Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Rumları anlaşmaya kim ikna edecek…

ABD Elçisi John Koenig geçtiğimiz günlerde, adada bir anlaşmanın iki tarafa da getireceği yararları sıralamış. Diyor ki, “İş çevreleri, anlaşmayı herkesten fazla istiyor. Çünkü, çözüm olmadığı için her iki tarafta da on yıllardır ekonomik kayıplar yaşanmakta… Anlaşmayla ekonomik büyüme, daha çok istihdam, ilk 5 yılda 30 bin yeni iş fırsatı, çeşitli sektörlerde gelişme sağlanacak, iç ve dış yatırımcılar açısından yatırım iklimi iyileşecek, çözüm daha fazla Amerikan yatırımını teşvik edecek, ekonomi Doğu Akdeniz’de ve Türkiye’de daha büyük ve daha dinamik piyasaya açılma şansı bulacak…” Ancak Büyükelçi, sözlerinin bir yerinde, Rumların ekonomik kriz nedeniyle şu anda kendilerini güçsüz gördüklerine işaret ediyor. Ardından da iş çevreleri anlaşmayı ne kadar isteseler de, kararı siyasilerin vereceğini vurguluyor…                                                  

Yani ABD Büyükelçisi çok gerçekçi konuşuyor…    Ben kendi kendime düşünüyorum; Rumlar bu aşamada anlaşmayı neden istesinler. Yani 2004’den buyana ne değişti? 2004’te AB’ye girme, dolayısıyla zenginleşme ve topraklarını büyük ölçüde geri alma motivasyonları vardı. O zaman dahi reddettiler. Ya şimdi..?  ABD, AB, NATO yetkilileri Allah’ın günü anlaşmanın faydalarından bahsettikleri halde, bu sözler Rum tarafında bir yerlere ulaşmıyor bence. Yani hiç bir anlamı yok. Nasıl Annan Planı inandırıcı olmadıysa, bunlar da öyle görülüyor…     

Lafın kısası, Rumların bir anlaşmayı gerçekten istemeleri için, yeni motivasyonlara ihtiyaç var. Aslında iş çevrelerinin ilgisi var. Rum işadamları, işin pekala farkındalar. Bu önemli, ama yetmiyor. Rumların 2005 yılına kadar olan ekonomik patlamasının arkasındaki off-shore’lar, kara paralar, Rus sermayesi artık hemen hemen yok. Paralar Yunan bankalarında battığından beri, büyük bir kaçış var. AB’nin büyük ölçüde denetimi altındalar. Sermaye sıkıntısı mevcut. Yeni yatırıma ihtiyaçları var. Bu olanak da Türkiye’de var. Büyükelçi Koenig onun için 1,4 trilyon dolarlık Türk sermayesinden bahsediyor. Buna ilaveten su önemli bir diğer unsur. Şu anda yüksek maliyetle denizden arıtma yapılmakta. İhtiyaç arttıkça, maliyetler de artacak. Oysa şu sıralar kabullenmeseler de, Türkiye’den gelecek suyun ortak kullanımı çok karlı. Son bir konu da, doğal gazın Türkiye üzerinden taşınmasıyla maliyetin yarı yarıya azalacağı gerçeği. Hem yabancı ortaklar, hem de yerli yatırımcı için tercih edilecek bir yol…  Gerçekler ortada. Ancak Rum tarafına bu ihtiyacı gerçekten hissettirecek güç, bence yine uluslararası toplum. Katı milliyetçi takıntıların yerini gerçekçi politikaların almasını sağlayabilecek tek güç, onlar. Ancak ne yazık ki, sadece “eşsiz fırsat” demekle yetiniyorlar. Anlaşmayı isteyen Türkiye’ye “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanı” diye buyurdukları kadar, anlaşmayı esas istemeyen taraf olan Rum tarafını asla zorlamıyorlar. Ben şu anda zorlamaya niyetleri olduğuna da inanmıyorum…

YERİN KULAĞI VAR
ÇÖZÜMCÜ EROĞLU:
Ferdi Sabit Soyer Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun “3 ay içinde referandum, bunun ardından yeni bir durum değerlendirmesi” sözlerini eleştiriyor ve hatalı bulduğunu söylüyor. Yani Ferdi dostum, Eroğlu’nun “hemen anlaşma, hemen referandum” demesini de beğenmemiş. Ardından başka şeyler gelecek diye bakıyor. Sayın Eroğlu Cumhurbaşkanı oldu olalı bir numaraları çözümcü oldu, yine kendini size beğendiremiyor…
TERSİ OLSA ŞAŞARDIM: UBP Mağusa İlçe Başkanlığı’na, Mağusa Kadın Kolları Başkanı  Resmiye Canaltay atandı. Canaltay’ın ataması Genel İdare Kurulu’nda da onaylandı. Haftalar önce Resmiye Canaltay’ın bu göreve atanacağını yazmıştık. Cumhurbaşkanı ile İrsen Küçük döneminde bozulan ilişkileri düzeltmek adına bu atamanın bizzat Özgürgün’ün talebi ile yapıldığı iddia ediliyor. “Yeni UBP”nin ne olduğu da böylece anlaşılmış oldu. 
BAŞBAKAN’DAN MÜJDE:  Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, önümüzdeki iki hafta içerisinde yapacakları açılımlarla iş çevrelerini mutlu edeceklerini iddia etti. Dünkü Meclis birleşiminde konuşan Başbakan Yorgancıoğlu, “iki hafta içinde özel sektörün, yatırımcıların, iş adamlarının, esnafın ve alın terinin korunması için de açılımlar” yapacaklarını söyledi. Bayağı merak ettim, inşallah dağ fare doğurmaz…
VAH CTP VAH: CTP Genel Sekreteri ve Genel Başkan adayı Asım Akansoy, “Eğer kazanırsam CTP yine umut partisi olacak, daha büyük bir parti olacak. Eğer kazanamazsam ve şimdiki Başkan devam ederse var olan sorunlar da devam eder” iddiasında bulundu. Hey gidi koca CTP hey. Bugünleri de mi görecektin… Partinin geldiği noktaya bakar mısınız..?
HATIRLATMAK İSTEDİM: Serdar bey, Ercan’ın tekrar geri alınacağı konusunda seçim öncesi topluma söz vermişti. Ancak bunun olamayacağını gördük. Tamam ondan vazgeçtik ama, bari diyorum söz konusu şirketin devlete olan ve unutulan 16 milyon Euro’luk KDV borcunu almayı denese daha iyi olmaz mı..? 

NE YAPMAK GEREK: Toparlanıyoruz Hareketi Lideri Kudret Özersay, 59 örgütün 5 ilçede eş zamanlı gerçekleştirdiği araçlı protesto eylemi hakkında, eylemlerin sonuç alıcı olacağına inanmadıklarını söyledi. İyi de Sayın Özersay, sonuç almak için ne yapmak gerek. Sizin yaptığınız, “faturaları ödemeyin” çağrısının ne farkı var. Eleştirmek, tweet atmak yerine eyleme yönelseniz diyorum…
İSTİKRAR:Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, ülkemizdeki ölümlü trafik kazalarının, AB ülkelerindekilerin 4.9 katı olduğunu söyledi. Avcı, KKTC’deki trafik kazalarında yılda ortalama 40 ölüm oranının hala değişemediğine de dikkat çekti. Hiçbir alanda yakalayamadığımız istikrarı ne yazık ki trafikte yakalama başarısı gösterdik…

ZİRVEDEKİLER: Sivil İtaatsizlik: Kuzey Kıbrıs Restorancılar Birliği, zamlı elektrik faturalarını ödemeyeceklerini duyurdu. Birlik bununla da kalmayarak, sivil itaatsizliği, “Haksız rekabetler sonucunda elde edilmeyen kazançlar için vergi ödenmemesinde de uygulayacağını” bildirdi…

DİPTEKİLER: Sunat Atun: Dün Sayın Atun Meclis’te soruyor; “Özel sektör ne olacak… Reel sektör teşvikleri azaldı”… Söyleyene bakar mısınız. Asgari ücreti 2 yıl arttırmayan Ekonomi Bakanı. Reel sektör için bir önceki yıl 60 milyon ayıran Ekonomi Bakanı, ki o rakam 2014 için yüz milyonun üstünde. Özel sektör çalışanının arkasında durmayan, sendikalaşma zorunluluğunu getiremeyen bir hükümetin Ekonomi Bakanı. Kısaca adı var kendi yok bir Ekonomi Bakanı. Muhalefette atıp tutmak ne kolay. Siz atar tutarsınız da, inanan olmaz…