Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Malum zihniyetle başa çıkmak bu kadar mı zor

Neredeyse her yeni yıla bir siyasi krizle girmeye alışan bizler, bu yılda 3 ay içinde kurulmadan bozulmaya yüz tutan bir hükümetle karşılaştık. Daha ilk krizde restleşen, hem de bunu popülizm üzerinden yapanların ortak olduğu bu hükümet nereye kadar gider diye düşündük hepimiz. Hükümet etmek sadece çıkarları korumak, onlara sıkı sıkıya bağlanmak, tüm icraatları o çıkarları kaybetmemek üzerine kurmak mıdır?  Halkın genelinin çıkarlarının hiç mi önemi yoktur? Ya da enerji sarf edilecek daha ciddi sorunlarımız yok mudur? Ama maalesef, özellikle DP’nin içindeki bir kesim bu kişiler üzerinden oy hesapları yaptığı için, olayı kamuoyu önünde şova dönüştürdüler.  Bu yapılan da bence İrsen Küçük’ün istihdamları kadar, kınanmalıdır… Hiç duygu sömürüsü yapmasınlar.  Aynı mantalite, aynı siyasi zihniyet bir kez daha deşifre olmuştur… 
Başbakan’ın istihdam krizini aşma formülü bir ölçüde tamam gibi görünüyor.
“Ocak sonuna kadar ‘Kamu reformu’ yasallaşacak, geçici istihdamı ortadan kalkacak… Şubat sonuna kadar Kamu Yeterlilik Sınavı yapılacak… Bu süre içinde Kurultay istihdamlarına yönelik bir adım atılmayacak… Mart’ın ilk haftasına kadar kamudaki ihtiyaçlar belirlenecek, Mart ayı içerisinde Münhal ilan edilerek ihtiyaç alanlarına göre sınav çağrısı yapılacak… 366 geçici dahil tüm başvuran adaylar sınava katılacak, sınav sonunda sadece başarılı olan isimler göreve devam edecek”…
Tabii yine de muğlak ifadeler var. Mesela;
-Bu sınavların sadece Ocak 2013’den itibaren alınan geçiciler için olduğu anlaşılıyor. Peki ya ondan öncekiler?
-366 kişinin dışında binlerce daha geçici var. Onlar bir şekilde kadro tutmaya hak kazanmış mı olacak?
-İntibakları neye göre yapılacak? Performanslarına, yeterliliklerine bakılmadan, kadroları mı dolduracaklar? Yoksa onlar da açılan münhallere başvurmak zorunda mı olacaklar?  Eğer onlar sınavsız bir şekilde kadroya alınacaklarsa, bu adalet mi olacak?
-Dahası, geçiciler şu anda bir kadro karşılığı işe alınmış değiller. Hatta bir çoğu, üniversite mezunu olmasına karşın, kitabet görevi yapıyor. Çalıştıkları alanlarda münhal kadrolar yeterli mi?
-Yoksa yeni kadrolar mı ihdas edilecek?
-Kamu Hizmeti Komisyonu’nun mevcut yapısıyla yapılacak sınavlara kim güvenecek?
-Yeni Kamu Görevlileri Yasası geçici alımını tümden yasaklayacak mı?
Bu sorular hala yanıt beklemekte…
Bence soruna, vatandaşın gözü önünde restleşmeden de bir formül bulunabilirdi. Hatta eğer aklı selimle oturup çalışabilselerdi, yukarıda sıraladığım sorular da yanıtsız kalmaz, apar topar, ayakları yere basmayan, geçiştirme amaçlı bir formül yerine, adaletin  gerçekten yerini bulacağı bir sonuç ortaya çıkabilirdi. Yani tribünlere oynamadan. Tabii eğer niyet gerçekten soruna adil bir çözüm bulmak olsaydı…
Kimse yanlış anlamasın. İş, ekmek kavgasının ne demek olduğunu iyi bilenlerdeniz. Devlet kapısında hiç çalışmadık, hayatımız özel sektörde geçti. Biz yıllarca o şartlarda çalışırken, devlet kapısının her zaman ayrıcalıklı olduğunu da gördük, yaşadık. Ancak madem ki devlet kapısı hala ayrıcalıklı bir kapıdır, o halde o kapıdan geçmenin kuralları da ona göre olmalıdır. Herkes o kapı önünde eşit yarışma koşullarına sahip olmalıdır. Kadrolarda hiç bir surette çifte standart izi kalmamalıdır. Ne bundan sonra, ne de geçmişten kalan…
Eğer yukarıda sıraladığım karanlık noktalar yine de aydınlatılmazsa, ben bu uygulamanın bir “milat” olduğu ve “geçici” olayının bir kez daha yaşanmayacağı sözlerine inanmayacağım.  Neye inanacağım biliyor musunuz, bir kez daha uzlaşma adına şantaja boyun eğildiğine ve o malum zihniyetle başa çıkmak istemediğimize karar vereceğim, o kadar…

 

YERİN KULAĞI VAR
BEKLENTİLERİN GERÇEKLEŞTİĞİ BİR YIL OSUN:

Bugün 2014’ün ilk günü. Uzun bir gecenin ardından umutla yeni bir yıla merhaba dedik. Geride kalan 2013 özellikle ülkemizde sorunların ve siyasi kavgaların tavan yaptığı bir yıl olarak tarihe geçti. Temennimiz, 2014’ün sağlık ve barış yanında, sevginin de var olduğu; siyasette kavganın yerini hoşgörü ve saygının aldığı, toplumsal refahın tavan yaptığı, hayallerimizin gerçekleştiği bir yıl olması dileğiyle hepimize iyi yıllar diliyorum… 

SİYASET POLİSTEN UZAK DURMALI:
Türkiye’de son dönemde yaşanan olaylar, polisin içinde tartışma yaratılmasının nelere mal olduğunu hepimize gösterdi. Polis, daha doğrusu her türlü güvenlik güçlerinin  dış müdahalelere kapalı, sağlam bir yapıya ihtiyacı vardır. Kamplaşmaların sonu, kim ne derse desin zafiyettir. İşte onun için de güvenlik kurumlarının içinde sıkı bir hiyerarşi, emir komuta zinciri vardır. Ama maalesef polis örgütümüz de boğazımıza kadar battığımız siyasete malzeme olmaktan kurtulamıyor. Atama krizleri ve bunların medyaya servis edilmesi iğrenç. Bu kadar iyi yetişmiş insanlarımız üzerinde şaibeler yaratılması kabul edilir gibi değil…

DPUG İSTEDİĞİNİ ALDI:
Özellikle UBP kurultayı sırasında işe alınan 366 geçici için, hükümetin küçük ortağı istediğini almış gibi görünüyor. Başbakan Yorgancıoğlu 31 Aralık’ta bu 366 kişinin sözleşmelerinin uzatılmayacağı sözünden geri adım attı… Popülizm lobisi istediğini şantajla bir ölçüde aldı.  Adına uzlaşma diyorlarsa ve içlerine sindiriyorlarsa, onların sorunu.
SİGORTA EMEKİLİLERİ İÇİN 30 MİLYON:                                                                                                                 Önceki gün Sigorta emeklilerinin 13. maaşlarının ödenemediği yönündeki yazım üzerine Maliye Bakanı Zeren Mungan aradı. Sigorta emeklilerinin 13. maaş ödemeleri için 30 milyonluk bir eksiğin bankalardan devlet kefaleti ile sağlanarak son gün bile olsa ödenebildiğini söyledi. Bakan Mungan, sigorta emeklilerinin çok daha fazlasını hakettiklerini belirterek, “2014 yılında sigorta emeklilerinin maaş sorunu yaşamayacaklarını”, bu konuda gereken tüm önlemlerin alındığını vurguladı. Mungan, emeklilere sağlıklı ve huzur dolu bir yıl temennisinde bulundu…  
MEMUR SOKAKTAYDI:                                                                                                                                          Başbakan Özkan Yorgancıolu, yılın son günü devlet dairelerinin tam gün mesai yapacağını açıklasa da, dün Lefkoşa’da yaşanan trafik, durumun hiç de öyle olmadığını gösteriyordu. Yollar, marketlerde adım atacak yer yoktu.  Ya bu kalabalık emeklilerin kalabalığıydı, ya da Özkan Bey’in söylediğinin aksine, mesai yapılmamıştı…
KEŞKE TARİH VERMESEYDİ:                                                                                                                              Başbakan ve Maliye Bakanı günlerce KTHY eski çalışanlarının alacaklarının yeni yıldan önce ödeneceği sözü vermişti. Şimdi Başbakan Yorgancıoğlu, yeni yıl öncesi yapılamayan ödemelerin Ocak 15’te ödeneceğini söylüyor. Keşke Başbakan tarih vermese diyorum. Olur ya, söz verdiği tarihte yine ödemeler yapılamazsa, işte o zaman sözünün eri olmayan Başbakan durumuna düşecek…
ZİRVEDEKİLER
2014: Hep birlikte umutla baktığımız yeni yılın hatalarımızı göreceğimiz, ayağımızda pranga gibi duran asalaklarla baş etme cesaretini bulacağımız, toplum olarak sömürülmeye hayır diyebileceğimiz bir yıl olmasını diliyorum. Sadece bu gerçeklerimizin farkına varabilsek, arzu ettiğimiz bir ülkeyi yaratmak hiç de zor olmayacak…

 

DİPTEKİLER
2013: Kıbrıs Türk halkının gelirinin üçte birini kaybettiği; ülkeyi yönetsinler, alsınlar daha iyi bir yerlere götürsünler diye seçilenlerin asli görevlerini hiç akıllarına getirmeden, var olan kirliliğe yenilerini kattığı;  çevre felaketleri, artan asayiş sorunlarıyla boşa geçen bir yıl oldu. Yine de her kötülüğün içinde bir iyilik vardır diyelim ve yaşanan felaketlerden ders almış olmayı umalım…

Foto Gündem

Yeni yıla ilk giren Kiribati ve Samoa Adası oldu. Ancak yeni yılın en görkemli karşılaması Sidney’de yapıldı.  “Evrenin en büyük partisi” dünyadaki kutlamalara damgasını vurdu