Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Piyasayla dansın sonucu kötü

Finansal olarak bağlı bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti para piyasasına sermaye girişleri yavaşladı. Parlamento seçimlerine çok az bir süre kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Merkez Bankası Başkanı Başçı’nın faiz tartışmasına diğer ekonomik örgütler de katıldı. TCMB’nin bağımsızlığı tartışılırken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sert tavırları hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerde konuşulmaya başlandı. Güven bunalımı Türkiye’de büyük bir sorun halini alırken bankalardaki Türk Lirası mevduatı 15 milyar lira azaldı. Döviz mevduatı ise 2 milyar dolar arttı. Çıkan mevduat, giren mevduattan çok fazla. ABD Merkez Bankası konumundaki FED uzun aradan sonra faiz artırımı için hazırlıklarını tamamlamış durumda.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile ekonomiden sorumlu Bakan Ali Babacan’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aralarının iyi olmadığı ve görevlerinden ayrılmalarının an meselesi olduğu piyasalarda konuşulurken Türkiye finans piyasaları son zamanların en kötü performanslarından birini yaşıyor.
Türk Lirası diğer gelişmiş ülke ekonomilerinin para birimleri karşısında en çok değer kaybeden sekizinci para birimi unvanına sahip oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlatmış olduğu faiz tartışmasından sonra dolar Türk Lirası karşısında %6,80 artış kaydetti. Türk Lirası düşen Ukrayna, Moldova, Gürcistan, Bulgar, Makedonya, Hırvatistan, ulusal para birimleri ligine katıldı.
TC Merkez Bankası yıl başından bu yana kısa vadeli faizleri iki kez düşürmesine rağmen, mevduat ve kredi faizlerinde olumlu yansıma görülemedi. TL mevduat düşüşü ile döviz mevduat artışı tamamıyla Türkiye’de yerleşik kişilerin hareketiyle oldu. Yani Türk insanı şu andaki ekonomik havadan korku duyup parasını başka ülkelere kaydırma eğilimine yönelmiş durumda. Yani güvensizlik baş göstermiştir. Hatırlanacağı üzere 2014 yılının son aylarında 2015 yılı ile ilgili görüşlerimde “Artık fonların gelişmiş piyasalara gideceğini, çünkü güvenli limanın gelişmiş piyasalar olduğunu” belirtmiştim. Şubat 2015 ayında TC finans piyasalarından yabancı çıkışları yaklaşık 1,5 milyar doları bulmuş durumda.
Türkiye’de çıkan faiz kavgasının kazananı yok. Dış konjonktürün de uygun olmadığı ve de seçim atmosferinin hakim olduğu bir ortamda kavga finansal istikrarı yok ediyor.
2015 yılının ilk ayları heba edildi. Kötü neticeler ortaya çıktı. Seçim ayı yaklaştıkça finansal piyasalar daha tedirgin bir hal alacak. ABD faiz artırımı büyük olasılıkla Haziranda gelecek. Bundan ötürü dolar yükseliyor. Bize bunun yansıması pek tabii ki negatif olur. Yani ufukta finansal piyasaların stresini azaltacak gelişmeler göremiyorum.
Tüm bu gelişmeler ışığında bizim de dahil olduğumuz Türkiye piyasalarının negatif etkilenmesi ve sürekli baskı altında kalması ve buna paralel negatif ayrışması doğal sonuçtur.