken birçok şeyin altına imza attıklarını ifade etti. En eski vekillerden birisi olan Angolemli kendinin de aynı kategoride olduğunu kabul ediyor herhalde…
ZİRVEDEKİLER
ODTÜ: ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü, İçişleri Bakanlığı Yerel Yönetimler Müdürlüğü’ne vahşi çöp depolama bölgesinin çevreye ve insanlara verdiği zararın giderilmesi için bakanlıkla ortak çalışmalar yaparak somut çözümler üretmeye hazır olduklarını belirtti ve öneriler sundu. Akademisyenler, üniversite olarak ODTÜ Ankara Kampüsü’nün da desteğiyle çöplerin ayrıştırılması ve geri dönüşümü konusunda toplum bilincini ölçmeye yönelik anket yapılabileceklerini de belirttiler. Bundan daha güzel bir fırsat olabilir mi? Dünyada artık belediyeler çöpe para harcamıyor, aksine para kazanıyor. Sadece birazcık ilgiyle Bakanlık bu işin koordinasyonunu başlatabilir. Tebrikler ODTÜ, umarım uygulamayı da görürüz…
DİPTEKİLER
Uyuşturucu Cezaları: Önceki gün Başbakan, Bakanlar Kurulu’na girerken, uyuşturucu suçuyla ilgili cezaların artırılması ile ilgili bir yasa tasarısı görüşeceklerini söyledi. Kurul sonrası yapılan açıklamada, bu konuda bir sonuç yoktu. Ancak hükümetin konuya eğiliyor olması da bir şey. Baksanıza adam evinde Hint keneviri yetiştirmiş. Tam 115 cm. Cezası, sadece 100 TL. O büyüklükte bir bitkiden elde edilecek uyuşturucunun miktarı herhalde bunun bin katı falandır herhalde. Caydırıcı mı? Aksine bence teşvik edici…
Foto Gündem

Devlet Piyangosu’nun 31 Aralık’ta çekilen yılbaşı piyangosunda, büyük ikramiye olan 600 bin TL’yi kazanan kişi, dün banka aracılığıyla çekini aldı.
Kazananın kimliği açıklanmazken, ikramiyenin isabet ettiği 94057 numaralı biletin, Lefkoşa’daki bir bayiden satın alındığı açıklandı.
































