Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Talat, “hadi bana eyvallah” noktasına geldi

Dün, bu köşeyi okuyanlar, Sayın Talat ile ilgili saptamamı anımsar.

Okumayanlar için, bir kez daha aktarayım:
Talat, Annan Planı ve sonrasında, “uluslararası bir lider” imajı çizdi.
Dünya liderleri ile bir araya geldi.
Kıbrıs sorununda, Türkiye Dışişleri de dahil belirleyici oldu. Denktaş sonrası değişen Türkiye’nin Kıbrıs politikasında, belirleyici oldu…
Müzakere masasındaki duruşu, bilgisi, konulara hakimiyeti…
Kıbrıs sorununun çözümünü isteyenler için bu birikim bir hazine değerinde…
Talat, aday olmasa, Siber aday olsa, kazansa dahi, Talat, bu hareket için bir şans…
Ama “Talat seçilemez” fikrinin sloganlaştırılması, Talat’ı da bıktırmıştır…
Talat’ı, “CTP kararını versin” noktasına getirenler, Talat’ın, “Ben ismimi bu denli tartıştırmam. Ben aday değilim” diyeceği günlerin de yakın olduğunu bilmesi lazım…

Talat tam da o noktada
Mehmet Ali Talat, bir süredir, ismi etrafında yapılan tartışmaları “üzülerek” izliyor.
Bunu dillendirmedi…
Ama cümlelerine yansıyan kelimeler bunu apaçık ortaya seriyor.
Dün, yaklaşık iki saat, Havadis’in konuğu oldu.
Öğle yemeğini birlikte yedik…
Ardından da bol bol sohbet ettik.
Her şeyi, açık konuştuk, yazdık.
Belki bugün Havadis’in manşetine yansıyanlar, birilerini üzecek ama…
Birileri üzülmesin diye, “şunu yazmayalım, bunu es geçelim” demedik.
Neyse…
Mehmet Ali Talat, CTP’nin tavrı nedeniyle kırgın.
Kırgınlığı, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun, “Hevesliler eylül ortasına kadar beklesin” cümlesi ile adeta “öfkeyle karışın üzüntüye” bıraktı yerini.
Bir kere, Mehmet Ali Talat, isminin “çok seçmeli adaylar” arasında tartışılmasını istemiyor.
Tavrı net:
“Ya CTP beni aday yapar, ya da birçok aday içerisinde ismimin tartışılmasını istemiyorum…”

“Beni saymayın” mesajı
Aslında Sayın Talat’ın mesajı oldukça net…
“Aday profilini belirleyeceğiz” denmesini kabul etmedi.
Neden?
Siyasi geçmişinin bir kalemde silinerek, “Cumhurbaşkanlığına hevesli” olarak lanse edilmesi Talat açısından bardağı taşıran son damla oldu.
Hele de, “CTP adayı erken açıklansın” sözünün sahibi kendisi olmasına rağmen, Başbakanın “Hevesliler eylül ortasını beklesin” çıkışı, Talat’ı yeni bir değerlendirme yapma noktasına taşıdı.

“Beni saymayın” deme aşamasında
Mehmet Ali Talat, açıkça, “isminin daha fazla tartışılmasını” istemiyor.
Bu net…
Nereden mi anlıyoruz?
“Bu tartışmalar eğer usanç verici hale gelirse tartışmayı kapatabilirim. Bu kararı tamamen partiye bıraktım. Partinin bu konuda seçim yapması değil karar vermesi gerektiği görüşündeyim” cümlesinden.

“Tartışmayı kapatırım” ne demek?
Durum net değil mi?
Sayın Talat, tartışmaların devam etmesinden…
CTP’lilere, “Talat mı aday olsun, başkası mı?” sorusunun sorulmasından…
Rahatsız…
“Talat kaybeder, kazanacak aday başkası” sloganının daha fazla tartışılması da Talat açısından onur kırıcı olarak algılanıyor.
Talat’ın kendi açısından duruşu, şu sözlerde gizli:
“Ben CTP içi bir aday belirleme yarışının parçası olmam. Parti Meclisi ya da başka bir organda kurulacak sandıkta ‘Talat mı başka bir isim mi?’ olmam. Uzun süre de bu tartışmaların devamına müsaade etmem.”
“CTP başka bir aday belirlerse, ne yaparsınız” sorusuna da Talat’ın yanıtı netti: Yanında olurum, destek veririm…

“CTP’de işler iyi gitmiyor”
Talat, “CTP’de herkes birbirini ezerken, müdahale etmedi” eleştirilerini yanıtladı.
Talat, herkesle görüştüğünü, önerisini yaptığını anlattı.
Ancak, süren tartışma ortamının CTP’de durumun iyi olmadığını gösterdiğini vurgulayan Talat’ın, “Daha fazla CTP’nin içerisinde olabilirdim” fikri de aklının bir köşesini kemiriyor, belli.
Zira, “Engelleyebileceğim bir şey var mıydı, bunu engelleyemedim mi? Buna üzülür” diyor net olarak.

Bu şekilde tartışılmamalı
Evet…
Talat’ın geldiği son nokta bu.
Şu açıdan bakması doğal…
“CTP’nin son dönemlerde aldığı en yüksek oyun sahibi.
CTP’nin ilk Cumhurbaşkanı…
Kıbrıs sorunu konusunda yaptıkları ortada…
CTP’nin doğal Cumhurbaşkanı adayı olarak görülüyordu…
Bugün ismi tartışılıyor…”
Bu tartışma CTP’lileri de bölüyor, kırıyor, bu da başka bir gerçek.
Belirlenecek aday kim olursa olsun, tıpkı yerel seçimlerde olduğu gibi, benzer bir süreç yaşanıyor.
Tablo şu:
“CTP olası adaylarını önce kendi yıpratıyor…
Sonra da seçmenin önüne atıyor…”
Tartışmanın gittiği nokta, odur…