“Bugün 15 Kasım…1983’ten 2013’e, tam 30 yıl geçti…
Mümtaz Soysal’ın sözüydü; “KKTC tarihe şaka olsun diye kurulmadı” derdi. Şaka değildi tabii… Bakın KKTC bugün 30. yaşına girdi. Ama nasıl…Bir Cumhuriyet Bayramı’nda şu anda düşündüklerimi düşündürenlere lanet olsun… İnsanlar başlarında bir devlet var diye, kendi egemenliklerini sürdürüyorlar diye, demokrasileri var diye kutlarlar bayramlarını. Oysa biz..? Neyi kutladığımızı bile bilmiyoruz… Binbir umutla kurulan, dünyaya kafa tutan devletin geldiği nokta, 30 yıl önceki heyecandan öylesine uzak ki. Beklentilerin hiç biri yerine gelmemiş. Umutlar tükenmiş. Devlet fakir, bir avuç zengin yaratılmış o kadar. Savaşın, zilletin içinde bile bir halk, bu kadar birbirinin boğazına sarılmamış. Bu kadar bölünmemiş. Adalet, hiçbir yönetim döneminde geçicide, otonomda, federede bu kadar çiğnenmemiş, eşitlik hiç bir zaman bu kadar bozulmamış. Saygı bu kadar yok olmamış… Kuruluşunun 30. yılında KKTC’nin geldiği nokta diptir. Bundan ötesi yok. Hem de öyle sosyo-ekonomik falan değil. Ahlaki açıdan dip… Adalet, eşitlik açısından dip… Haklar açısından dip… Kurallar açısından dip…”. Bu yazımı 15 Kasım 2012 tarihinde, UBP iktidarı döneminde yazmıştım. Aradan bir yıl geçti. Bugün iktidar, CTP ve DP’nin elinde. Peki ama, o günden bu güne ne değişti ki..? Değişen sadece koltuklarda oturanlar. Toplum yine kaderine terk edilmiş, zamların altında inim inim inliyor. İktidarda bir yarıştır gidiyor. Kim, hangi adamını nereye atayacak yarışı. Toplum olarak dün nerede isek, bugün aynı noktada, hatta daha da gerisindeyiz. Tarihe şaka olsun diye kurmadığımız Cumhuriyeti kutluyoruz. Aslında 1955’lerden beridir bizim ve atalarımızın verdiği mücadelenin semeresi olan Cumhuriyeti bugün, 3-5 çıkarcının hayallerini gerçekleştirmek, makam ve mevki hırslarını devam ettirmek için kutluyoruz… Hiç umudum yak ama, umarım bugün vurduğumuz bu dip, çıkış için de bir ivme olur. Bugün herkes, kendi adına bir 30 yıl muhasebesi yapmalı bence. O vatan millet nutukları atıp, suların başını tutanları bir bir gözlerinin önünden geçirmeliler. Ben o muhasebelerin hepsinin de, bir ortak noktaya varacağından eminim…
*****
CTP’deki durum çok tanıdık geliyor…
Geçtiğimiz ay bir yazımda, “CTP’deki çok seslilik devlet işlerine sıçradı” demiştim. O zaman Başbakan’la Erkut Şahali’nin askerlik konusundaki çelişkili açıklamaları gündemdi. Bir de TOMA konusu… İlk önceleri parti içinde iyi polis-kötü polis oynuyorlar, tabanlarına mesaj veriyorlar desem de, durumun öyle olmadığı ortaya çıktı… Elektrik zammı, Birikim Özgür’ün dediği gibi tam bir turnusol kağıdı görevi yaptı. Özgür, elektrikteki sorunların gerçek yüzünün ortaya çıkmasını kastediyordu, ancak aynı zamanda CTP’deki sorunlar da göz ardı edilemeyecek şekilde ortaya döküldü… Önce CTP milletvekili Tufan Erhürman Meclis’te, elektrik zammının Anayasa’ya aykırı olduğunu, elektrik ücretlerinin bir “harç” olduğunu ve bunun da yasayla düzenlenebileceğini, Bakanlar Kurulu’nun bu konuda karar alamayacağını vurguladı. Bunun dışında grev ertelemelerinin de yine Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi ve polisi göreve davet etti… Ardından, iktidar partisinin genel sekreteri, “Zam bize yakışmadı” diyerek, elektrikteki tüm sorunların faturasının halka çıkarılmasını doğru bulmadığını belirtti. “Yeterince tartışılmadı, partinin görüşü alınmadı” da diyor Akansoy… CTP’de kamplaşma var anladık da, böylesine riskli icraatlar yapılırken partide konsensüs sağlanmamış olması gerçekten düşündürücü. Dedik ya, Yorgancıoğlu’nun parti içi sıkıntıları, vatandaş için, İrsen Küçük döneminde çekilen sıkıntıların habercisi gibi…Sonuçta ortak aklın ürünü olmayan, arkasında bir mantık, bir konsensüs olmayan hükmü karakuşi kararlar, gelir vatandaşı yaralar… Vatandaşın rahatsızlığı da sizlere İrsen Küçük’ün durumunu hatırlatsın.
YERİN KULAĞI VAR
HESAP SORMAYINCA BÖYLE:
Sınavsız, münhalsiz geçici istihdamına ne kadar karşı olduğumuzu okuyucumuz bilir. Ancak bu tutumumuz, her dönem kandırılan, sonra da kapı önüne konan insanlarımız için üzülmemizi engellemiyor. Dün Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş, 2004’de yine UBP’nin işe aldıklarını durdururken, CTP-DP hükümetinin yaptığı açıklamayı hatırlatmış. Orada “Bu istihdamları yapanlar hakkında hukuki soruşturma başlatılması” diye bir cümle var. Tabii ki yapılmamış. Yapar mı hiç. O da attıklarının yerine, kendi adamlarını almış. Dün Meclis’te Tufan Erhürman’ın polisi göreve davet ettiği konu da buydu. Ama kimi kimden… Siz CTP’nin bir kez daha aynılarını yapmayacağını garanti edebilir misiniz..?İŞÇİNİN, EMEKÇİNİN CTP’Sİ…: Her elektrik zammından sonra, marketler ve diğer tüm satış yerleri aceleyle raflarındaki fiyat etiketlerini değiştirirler. Bazen insafa gelip, bir süre beklerler, sonra değişirler. Bu defa bence hiç beklemeyecekler. Göreceksiniz elektrikteki zammın en üst oranı, yani yüzde 30, tüm mal ve hizmetlere yansıyacak. Ekmek ve süt ürünleri üreticileri zam yapmak zorunda olduklarını söylediler bile. Bu durumda cebimizden çıkan oran ne olacak? Korkarım asgari ücretli tümüyle açlığa mahkum olacak. Bu da maalesef nüfusun yarısına denk…
LİSTE VAR MI, YOK MU: UBP kurultayı döneminde işe alınanların yıl sonu itibarıyla işlerine son verileceğini açıklayan Başbakan, yine “köstebek” avına çıktı. Listelerde adı bulunan 363 kişinin isimleri basında yayınlanınca Başbakanlık bir açıklama yaparak, işten durdurulacaklar listesinin Başbakanlık kaynaklı olmadığı iddia etti. Kaynağın neresi olduğu bu kadar önemli mi? Bu insanların işine son verilecek mi, verilmeyecek mi? Önemli olan bu… Ama Başbakan buna cevap vereceğine, listenin kendilerinden çıkmadığını söylüyor. O zaman bu liste neyin nesi?
TÖRENLER BAHANE: KKTC’nin 30. kuruluş yıl dönümü nedeniyle, Beşir Atalay ile birlikte TC’den kalabalık bir teknik heyet geliyor. Heyetin özelleştirme konusunda son rötuşları yapacağı ve özelleştirilecek kurumlarla ilgili kararın verileceği iddia ediliyor. Özellikle Kıb-Tek konusunda heyetler arası ciddi tartışmaların yaşanacağı, son zamlarla birlikte kurumla ilgili özelleştirme konusunda ciddi kararların alınacağı tahmin ediliyor…
ÖZGÜRGÜN’Ü ANLAMAK ZOR:Yaptığı gaflarla literatüre girmeye hak kazanan UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, Sertoğlu ile ilgili söylediklerini yalayıp yuttu ve yine çark etti. Önce, “Sertoğlu UBP üyesi değildir” diyen Özgürgün, 180 derece dönüş yaparak, “Sertoğlu’nu takdir ediyor ve onur duyuyoruz” deyiverdi… Koskoca UBP kimlerin eline kaldı…
CTP’DE TALEP ÇOK: CTP’de yerel seçimlere yönelik çalışmalar sürerken, aday olmak isteyenlerin çokluğu en büyük sorun oldu. Genel merkez aday adaylarının fazla oluşu nedeniyle kara kara düşünüyor. Ancak bize gelen bilgilere göre, partideki eğilimin mevcut başkanlarla seçimlere gitmek olduğu yönünde…
HÜKÜMETİ DE ELEKTRİK ÇARPACAK: Elektriğe yapılan astronomik zamlardan sonra, hükümete karşı toplumsal tepkiler artıyor. Vatandaşlardan sonra, sendikalar ve sivil toplum örgütleri de elektriğe yapılan zamma karşı “sivil itaatsizlik” çağrıları yapıyor. Öyle görünüyor ki, iki ayı aşkındır taş üstüne taş koymayan, verdiği hiçbir sözü yerine getirmeyen koalisyon hükümetini elektrik çarpacak. Aynen bizi çarptığı gibi…
ZİRVEDEKİLER
Asım Akansoy: Duymak istediğimi söylemiş; “Kuruma olan büyük borçların ödenmesi için takvimlendirme yapmak ve buna rağmen borcunu ödemeyenlerin isimlerini tek tek vererek halka şikayet etmek de görevimiz olmalıdır”. Ben de bunu bekliyordum ama, halka zammı geçirdikten sonra geç olmadı mı Sayın Akansoy..?
DİPTEKİLER
Nazım Çavuşoğlu: Muhalefet partileri aslında topluma hoş görünürler, fazla eleştirilmezler ama bu kez durum farklı. UBP’nin bakanları her konuştuklarında vatandaş daha kısa süre önce yaşadıklarını hatırlayıp diş biliyor. İşte Nazım Çavuşoğlu; “Bunları durdurursanız, misilleme yaparız” buyurmuş. O insanları usulsüz olduğunu bile bile kandırıp işe almışlar, bir daha gelirlerse, yine aynısını yapacaklarmış. Devlet babasının malı ya…
































