Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İlk davayı hükümet açsın…

Hükümet, Meclis’e “İyi İdare Yasası” adında bir yasa önerisi sundu.

Temelinde “Açıklık ve hesap verebilirlik” olan önerinin gerekçesinde, Anayasa’nın hukukun üstünlüğü ilkesi esas alınıyor ve vatandaşın, idarenin hukuka uygun hareket etmesini zorlaması yer alıyor. Yani idare hukuk dışı bir iş yaparsa, vatandaş elindeki dava açma yetkisiyle onu zorlayacak.
Bugüne kadar bu hak zaten vardı denebilir. Gerekçede, artık kamunun dışında da kamu hizmeti yapanlar var, onlar da buna uyacak deniyor…
Yasanın iki yönü var. Birincisi, idarenin vatandaşın devletle olan işlerini düzene koymak. Yani idare, yapılan işlemin gerekçesini, kimin nereye, nasıl, ne kadar süre içinde başvuracağını vatandaşa anlatacak. Sonra da vatandaş, yapılan işlemi takip edebilecek. Yani prosedürler ve işleyiş şeffaf olacak…
Diğer yönü de, vatandaşın devletten hak arama özgürlüğüne hem kolaylık, hem yasallık getiriyor. Vatandaşın idareye açabileceği davalar belirleniyor, zarar gören vatandaşın zararının giderilmesi öngörülüyor. Bu noktada, zarardan sorumlu kamu görevlisi varsa, ondan da hesap sormak mümkün hale geliyor. Vatandaş hem idareye, hem de kendini zarara uğratan kamu görevlisine dava açabilecek. Ayrıca, idare de o kamu görevlisini, dava edebilecek…
Başka detaylar da var; “İdare ayrımcılık yapmayacak, kamu görevlisi yakınlarına çıkar sağlamayacak” ve eğer yaparsa, dava edilecek. İcraatlar gerçekleştirilirken, temel hak ve özgürlüklerin asgari düzeyde kısıtlanması sağlanacak, çevre imar gibi konularda halkın görüşü sorulacak, özel hayatın gizliliği ve savunma hakkı güvenceye alınacak…
Tüm bu hususlar, Anayasa’nın maddelerini, yasayla da güvenceye alıyor. Bundan sonraki idari davalar için yasal bir dayanak oluşturuluyor. Bu aslında hem vatandaşın, hem de mahkemelerin işini büyük ölçüde kolaylaştıracak…
Yasa geçtikten sonra, bence ilk davayı hükümet açmalı.
Mesela Lefkoşa Türk Belediyesi’nin zarara uğratılmasında imzası olanlar hakkında… Hem belediyeyi zarara sokan, hem de vatandaşın vergilerinin çar çur edilmesine neden olan sözde yatırımlar ve borçlanmalar için.
Ya da bir önceki hükümetin iptal ettiği uygulamalarda onayı olan bürokratlar için… O uygulamaları yaptıran siyasilerin dokunulmazlıkları var, onlar yırtıyor. Ama siyasi kararları gözü kapalı uygulayan bürokrattan hesap sorulmuyor. Hükümet bunu bizzat kendisi yapmakla gerçek anlamda bir devrim gerçekleştirebilir.
Yasa iyi güzel de, yasayı çıkaranların uygulama açısından vatandaşa güven vermesi de gerek…

YERİN KULAĞI VAR

BAŞBAKAN’IN MARAŞ ZİYARETİ:
Önceki gün Başbakan Yorgancıoğlu’nun hafta sonu Mağusa’ya yaptığı ziyaretten genel sekreter Akansoy’un haberi olmadığı yönündeki mesajımız üzerine, Mağusa İlçe Başkanı Erkut Şahali arayıp bilgi verdi. Başbakan’ın daha önce kendini ziyaret eden Maraş Birlik ve Dayanışma Derneği’ne iadeyi ziyarette bulunduğunu ve bu ziyarette Başbakan’a ilçe başkanı olarak kendisinin eşlik ettiğini söyleyen Şahali, belediye başkanı Oktay Kayalp’in bu ziyarette bulunmadığını, Yorgancıoğlu ile sadece ilçede bir araya geldiğini söyledi… Başbakan’ın Mağusa ziyaretini bölge milletvekillerine cumartesi sabah SMS ile kendisinin bildirildiğini de söyleyen Erkut Şahali, Arif Albayrak’ın yurt dışında olduğunu, Ferdi Sabit Soyer’in ise Yorgancıoğlu’nun ilçe binasından ayrılırken geldiğini, genel sekreter Akansoy’un ise gelmediğini söyledi…

SONUÇ ALINACAK MI:
CTP milletvekilleri, polis örgütünde yapılan terfilerin incelenmesi ve eğer varsa usulsüzlüklerin tespit edilmesi amacıyla bir Meclis Araştırma Komitesi kurulması önerisi hazırladılar. Gerekçede de, terfi işlemlerinin seçim yasakları içinde yapıldığı iddiası var. Bu çalışma, hükümetin “demokratikleşme” hedefi için gerçek anlamda bir sınav olacak. Bakalım sonuna kadar gidebilecekler mi, yoksa KTHY Komitesi gibi ortada mı kalacak…

ÖZERKLEŞTİRME MUAMMASI:
Birikim Özgür, muhafazakar ideologlara seslenmiş. Özetle diyor ki, kamu borçları devleti batma noktasına getirmiştir. Ya “düzenleme ve denetleme” şartıyla özerkleştirme yapacaksınız, ya da ekonomiyi durdurma pahasına vatandaşın sırtına yeni yükler bindirerek, batık kurumları yüzdüreceksiniz. Yazdıkları güzel. Ancak o hep söz edilen özerkleştirmenin ne anlama geldiğini kimseler anlamadı. O da rasyonel bir şekilde açıklanabilse, zaten kimsenin şikayeti olmayacak…

SUCUOĞLU’NUN EVİ:
UBP Lefkoşa Milletvekili ve İlçe Başkanı Faiz Sucuoğlu’nun, Metehan bölgesinde inşaatı süren evi yola olan yakınlığı nedeniyle belediyenin takibine alındı. Metehan çemberi üzerinde inşa edilen ve yola olan yakınlığı nedeniyle sorun yaratabilecek olan ev konusunda LTB’nin Sucuoğlu’nu ikaz ettiği belirtiliyor…

CYPRUS MAIL’İN CESUR YORUMU:
Rumlar dün, elli yıldır tek kanadıyla sahiplendikleri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümünü kutladılar. Cyprus Mail Gazetesi, 1 Ekim dolayısıyla bir muhasebe yaptı. Başyazıda “Rüşvetçi politikacılardan oluşan bir elit yönetici sınıfı, açgözlü sendikacılar, sahtekar tüccarlar, kendine çalışan hukukçular yarım yüzyılda devleti bitirdi” diyor. Bu alıntıyı buraya koymamın hiçbir kastı yok!!!

ÇİFTÇİLER YOLU AÇTI:
Önceki gün devletten alacakları için traktörlü eylem yapan çiftçilerin mutlu sona ulaşması, narenciyecileri de umutlandırdı. Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği ile Kamyoncu Birlikleri ve Kesim Ekipleri, Cypfruvex’in 2013 alacaklarını hala ödemediği gerekçesiyle yarın Güzelyurt’ta eylem yapacak. Eylemlerin ardı gelecek gibi, hükümetin bugünlerde epeyce bonkör olduğunu fark edenler eylem sırasına girecek galiba…
BİZDE Mİ KAPATSAK ACABA: ABD Kongresi, sağlık harcamaları konusunda önceki gece yarısına kadar uzlaşmaya varamadığı için, ABD Hükümeti resmi olarak kapanmış. Anlaşmazlık aşılamayınca, ABD Hükümeti zorunlu olmayan tüm federal hizmetleri kapatmaya başladı. Bir milyona yakın çalışan ücretsiz izinli olarak evlerine gönderilecek. Federal kurumların birçoğu, parklar, müzeler kapanacak… Düşündüm de biz de KKTC’yi kapatsak nasıl olur acaba? Zaten dairelerde iş yapılmıyor, pek bir şey fark etmeyecek. Sağlanacak tasarrufu düşünebilir misiniz? Her yer kapalı, ne dert ne gaile, gel keyfim gel…

ZİRVEDEKİLER
Ahmet Kaptan: KTAMS Başkanı en derin yaramıza dokundu ve “Geçici, sözleşmeli istihdamı kaldırılsın” dedi. Baştan belki iyi niyetle başlayan uygulamanın, artık partilerin oy rantına dönüştüğünü kimse inkar edemez. Adaletin her dönem bu yolla bir daha, bir daha çiğnenmiş durumda. Aslında “sonlandırma” da yetmez. Daha önce alınanların da, açılacak münhallere başvurarak, sınava tabi tutulması sağlanmazsa, adaletsizlik devam edecek. Kaptan söylüyor söylemesine de, hükümetin böyle bir hedefi yok ki…

 

DİPTEKİLER

Necdet Numan: UBP Genel Sekreteri, sağda birlik iddialarıyla ilgili olarak, “Zorlu Töre, Ergün Serdaroğlu ve Hasan Taçoy ile UBP’ye geçmeleri için gayri resmi görüşmeler yapıyoruz” dedi. Numan’ın daha birkaç ay önce “Kapının önünde diz çöküp yalvarsalar, geri dönemezler” dediği kimlerdi acaba, hatırlayanınız var mı..?,

Kalecik’te fuel oil tahliyesi esnasında yaşanan kazada kirlenen 13 kilometrelik sahilin kaba temizliği tamamlandı. Deniz yüzeyinde yüzen katılaşmış fuel oil kalmazken, kumluk ve kayalıklarda ince temizliğe başlandı