Çinlilerin ata sözü “Para bütün ayıpları örter”. Bu Çin ata sözü politika haline dönüştü. ABD Merkez Bankası konumunda ki FED bu politikayı uygulayan II. Merkez Bankası oldu. Düşük faiz politikalarının, denetim eksikliklerinin sonucu oluşan balonların sonucunda sistem ahlak ve kural dışına çıktı ve kriz meydana geldi. FED “Para bütün ayıpları örter” felsefi politikayı yürürlüğe koyarak çeşitli yöntemlerle bir taraftan piyasayı paraya doyururken bir yandan da faizleri düşük hatta negatife yakın tuttu. Hedef iç harcamayı artırarak talep yaratmak bu yolla geçmişte olan büyümeyi tekrar geri getirmek. Bu yöntem çalıştı ve başarılı oldu. 800 milyar dolara kadar düşen FED bilançosu tekrar 4 trilyon dolara çıktı. Ekonominin canlanmasıyla büyüme yükseldi işsizlik düştü.
Ayni politikayı İngiltere’de uyguluyor faizler düşük tutarken diğer taraftan tahvil alarak piyasaya likidite veriyor. Japonya uyguladığı politikadan vazgeçerek ABD’nin politikasını uygulamaya koydu. Japonya’nın büyümesi toparlandı. Toparlanmanın da ötesinde Almanya’dan sonra Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisine tekrar geri döndü.
“Para bütün ayıpları örter” politikasını geçtiğimiz sene Euro Bölgesi de uygulamaya koydu. AMB faizleri düşürdü, parasal genişleme yarattı. Bu politika hem Euro Bölgesine hem de küresel ekonomiye büyük fayda sağladı.
“Para bütün ayıpları örter” felsefesini ekonomik felsefeye yansıtan aslında Keynes olduğunu belirtelim. Bu politika geçmişte çok daha başarılı sonuçlar üretiyordu. Makroekonomik ortam şimdiki gibi değildi. Bol para kendi ortamında harcanıyor ve alınan sonuç daha başarılı oluyordu. Bu günkü ortamda para çok gezer hale geldi. Para dağıtıldığı ortamda harcanmıyor. Başka ortamlarda harcanıyor. Yani para dağıtıldığı ülkede değil bir başka ülkede de harcanabiliyor. Bir başka ülkenin finans sistemine girebiliyor. Bir başka ülkeden yapılan ithalata gidebiliyor. Bundan ötürü de dağıtıldığı ülkedeki etkisi geçmişte olan etki kadar olamıyor. Olabilmesi için ekonomik model değişikliğine ve ekonomik politika değişikliğine ihtiyaç vardır. Kendi ülkemizi ele alalım ve “para bütün ayıpları örter” politikası uygulansın ne olacak size söyleyeyim.
Para dağıtıldığı KKTC’den Türkiye Cumhuriyeti’ne geri gidip oradaki sisteme buradaki şube bankaları vasıtasıyla girecek.
Alış-Veriş yöntemiyle yine burada harcanmayacak, ithalat vasıtasıyla yine TC’ye geri gidecek. Sonuç olarak KKTC’de dağıtılan para ekonomiye beklendiği gibi sonuç vermeyecek.
Çünkü sorun sistem sorunu olduğu kadar ekonomik model sorunudur.
Yumurta, zeytin, zeytin yağı, limon, bunları çoğaltabiliriz. KKTC’de üretiliyor ve üretici satamıyor diye feryat ediyor fakat yine de bu ürünlerden bol miktarda Türkiye’den ithal edilmesi için izin veren bir yapı varsa bunu gelin ve siz düşünün.
Para bütün ayıpları örter doğru. Fakat bu politika sistem ve ekonomik model değişikliği gerektirmektedir. Bu irade bizde var mı?
































