Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Özgürgün tarihi bir sınav veriyor

Ne dedik dün?
“UBP sınavdan geçti…”
Neden dediğimizi uzun uzun anlattık.
UBP bu kurultay ile siyasi partiler tarihine geçti.
Delege, dediğin şey “politika esnafını” dediğimiz “umut bezirganlarının” sonunu getirdi.
Öyle, 15o- 200 delegeye kamu hizmetlerinin sonsuz hizmetlerini sunarak “kendini ayakta” tutma dönemi bitti.
“Kimsenin oyu artık milletvekilinin” cebinde değil.

Camiye gidip, “Kim öldü?” diye sorarak taziyede bulunan, düğüne gidip, “Kim evleniyor?” diye soran politikacı dönemi de üye sistemi ile bitiyor.
UBP’de bu sürece Hüseyin Özgürgün öncülük etti.
“Alelacele tüzük kurultayı toplandı” dendi…
“Bu kadar üye ile seçim olmaz” dendi…
“Bu seçim bitmez” dendi..
“Kavga çıkar” dendi…
Sonuç…
Bu kadar üye ile kurultay bitti.
Kavga çıkmadı.
UBP demokrasi dersi verdi.
Çok mu abarttım bilemedim ama…
Bu kurultay, ülke demokrasisi açısından son derece önemliydi.

***
Tatar sonuna kadar savaşacak

Ersin Tatar, siyasete girmeye karar verdiğinde, ilk adımı Yenicami ile attı.
İrsen Küçük, Enver Emin, Tahsin Ertuğruloğlu gibi UBP’nin efsane isimlerinin peşinden gitti.

UBP’den aday oldu, kaybetti…
Siyasete devam etti.
İlk seçimde, hem de delegeden ilk sırada çıktı…
Meclise girdi…
Bakan oldu…

UBP iktidardan gitti…
Yine milletvekili seçildi.
UBP kurultayına adaylığını ilk açıklayan isim oldu.
UBP ana muhalefetti…
UBP iktidar oldu…
Bakanlar Kurulu belirlendi..
Nazım Çavuşoğlu, Zorlu Töre ve Ersan Saner “bakanlar kurulu” sonrası adaylığını açıkladı.
Tatar çalışmaya devam etti.
“Kurultayı ilk turdan Hüseyin Özürgün kazanır” dendi, “Özgürgün ile ben yarışıyorum” dedi.
“Ünal Üstel Özgürgün’ün en güçlü rakibi” dediler, “Bu yarışta Üstel değil, ben varım” dedi.
“Bu partinin ihtiyacı disiplin, bu nedenle makul isim Nazım Çavuşoğlu” dediler, “Bu partinin ihtiyacı benim” dedi.
Kısacası…
Kim ne dediyse desin, bitmek bilmeyen bir enerji ile, neredeyse her delegenin elini sıktı.
Nitekim…
Özgürgün ile ikinci tura kalan kendisi oldu.
Ünal Üstel’den 2.03 kat…
Yani 2’ye katladı…
Ersan Saner’den 2.90 kat…
Yani 3’e katladı…
Nazım çavuşoğlu’ndan 3.77 kat…
Yani dörde katladı…
Zorlu Töre’den de 4.44 kat daha fazla oy aldı.
Yani 4.5’a katladı…

Tüm öngörüler çöktü…
Şimdi Cumartesini bekleyecek…
“Çekilsin, genel sekreter olsun, UBP tabana güç ve birlik mesajı versin” dediler ya…
Kabul etmeyecek…
Sonuna kadar savaşacak…

***

Başka ne şansları var ki?
Ünal Üstel de…
Nazım Çavuşoğlu da…
Ersan Saner de…
Zorlu Töre de…

Tekmili birden, “kurultayın ikinci turunda Tatar’ın yanında yer alma” stratejisine sarılmak zorunda…
Belli ki bundan böyle Özgürgün ile çalışma şansları da yok…
Bölgelerinde hepsinin alternatifi yaratıldı…
Bölgelerinde aldıkları oylara bakın…
Özgürgün de Tatar da o bölgelerde daha güçlü…
Siyaset satranç gibi…
Hesap aşağı yukarı belli.
“Tatar kazanacak, UBP içi iktidar değişecek…”
Herhalde kabine de değişecek…
Başka ne şansları kalıyor ki?

***
Yalan söylediler

UBP’de, bir tespiti yapmazsak eğer, okura haksızlık ederiz.
9 bin 224 üye yazıldı.
Hüseyin Özgürgün, “Üye konusunda usulsüzce davranmakla” suçlandı…
Oysa Özgürgün, sadece ve sadece 2 bin 722 oy alabildi.
Yazılan üyenin sadece yüzde 29.50’si…
Hani Hüseyin Özgürgün kurultayı kazansın diye “naylon üye yazmıştı…”
9 bin 224 üye var ve Özgürgün, bunun yüzde 30’una denk gelen 3 bin 57 oya ulaşamadı.
6 bin 502 kişi Özgürgün’e oy vermedi.
Muhalif adaylar toplamda 3 bin 66 oy aldı.
Yani 344 oy fazla aldılar.

Çünkü UBP’de muhalefet kendine oynadı…
Kurgu oydu…
“Bir arada daha güçlü olma” yerine…
“Hepimiz aday olalım ikinci tura kalanı destekleyelim” dediler…
Kimse kusura bakmasın ama…
“Üye üzerinden” seçim stratejisi kuran ve koro halinde, aynı propagandayı yapan adayların tümü yalan söyledi.