Şimdi dünyaya nasıl bakarsanız öyle görürsünüz…
Ben “milliyetçi” yönleri gelişen birisi değilim…
Rum- Türk ayrımını anlamam mesela…
İngiliz- Fransız ayrımını da anlamam.
Ülke bayrak tamam da…
İnsan işte…
“Yaradılanı severim yaradandan ötürü” der geçerim.
Herkesin sonu iki arşın bez, bir avuç toprak.
Gerisi zavazingo…
Ama, dünyada bir sürü milyar insan var.
Herkes bir tarafa çekiyor.
Bakınız son günlerde en ciddi kavga “Suudi Arabistan- İran” arasında.
Neden?
Suudi Arabistan’ta yaşayan Şii azınlığın dini liderleri arasında yer alan Şii din adamı Şeyh Nimr El-Nimr, idam edildi.
Neden?
Suudi Arabistan, Suud ailesi tarafından yönetiliyor.
Sunni…
Şii’ler ise Suudi Arabistan’da azınlık.
Bu nedenle ciddi ayrımcılığa uğradıklarını öne sürerek, protestolar, eylemler düzenliyor.
Nimr de bu eylemlerde başı çeken Şii din adamlarından bir tanesi.
Tahran’da eğitim görmüş, Suudi Arabistan’a dönmüş.
Nimr, yıllardır kamuoyu önünde Suudi Arabistan yönetimini korkmadan eleştiren az sayıdaki isimlerden biri.
50′li yaşlarındaydı.
Kitlesel protesto hareketlerine de yön veriyordu.
Katif bölgesinde 1959 veya 1960′da doğmuş, yıllarca Tahran ve Suriye’de eğitim görmüştü.
1994′te Suudi Arabistan’a dönmüş ve hemen ardından da “dini özgürlük” çağrısı yaparak, kitlenin önüne geçmişti.
Son günlerde sık sık duyduğunuz Suudi Arabistan- İran kavgasının nedeni de işte bu Nimr.
Şii- Sunni kavgası…
“Neden iki ülke kavga ediyor, Nimr neden asıldı?” diye medyayı taradım.
Altından yine “ben senden üstün ırkım” kavgası çıktı…
Düşünün ikisi de Müslüman ülke…
Ama gelin görün ki, Müslümanlar kendi aralarında bile birbirine tahammülsüz ve halen daha 1400 yıl öncede kalan bir tartışmanın tarafı olmaya devam ediyor.
Kafalar da bir o kadar çağ dışı.
Petrol zengini olmuşlar, neye yarar?
Şimdi…
Suudi Arabistan Sunni çoğunluk tarafından yönetiliyor.
Irak ise Şii çoğunluk tarafından.
Haz. Muhammet öldüğü zaman, peşi sıra hem Hz. Ebubekir’in hem de Hz. Ali’nin halifelik yaptı, bunu biliyoruz.
Hz. Ebubekir, Hz. Muhammed’in ölümünden sonra başa geldi ve ölene dek halife kaldı.
Arkasından gelen 2 halife de öldürüldü. 4’üncü ve son halife ise Hz. Ali.
Sünniler yaşayışlarında, Hz. Muhammed’in yaptıklarını yani Sünnet’i esas alıyor, Şiiler, Hz. Ali’nin ilk halife olduğunu ve sadece onun yolundan gidenlerin doğru Müslümanlığı
yaşadığını ileri sürüyor.
Aha bu kavga da bin 400 yıldır sürüyor.
Hz. Muhammed’in hadislerinin birinde, “Benim ümmetim 73 mezhebe bölünecek, içlerinden biri hariç hepsi Cehennem ateşinde yanacak” demiş.
Kavganın nedeni de bu işte…
Sünniler ve Şiiler de, “Cennet’e gidecek tek mezhebin kendilerinin olduğunu” iddia ediyor.
Suudi Arabistan’da azınlık olan Şiiler mutsuz…
Irak’ta azınlık olan Sunniler…
Bir de üstüne, Suud kral, Şii dini lideri idam etmiş, iyi mi?
Al sana bölgesel kriz.
Suudi Arabistan’da Irak’ın, Irak’ta, Suudi Arabistan’ın elçiliklerine saldırılar başladı.
Bu dünya, obir dünya…
Bin 400 yıldır süren bu kavgayla ilgili İndependent Gazetesi, kapsamlı bir araştırma yapmış. Madde madde Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren, Suriye’yi vatan olmaktan çıkaran, Saddam’ın zulmünü, sonra neden asılarak öldürüldüğünü velhasıl her şeyi daha iyi anlayacağınjız bir metin çıkmış ortaya. Az biraz özetledim. İşte:
1- Her iki grubunda (Şiiler- Sunniler) takipçileri arasında ılımlılar ve radikaller yer alıyor. Sünniler Allah’ın gücünü ve iradesini fiziksel dünyada görme yolunda giderken, Şiiler, ‘öteki dünya’ yaşamıyla daha çok ilgileniyor ve şehitlik gibi ölüm sonrası yaşamı yücelten makamlara çok daha fazla önem veriyor.
2- Müslüman dünyasının yaklaşık yüzde 85′inin Sünni olduğu düşünülüyor. Büyük Sünni çoğunluğuk Fas’tan Endonezya’ya kadar dünyanın dört bir yanına dağılmış bulunuyor. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki Müslümanların çoğunluğunun da Sünni olduğu biliniyor.
3- Şii nüfus sadece İran, Irak, Azerbaycan ve Bahreyn’de çoğunlukta yer alırken, Yemen, Lübnan, Kuveyt, Suriye ve Katar’da da önemli sayıda Şii nüfus yer alıyor. Suudi Arabistan destekli Bahreyn’de, Sünni nüfus azınlıkta yer alsa da ülke, Sünni Halife ailesi tarafından yönetiliyor.
4- Aynı şekilde Irak da, 20 yılı aşkın bir süredir Sünni lider Saddam Hüseyin’in baskıcı rejimiyle yönetiliyordu. Saddam döneminde ülkedeki Şiilerin, acımasız bir şekilde bastırıldığı biliniyor.
5- Irak’ta hali hazırda devam eden çatışmalar mezhepsel ayrımlardan besleniyor. Aynı şekilde Suriye’de, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Şii İslam’ın bir kolu olan Nusayri azınlığa mensup olması, buna karşılık içerisinde IŞİD de dahil olmak üzere ülkedeki birçok muhalif grubun Sünni olması ülkedeki çatışmaları şiddetlendiriyor.
6- Yemen’de süregiden iç savaş da, bölgedeki Sünni-Şii ayrılığının bir temsili konumunda. İran, ülkedeki Sünni yönetimi deviren Şii Husi isyancılarını desteklerken, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ülkedeki Sünni yönetimi yeniden kurmak için Yemen’e müdahalede bulunuyor.
Bu kısa özetlere bakarak, aslında Ortadoğu’nun neden kan gölüne döndüğünü, Türkiye’nin neden bir iç savaşın içinde olduğunu, Suriye’de Esad karşıtı güçlerin neden Suudiler, Türkiye tarafından desteklediğin, IŞİD denen kanlı terör örgütünün neden bu kadar rahat büyüdüğünü…
Her şeyi daha iyi anlarsınız…
Anlamak isteyene.
Dönelim başa…
Şii’miyiz, Sunni miyiz biz?
Bugüne kadar sormadım, sormam da…
Üzerine kavga edilecek bir özellik olduğunu da düşünmüyorum.
İnsan olamadıktan sonra…
Şii- Sunni…
Alevi- Türk- Kürt…
Müsüman- Hristiyan…
Ne fark eder?
































