Dün gün boyu, Kooperatif Merkez Bankası’nda, Gülhan Alp’ın emekli olma şekliyle ilgili telefonlara yanıt verdim.
Çalışanda öfke var…
CTP’lilerde öfke var…
Sendikacılarda öfke var…
Köy Kooperatiflerinde öfke var…
Kıdem tazminatının 3’de birlik bedeli olan 500 bin TL’yi alan Gülhan Alp, 40 yıldır emek verdiği bankaya parasını yatırmadı.
Aldı, başka bir bankaya yatırdı…
Neden?
Kayıp 3 milyon TL…
Sorumluluk alan yok.
Polis de davayı ileri götüremedi.
Ortada ciddi bir kayıp var.
Bankanın her kuruşundan sorumlu olması gerekenler, suçu alt kademelerde görev yapanlara yüklemeye çalıştı.
Olmadı, Şeker Sigorta’daki personele fatura kesti…
O da olmadı, parasını alıp gitti.
“3 kuruş” açık veren vezne görevlilerinin “hırsız” muamelesi gördü bankacılık sisteminde, 3 milyon TL kayıp var.
Birileri “çaldı…”
Çünkü, birilerinin de ihmali var.
Sanki de hellim- ekmek taşıyorlardı…
Zaafı bilenler de bu açıktan faydalandı.
Sorumluluk alması gerekenler…
Şimdi Kooperatif’te yok.
Yönetim Kurulu Başkanı görevini devretti.
Hem de son imzasını “Gülhan Alp’ın kıdem tazminatının 3’de ikisini almasına”…
Gülhan Alp Genel müdürdü ya…
O da son kararını “istifa” olarak verdi.
Kararların geriye dönük alındığı iddiası var.
Dün öğrendim ki, Başbakan Ömer Kalyoncu, konunun enine- boyuna araştırılmasını istedi.
Komik olan ne biliyor musunuz?
Tek bir Allahın kulu, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürü çalınan 3 milyon TL’den sorumlu tutmadı…
Tek bir şikayet yok aleyhlerinde…
Başbakanlığa bağlı bir kurumdan kaybolan 3 milyon TL ve “körler sağırlar” diyaloğu…
Pes…
Sonuç…
Yaptığı yanına kar kalanlar ve süper emekliler…
Bu konuda başka da yazı yazmayacağım.
Ben fena oluyorum sonr…
Başbakan suskun…
Bakanları suskun…
Bürokratları suskun…
Kooperatif çalışanları suskun…
İktidarı suskun…
Muhalefeti suskun…
Susun da tamamdır…
***
Çağlar: Herhangi bir göreve talip değilim
CTP içerisinde, meclis başkanlığı yavaş yavaş gündeme gelmeye başladı.
1 Ekim’de meclis açılacak.
5 Ekim Perşembe günü meclis başkanı ve başkan yardımcısı seçilecek.
CTP kulislerinde Sibel Siber’in devam edeceği konuşuluyor.
Bir de Mehmet çağlar ismi gündeme geldi.
Dün, sayın Çağlar ile bir araya geldik.
İsminin ortaya atılmasından ve tartışılmasından son derece rahatsız…
Çağlar, “CTP içerisinde her bir şey olacağında ismim benim dışımda tartışılıyor. Sanki ben bir göreve talipmişim gibi… Maalesef bu durum beni rahatsız ediyor” dedi.
Özellikle Meclis başkanlığı için kurduğu cümleler şöyle:
“Hayatta bir arkadaşımın makamını hedeflemem. Böyle bir kültürüm yok. Sibel Siber, benim ölçülerime göre son derece başarılı bir meclis başkanı. Başarısı ise, partimizin de başarısıdır.
Ben takım ruhuna inanan birisiyim. Verilen diğer görevlerde başarılı olma gayretimin altında yatan neden, partimin de başarılı olmasıdır. Bu nedenle asla bireysel düşünmem.
Elbette meclis başkanlığı onurlu bir makamdır. Ama şu anda o görevi başarı ile yürüten bir arkadaşımız vardır.
İsmimin öne atılması beni de Sibel Siber’i de yıpratır. Partimiz bu konuyu daha gündemine dahi almamışken, talep varmış gibi hava yaratılması doğru değil.
Ne ben böyle bir talepte bulundum, ne de bana teklif edilen bir görev var. Kaldı ki, sayın Siber ile olumlu diyaloğumuzu etkileyecek hiçbir olayın içerisinde olmam.
Kaldı ki, Avrupa Konseyi’nde ülkemizi ve tabii ki partimizi başarı ile temsil ettiğime inandığım bir görevim var, devam ediyor. Aslolan hizmet etmek, bulunduğumuz görevi etkili kullanmak.”
Mehmet Çağlar, isminin bu şekilde anılmasından rahatsız.
Söyledikleri ise son derece açık, anlaşılır ve net…
***
UBP'de yeni kriz…
UBP Merkez Yönetim Kurulu'nda yer alan sekiz isim dün akşam bir araya gelerek aldığı tavsiye kararlarını bugün Genel Başkan Hüseyin Özgürgün'e iletecek.
UBP içerisinde yeni bir kriz kapıda…
Üye yapısı hazmedilmemiş belli ki.
Kimi örgüt çok, kimi örgüt az üye yazdı.
8 bin üye var.
Kurultaya bu üye sayısı ile gidilmesi beklenirken, 8 MYK üyesi kurultayı Mayıs 2016'ya erteleme kararı üretti.
Resmi değil.
Bugün Özgürgün'e iletilecek.
Karar yeni üye yazılmasının önünün açılması.
Örgütler arasında dengenin sağlanması.
Bu da yaklaşık 4 bin yeni üye demek.
Tüzük, "Üye 180 gün sonra oy kullanabilir" diyor.
Bu da kurultayın 2016'ya sarkması demek.
Üretilen kararlar şöyle:
1- Yeni üye yazımı için genel merkezin adım atması
2- Kurultay tarihinin Mayıs 2016'ya ertelenmesi
3- Adayların parti bütünlüğünü dikkate alarak söylemlerine dikkat etmesi
4- Partiyi yıpratacak açıklamalar yapan adayların disiplin suçu işlemiş kabul edilmesi
5- Alınan kararların Parti Meclisi'nin onayına sunulması…
Özgürgün kabul eder mi?
Dün Hüseyin Özgürgün röportajını okudunuz.
Son derece rahatsız.
Özellikle ortamı geren açıklamalar nedeni ile.
Şimdi MYK'da "üye listesine evet" imzası veren bazı üyeler de dahil, yeni önerilerle Özgürgün'ün karşısına çıkacak.
Özgürgün için bu yeni bir dayatma…
Kabul eder mi?
Sanmam.
Peki MYK üyeleri ile arasının açılmasını göze alır mı?
Nerden baksanız yeni bir kriz.
***
UBP Kurultayı’nda dün aday çıkmadı
Dün, UBP açısından son derece sessiz ve sakin geçti.
Yedi aday var.
Maalesef dün, yeni bir isim adaylık açıklamadı.
Meclis grubuna tepki için, üyeler arasında yeni adayların gündeme geleceği artık sır değil.
Ama dediğim gibi.
Dün boş geçti.
Bugün Allah kerim…
































