Hem de öyle böyle değil…
Sistemin resmen alt üst olması gerekir…
Neden mi?
Böyle gitmedi de ondan…
TÜK darmadağın, kredi alacak gücü bile kalmadı…
Ama özel girişimcilerin bu alana girmesi neredeyse imkansız.
Devlet neden arpa satın alsın ki?
Taban fiyatı belirlesin, ki “ya beleş” gitmesin üreticinin malı…
“Satılmayana” da kefil olsun, çekilsin…
Sütü neden devlet alsın ki?
Kursun “süt borsasını”…
Taban fiyatı belirlesin…
Kaliteyi de denetlesin…
Devlet ortadan çekilsin…
Neden büyük baş?
Mesele hayvan teşvikleri…
Neden parsa büyükbaşa gidiyor ki…
30 büyük baş üreticisi…
3 bin 500 küçükbaş hayvan üreticisi…
Neden teşvikler “tabana” yayılmasın?
Bu alanda “elleyenin” eli yanacak ama…
Adım atılması da kaçınılmaz.
Hele hele “hellim” tescil edildikten ve küçükbaş hayvan sütüne olan ihtiyaç arttıktan sonra…
Sil baştan…
Aslında yol haritası belli…
Sadece “teşvik” politikaları değil…
Bakış açısı da sil baştan değişmeli…
Hepimiz sorunu biliyoruz…
Aslında teşhisi de biliyoruz…
Ne kalıyor geriye…
Adım atmak…
Cesurca…
“Şu işadamı etkilenir, bu işadamı ne yapar” demeden…
Bütünlüklü bir şekilde adım atılmalı…
Dediğim gibi silbaştan…
– Tarım destek politikaları bütün olarak ele alınmalı…
– Çiftçi kayıt tarım bilgi sistemi oluşturulmalı
– Hayvan kaydı bilimsel bir şekilde kontrol altına alınmalı
– Türkiye- Güney Kıbrıs- KKTC sınır kontrol sistemi oluşturulmalı
– Tohumculuk Yasası geçirilerek, sertifikalı tohum üretimine geçilmeli…
– Hayvancılıkta damızlık işletmeleri kurulup, geliştirilmeli
– Süt desteği, süt fiyatından bağımsız olarak tedricen azaltılmalı
– Orta ölçekli tarım işletmelerinin rekabet eder pozisyona getirilebilmesi için alt yapı desteği sağlanmalı
– Tarımsal ürünlerin pazarlanmasına üretici birliklerinin oluşumu desteklenmeli
– Gıda Yasası daha fazla bekletilmemeli
– Hal yasası derhal yaşam bulmalı
– Türkiye’den gelecek su ve var olan su kaynakları üretimi artırmaya yönelik kullanılmalı
– Turizm tesislerinin ülke tarımından daha fazla faydalanmasının önü açılmalı
– Otellerin yerli pazardan meyve- sebze alımı teşvik edilmeli, üretici de bu yönde yeniden dizayn edilmeli
– Çiftçi tanımı yapılmalı, teşviklerden ciddi oranda tek işi üretim olanlar faydalanmalı
Ben düşünmedim ha…
Hani bir çoğu aklıma gelir elbet…
Gelir de…
Bu işlerin uzmanları var.
Aklın yolu da bir.
Tablomuz da ortada.
Bittik…
Yürümüyor…
O zaman bütünlüklü olarak tarım politikası değişmeli.
Bunun için uzman ekipler devreye girmeli;
Siyasi erk de sağlam irade ortaya koyabilmeli…
Uzmanlar zaten ne yapılması gerektiğini, yol haritasını ortaya koydular.
Adına da “reform” dediler ama…
Aslında “çağdaş tarım uygulamaları için” yapılması gerekenler belli.
Fırsattır
Şu anda acil olarak, tarım sektörüne 60 milyon TL ödeme yapılması gerekiyor.
Türkiye ile KKTC arasında imzalanan 2013- 2015 Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı içerisinde de tarımda ne yapılacağı belli.
Bakınız…
Öyle özelleştirmeyi flan da aklınıza getirmeyin.
Unutun.
Sadece “iyi bir tarım politikası” için bizim yapmamız gerekenler var.
Bunun için Türkiye ile bir şey imzalamaya da gerek yok.
Bu ülkeye olan sevgimiz, bağlılığımız, bu topraklara üreticinin tırnaklarını geçirmesi için yapılması gereken bellidir.
Şu anda ekonomik olarak ortaya çıkan sorun da, değişlim için bir fırsattır.
Maddi kaynak da 2013- 2015 Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı’dır…
































