Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hükümetin üzerinde “takvim baskısı” olacak

Cumhuriyetçi Türk Partisi yeni Merkez Yönetim Kurulu ve genel sekreterini belirledi.

Seçmedi ama…
Belirledi.
Parti Meclisi’ne seçilen 40 kişi ve milletvekilleri arasında, yeni MYK’da yer almak isteyen de vardı, genel sekreterliğe aday olmak isteyenler de…
Talat, toplantıya girdi…
“Şu şu şu isimleri öneriyorum” dedi.
Buz gibi bir hava esti…
Genel sekreterlik için de aynı yöntemi izledi.
“Tufan Erhürman’ı öneriyorum” dedi…
Kimse itiraz etmedi…
Ama bunun “adil bir yöntem olmadığını” Ali Gulle dillendirdi.
“Başkan sana saygımız sonsuz, ancak bu yöntem doğru değil: CTP tarihinde bunu hatırlamıyorum. Aday olmak isteyen var mı diye sormanız gerekirdi…”
Mehmet Ali Talat, “Aday olmak isteyen varsa, olabilir” dese de…
“Siz ekibinizi belirlediniz madem, kimse aday olmaz” dendi…
Kimse de aday olmadı.

Bir de hükümet programı var…
Peki neden?
Talat, neden bu yolu izledi…
Üstelik sadece MYK ya da genel sekreter oluşumunda değil.
Örneğin hükümet modeli ile ilgili de…
Özkan Yorgancıoğlu’na bir ricada bulundu…
– Başbakan kalmaya devam et… Eğer istifa edersen, 15 gün içerisinde yen bir hükümet çıkarmamız gerekiyor. Hükümet programı yazacağım. Bunun hazırlanması için zamana ihtiyacım var. Hazır olunca, istifanızı sunarsınız…

Nasıl hazırlanır hükümet programı?
Peki, hükümet programı hazırlamada teamül nedir?
İki parti önce hükümet kurma konusunda anlaşır.
Sonra oturulur ve hükümet programı yazılır…
Oysa Talat, tam tersini yapıyor şimdi.
Hükümet programını yazacak…
Sonra o programa uygun partner aranacak…
Bu dayatma değil mi?
DP bu dayatmaya gelir mi?
UBP bu dayatmaya gelir mi?
Ya da başka bir soru…
Bu dayatma mı?

Değişik bir yol
Peki bu dayatma mı?
Bu sorunun cevabı önemli.
Peki, Mehmet Ali Talat neden böyle bir yol izliyor.
Bunu anlamak için, kısa süre önce Havadis Gazetesi’nde Baykan Gürses Özdağ’a verdiği röportaja bakmak lazım.
Talat’a göre, bugüne kadar alışılagelen hükümet programları sadece “yazılması gerektiği için” yazılıyor.
Zorlayıcılığı yok…
Bağlayıcılığı yok…
Yazılıyor ama uygulanmıyor…
Talat, “takvim” kelimesini kullandı.

İcraatlar takvime bağlanacak

Talat’ın bu tavrı bize yeni dönemle ilgili önemli ipuçları veriyor.
Yeni hükümet programı tarihler içerecek…
Örneğin:
– BRTK Yasası Ocak 2016’da geçirilecek
– Kamu Reformu Aralık 2015’e kadar yasalaşacak
– 2016- 2026 Trafik Master Planı Şubat 2016’ya kadar tamamlanacak
– Yeni Vatandaşlık Yasası Kasım 2015’e kadar hayata geçecek
Takvim dediği bu Sayın Talat’ın…
Kabine teknokratlardan oluşacak…
Milletvekilleri parlamentoda yasa yapacak…
Hasan Taçoy, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı olmayacak ama Parlamento’da, yol master planının yasa tahdında yaşam bulması için çalışacak, mesela…
Talat’ın “takvim” dediği bu.
Halkın karşına “yol haritası” ile çıkacak hükümet.
Zaman baskısını üzerinde hissedecek partiler.
Halka söz niteliği taşıyacak hükümet programı…

İş yapmaya yönelik…

Talat’ın iki tavrını da gördük kısa sürede…
Hem “kendi ekibini” çıkardı PM’den…
Hem de kendi programını hazırlıyor, hükümet için…
Neden?
Anladığım şu…
Talat hem ülkenin kamu dizaynı…
Hem partinin iç disiplini ve işleyişi ile ilgili bir proje ile göreve geldi.
Adım adım da bunu uygulamaya koyuyor…
İşi kolay değil.
Ancak, “sistemi de sisteme direnenleri de zorlayarak” sonuç alma yolunu seçtiği kesin…
Kısa sürede yaşattıkları da bunu gösteriyor…