Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ateş yine düştüğü yeri yakacak. Hayat aynen devam edecek

Nadire aradı Mağusa’dan…

“Abi DAÜ eski yolunda kaza var, araç yanarmış…”
“Ne durun, koş” cümlesi ile bitti muhabbet…
Derken başladı çalışmaya mesajlar…
• “Ceplere mesaj atalım mı?”
• “Bekleyin kesin bilgi alalım…”
• “Araçlardan biri kiralıkmış…”
• “Yine mi kiralık araba…”
• “Bir kişi ölmüş…”
• “Yanarak ölmüş…”
• “Ölüyü cep mesajı atıyorum…”
• “Emin olalım, öyle mesaj atalım. Yolda aileler var, panik yaratmayalım.”
• “2.5 yaşındaymış ölen çocuk…”
• “Anne ağır yaralıymış…”
• “Yok anne iyi…”
• “Ölenin ismi Deniz…”
• “Ben bilgi aldım Doğa…”

Yaklaşık 30 dakika sürdü bu muhabbet…
İsimden emin olduk.
Fotoğraflar gelmeye başladı…
Doğa Çiçek…
2.5 yaşında…
O haber telaşı bitip, “baba” olduğumu fark edene kadar geçen sürede iki duyguyu bir arada yaşadım.
Hem işini yapma…
Hem keder…

“Cem Çiçek’in oğluymuş…”
Osman Kurt aradı…
“Hüseyin BM’de çalışan Cem Çiçek’i bilir misin?”
O an gerildim.
Daha da gerildim.
Sürekli gülen yüzüyle, her haberde bizlere yardımcı olan Cem…
Bizim Cem…
Arkadaşımız…
Sürekli gülen adam…
“Cem’in oğlu mu?”
Tarifsiz bir keder çöktü haber merkezine…
Kim olursa olsun, Allah kimseyi evlatlarından ayırmasın.
Cem Çiçek ve ailesi için ne kadar “üzgünüz” desek boş.
Boş…
Zira, ateş düştüğü yeri yakar…
Evden üç çocukla çıkan anne, şimdi iki çocuğuna sarılarak, yararını saracak.
Cem’in gülen yüzü, artık hep bir köşesinde hüznü taşıyacak.
Ateş düştüğü yeri yakar çünkü…
Herkes acıyı paylaşacak, dönüp evine gidecek…
Cem Çiçek, eşi ve çocukları ile, bir de hasreti ile baş başa kalacak…
Cem evine gidecek acısıyla baş başa kalacak…
Ama…
Ya “utancı ile baş başa kalması” gerekenler…?

***
Herkes unutacak

Ne acıdır ki…
Cem Çiçek ve ailesi hariç, herkes başka tartışmaya dalacak bugünden sonra.
Çünkü bu ülke böyle.
Bu ülkede görev ve sorumluluk alanların bakış açıları da böyle.
Dün gün boyu Umay İnşaat’ın yetkilileri uyaran dilekçesi dolaşıp durdu.
Neden?

Uyardığı yerde kaza oldu diye…
Ya diğerleri…?
Karayolları Dairesi’ne gönderilen onlarca ihbar var.
Hüseyin Umay, duyarlı davrandı, “biz uyarmıştık” dedi.
Ya uyaran ama ondan sonra unutanlarımız…

***
Sil baştan… Gecikmeden…

Bu ülkenin, her alanda bir “silbaştan”a ihtiyacı var.
Trafik alanında da…
Motorlular ölüyor…
Bisikletliler ölüyor…
Öğrenciler ölüyor…
Suçlular ölüyor…
Suçsuzlar ölüyor…
Ölüyor…
İnsanlarımız ölüyor…
Geleceğimiz ölüyor…

Derin acılar kalıyor geriye…
Mutsuz ve umutsuz insanlar…
Bu ülkenin her alanda sil baştan yeniden dizayn edilmeye ihtiyacı var…
Daha çağdaş…
Daha dünyalı…
Daha adil…
Daha adaletli…

Ve insan odaklı…
Trafikte de…
Diğer alanlarda da…
Sil baştan…
Ve top yekün değişim…