Ülkemizde bet ofisleri ile ilgili negatif algı, maalesef pozitife çevrilemedi.
Çevrilemez de…
Zira, koruyucu bir unsur yok.
Öğrenci, çocuk herkes, cebindeki son kuruşuna kadar hangi köpek hangi köpeği geçecek, at ne kadar hızlı koşacak, golü kim atacak diye harcıyor.
Tuttu tuttu…
Tutmadı ne ala…
Emek harcamadan “Kısa yoldan zengin olma” heveslisi bir toplum için bet ofisleri cazip hale geliyor.
Yüzlerce istihdam…
Hızla gelişen spor tesislerinin kaynağı da bet ofislerinden sağlanıyor.
Devlete en fazla vergi ödeyen kurumların başında da bet ofisleri geliyor.
Altı büyük şirket vardı ülkemizde, ikisi dün sabah itibarı ile “kapanma aşamasına” geldi.
Lisansları askıya alındı.
StanToto Beting ve Quick Win…
Qick Win’in 175 bin Euro borcu var Spor Dairesi’ne…
375 bin Euro da StanToto’nun…
Vergi borçları ise dağ gibi.
Rakamları Serdar Denktaş açıkladı.
İki şirketin toplam vergi borcu 5 milyon Euro civarında.
Daha yeni geldiydi…
Qick Win 6 yıllık bir şirket.
Yüze yakın çalışanı var.
Özellikle Türkmenköy ve Küçük Kaymaklı sponsorlukları ile ülke futboluna da yakın duran bir yapısı var.
Sahibi Alkın Günbatı.
Kısa bir konuşma yaptık, son derece öfkeliydi.
“Esas hedef StanToto, ama kurunun yanında yaşı da yakmak istiyorlar” dedi.
Günbatı, “İçeride 400 bin Euro teminatım var ama borcum 175 bin Euro. Burada hedef ben değilim, hedef StanToto… Ama konuşacağım. Konuştuğumda yer yerinden oynayacak” dedi.
Günbatı’ya göre, “StanToto” hedef…
Oysa, daha yeni geldiydi StanToto…
Ne değişti?
Bir sabah StanToto ile uyandık.
Yemyeşil büyük panolar, bet ofisleri adeta toplumun gözüne sokuldu bir daha…
Hızla şubeler çoğaldı.
Hatta, o kadar iddialı girdi ki piyasaya, diğer bet ofis merkezlerinin dükkanlarını satın alarak bir gecede StanToto yaptı.
Peki, piyasaya bu kadar iddialı giren şirket, gücünü kimden aldı?
1 yılda “batacaksaydı” eğer, “izin vericiler” bunu göremedi mi?
Bu kadar kolay mı?
Belli ki, StanToto sırtını birilerine dayadı ve öyle yol aldı.
Ama, yolda kavga çıktı.
Anlaşılan o.
Lefkoşa’da ve Mağusa’da “siyasetin en tepesindekilerin” birinci derecede yakınlarının “StanToto” şubesi çalıştırdıkları artık sır değil.
Peki bu yaşananlarda, siyasi yakınlıklarını kullanarak bet üzerinden para kazanmak isteyen “evlatların” StanToto Direktörü Mustafa Şener ile kavgalarının bir etkisi var mı?
İşte, hükümetin büyük ortağı CTP’nin sorgulaması gereken budur.
Karar doğdu
Yasaya ve tüzüklere bakıldığı zaman, devlete karşı yükümlülüklerini yerine getiremeyen StanToto ve Qick Win ile ilgili alınan karar doğru.
Perde gerisinde yaşananlar herkesin malumu olsa da…
İki kurum da devlete karşı yükümlülüklerini yerine ettiremediler ve izinler askıya alındı.
Sanırım, yükümlülükleri bu bir aylık sürede yerine gelirse, izinleri devam edecek.
Ancak, Alkın Günbatı’nın “konuşursam ortalık karışır” dediği duruma, StanToto direktörü Mustafa Şener, “Ben konuşursam hükümet düşer” dedi.
Kısaca telefonda aradı dün, görüştük.
“Belgelerle konuşacağım, kamera görüntüleri ile konuşacağım. Birileri siyasi gücünü kullanarak StanToto’yu bitirmek istiyor ama buna verecek cevabım vardır…”
Şener’i üsteledim ama ne siyasi adı verdi, ne de belge…
Sadece, bir başka bet şirketi olan Nicosia Beting’in eski Müdürü, Yudum Mişon’un, bu bağına rağmen, Piyangolar Birimi sorumluluğuna getirilme nedenlerinin bir bir ortaya çıktığını söyledi.
“Bu hanımefendi birilerine hizmet ediyor. İşte görüyorsunuz” demekle yetindi.
Bet ofislerini, istihdamları ve devlet katkıları yanında, başka anlamda pozitif konuşamıyoruz.
StanToto milletin gözüne sokula sokula getirildi memlekete.
Büyük bir şovla.
Ne değişti bir yılda?
Bunca borç-harç neden?
Bu şirket kime güvenerek “ödememe hakkını” kullandı kamu alacağını?
Yudum Mişon iddia edildiği gibi halen daha Nicosia Beting’e hizmet ediyor mu makamını kullanarak?
Uzayıp gidiyor sorular…
Alkın Günbatı da konuşsun…
Mustafa Şener de konuşsun.
Herkes konuşsun.
Yer yerinden oynayacaksa oynasın…
Hükümet bozulacaksa bozulsun.
Ama eteklerdeki taşlar dökülsün.
Dökülsün, herkes de gerçekleri bilsin.
































