Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sınavlar gençleri uyuşturucuyla buluşturuyor!

Sanırsınız ki KKTC eğitim sisteminde öğrenciler sürekli ‘sınav’lara girdikleri için sonuçta toplumsal olarak kazanım elde edilir. Halbuki durum felaket; toplum duvara tosladı, gençler ise perişan vaziyette. Ama yöneticiler de toz pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Sınavlar buralarda ‘amaç’ haline geldi. Çocuklar ve gençler sınav yükü altında psikolojilerini parçalıyorlar. Ailelerse hem maddi hem de manevi anlamda stresle boğuşuyor. Amaç şu; çocuk veya genç sınavı geçsin.
Birilerinin ne amaçla ortaya koyduğunu bile artık hatırlamadığı, bilmediği sınavlar karşısında çocuklar ve gençler perişan. Sadece amaç sınavda başarılı olmak. Çocuklar çocukluk yıllarını yaşayamıyor; en temel fizyolojik ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlar, sınav nedeniyle. Bu dönemde fizyolojik ihtiyaçtan daha da önemli olan ve psikolojik ihtiyaçlarının başında gelen ‘oyun’u oynayamıyorlar.
Gençler ergenliklerini yaşamıyorlar. Karşı cinsle sağlıklı iletişim kuramıyorlar neden aynı; sınavlar. Çocukken oyun yok, gençken sağlıklı gelişimin temel unsuru karşı cinsle sağlıklı iletişim yok. Sonuç ortada; çocuk ve gençlerin psikolojileri paramparça.
Dışarıdaki her türlü olumsuz ve istenmeyen duruma karşı, çocuk ve gençler hazır halde. Sınavlar nedeniyle yıkılmış, hüsrana uğramış, başarısızlık karşısında aşağılık duygusu yaşatılan gençler herşeye açık ve hazır. Dışarıdaki uyuşturucu tüccarları ve diğer akbabalar bundan memnun tabi. Sokak, ‘gençler psikolojik sorunlar yaşasın ki biz her türlü para kazanma çabalarımızı daha da artıralım’ diyor. ‘Çocukların psikolojilerini bozun ki biz uyuşturucudan, sigara, alkolden para kazanalım.’ diyor. Anlayacağınız eğitim sistemindeki sınavlar arka sokakların pisliğine hizmet eder durumda; ama yöneticiler uyuyor hem de nasıl; horul horul.
Buralarda tüm çocuklar ve gençler karşılarına konan sınavları başarsa ne olacak ki. Sonuç hüsran. En iyi üniversitelerin en kaliteli bölümlerinden başarılı olup, mezun olsalar bile KKTC sosyal yapısında onlara yer yok. Çoğu genç mezun olduğu bölümle hiç alakası olmayan işlerde çalışmak durumunda. Gerek devlette alakasız bir memurlukta, gerekse özelde alakasız bir işte.
KKTC’nin en iyi tanımı ‘planlamasız ülke’dir. Hiçbir toplumsal planlama yapılmamış. Okulları planlama sonucunda kurgulanmamış. Üretime odaklanılmamış. Dolayısıyla gençler için hiç bir istihdam alanı yaratılmamış.
Ama çocuk ve gençlerin önüne saçma sapan sınavlar konmuş. Sınavlar araç olmaktan çıkmış, amaç halini almış. Buna en çok sevinen de iki kurum var; arka sokak satıcıları ve dershaneler. Anlayacağınız KKTC eğitim sistemi saçma sapan sınavlar nedeniyle, sokak satıcıları ve dershanelere teslim edilmiş durumda.
Çok değil 80’li yıllarda buralarda ne uyuşturucudan ne de aileleri asalak gibi sömüren dershanelerden söz edilmezdi. Ancak o zamanlar çocuk ve gençlerin psikolojilerini paramparça eden sınavlar da yoktu. Şimdi ise sınavı geçmek için öğrenciler çalışmakta, amaçları sınavda başarılı olmak. Derslerde birşeyler öğrenmekse ikinci plana atılmış.
O nedenle toplumsal değerler de yerle bir olmuş durumda. Kimse insani değerleri umursamıyor; ne öğretmenler, ne yöneticiler ne de öğrenciler; amaç sadece ve sadece sınavı geçmek.
Artık öğrencileri kurtarmak lazım, bu eğitim sisteminden ve sınavlarından. Çocuk ve gençleri sokağın tehlikelerinden kurtarmanın çarelerini aramak gerekir. Duvara toslayan KKTC toplumsal yapısı, eğitim sistemi ve sınavlarının hiç bir faydasının olmadığının kanıtıdır. Gençlere yazık ediliyor. Toplumsal olarak yeniden dönüşümü sağlayacak, üretime odaklanacak bir eğitim sistemi kurgulamak gerekir. Varolan siyasi partilerin bu tarz bir eğitim sistemini oluşturması imkansız. Çünkü varolan sisteme odaklı olarak yönlendirilmiş düşünme sisteminden kurtulmaları imkansız. O nedenle sınavların doğru olduğunu zannediyorlar. Ayrıca sistemden nemalandıkları da ayır bir gerçek. Olan de gençlerimize olmakta, yazık çok yazık.