Lefke, Havadis Gazetesi olarak çok ciddi önem verdiğimiz bölgelerden bir tanesi.
Lefke önemli.
Lefke, tarih demek…
Mücadele demek…
Emek demek…
Üretim demek…
Ve özel ilgimden dolayı ayrıca benim için “ülkenin en ateşli futbol taraftarına sahip” yer demek.
LAÜ nedeniyle eğitim demek.
Şeyh Nazım nedeniyle iman demek…
Peki, ülkemiz siyasetçileri için ne ifade ediyor Lefke…
“Oy…”
Başka da bir hesap var mı?
Maalesef yok.
Olmadığını nereden anlıyoruz?
Tabii ki icraatlardan.
“Doktor ağırlıklı siyasi yapının” son ürünü de “Güzelyurt’a hastane…”
Nedeni nedir?
Sağlık Bakanı Ahmet Gülle de söylemese inanmayacağım ama “Doktorlar gelmiyor…”
Nasıl yani?
Evet, şaşırmayınız, ben şaşırdım sizin yerinize…
Doktorlar, önce kamuya girmek için türlü torpil de işin içine katarak, ilk adımı atıyor.
Cengiz Topel Hastanesi’nde görev de alıyor.
Sonra kavga başlıyor.
– Ama yol çok uzak
– Ama yol masrafımız çok
– Ama burada sosyal yaşam yok
– Burada koğuş sistemi var
– Burası hastane tütmüyor
– Genç doktorların burada morali bozuluyor
– Daha çağdaş bir hastane binası gerekiyor
– Daha çağdaş donanım gerekiyor
Bahaneler uzayıp gidiyor.
Kamuya girerken, “Türk bayrağının dalgalandığı her yer bizim için görev yeri…”
Daha sonra, başka hesaplar peşi sıra geliyor…
– Fena mı Lefkoşa ya da Mağusa’da olsam…
– Klinik de işletirim
– Bu kadar parayı yola vereceğime…
Doktor sayısı düştü
Bu mantık, Cengiz Topel Devlet Hastanesi’ni, 20 doktordan beş doktora düşürdü.
Bu beş doktorun da biri kadın hastalıkları uzmanı, biri çocuk doktoru, bir anestezist derken…
Nerede başhekimi ve yardımcısı…
Alın size, binası büyük ama küçük bir köy polikliniği…
Yıllık 50 bin hasta bakımı yapıldığı günlerden, inin ve cinin top oynadığı bir yapıya…
Doktor sayısı 5…
Ama çalışan sayısı öyle mi?
Çalışan sayısı 110…
Bekçisi…
Bahçe düzenlemesi bir tamam…
Kitabet hizmetleri eksiksiz…
Kayıt memurundan hemşiresine kadar yapı 20 doktora göre kurulmuş…
Ama doktor sayısı 5…
Bakan da diyor ki, “Doktor gelmiyor bu hastaneye…”
Varsa bir bakan ki kamuda çalışan bir doktoru, hem de “Hipokrat yemini etmiş” bir doktoru Lefkoşa ve Girne’den 25 dakikalık sürüş mesafesindeki Cengiz Topel Hastanesi’ne gönderemiyor…
Sorun bakandadır…
Kamu Hizmeti Komisyonu’ndadır…
Saçma olan da nedir bilir misiniz?
Tüm tartışma doktorların üzerine yıkılarak…
Doktor hastanın ayağına götürülecek yerde…
Hastane doktorun ayağına götürülüyor.
“İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş” derler ya.
O artık öyle değil…
“İyi olmak isteyen, önce bir yeni hastane yapımı için mücadele etsin, sonra da doktorun ayağına gitsin…”
Lefke’ye yeteri kadar yazık edildi
Lefke’de çok ciddi bir insan altyapısı var.
Mücadeleci…
Eğitim düzeyi yüksek…
Entelektüel…
Lefke için güzel şeyler isteyip, üstüne de mücadele ediyorlar.
Yıllardır CMC denen belanın pisliğini temizlemek için mücadele verdiler.
PORT İSBİ bölgeye gitti. Anlatılanlar o kadar güzeldi ki…
İşte, dört yılda temizlenecekti CMC’nin pisliği. Üstüne serbest bölge yapılacaktı.
Bölgeden bin 500 kişi istihdam edilecekti.
Dinleyince sanırsınız ki, Dubai kurulacaktı…
Bitti.
Ne olup bittiğini bilmiyoruz. Bildiğimiz, o dönemde anlatılanların şimdi yaşam bulmadığı.
Sadece o mu?
Son üç yıl, “Petrol dolum tesisi yapılmasın” kavgası ile geçti.
Birileri, hastanenin de dibine “petrol dolum tesisi” hayal etmişti.
Yıllarca da onun için mücadele edildi.
25 yıl Lefke Belediyesi’ni yöneten anlayış da Lefke’ye bir şey katmadı.
Geriye içi boş bir belediye kasası kaldı. O enkazı da Lefkeliler hep birlikte temizleyecekler…
Turizm adına adım atılmadı…
Okul altyapısı geliştirilmedi.
Kolej beklentisi boşa çıkarıldı.
Osmanlı döneminden günümüze bölgede merkez olan Lefke’deki kamu binaları bir bir boşaltıldı.
Lefke’deki kamu görevlileri Güzelyurt ve Lefkoşa’ya taşındı.
Yat limanı dendi, turizm limanı dendi, özel ilgi turizmi dendi…
Dendi oğlu dendi.
Şimdi ne var elde?
Tüm bölge milletvekilleri Güzelyurtlu diye…
Lefke’nin elindeki son kale de, yani hastane de Güzelyurt’a taşınacak.
Bunun için sıfırdan kamu kaynağı, 20 milyon TL harcayacak. “Doktor gelmiyor” diye, doktorlara yakın bir yere hastane kurulacak.
Lefkeliler seyirci değil “özne” oldu artık
Bugünün yönetenlerinin anlamadığı bir şey var sanırım.
Lefkeliler artık “seyirci” değil, “özne”…
Merkezi idare istediği kararı alacak, Lefkeliler de, “ne yapalım kader” deycek…
O dönem bitti.
Dün Lefke’deydik gün boyu…
Anladığım da odur.
UBP’lisi…
DP’lisi…
CTP’lisi…
Bağımsızı…
Muhtarı…
Sivil toplum örgütü yöneticisi…
Herkes el birliği içinde.
El ele verildi.
İstedikleri de Lefke’nin bugüne kadar “yenen haklarının” iadesi.
Bugünün hükümeti ya bu mesajı doğru alacak…
Ya da “papara” kopacak.
Benim gördüğüm ve algıladığım bu…
Gerisi yönetenlerin bileceği iş.
































