Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yalan ve entrika arasında mağdur CAS çalışanları

CAS çalışanları ile ilgili dün uzun uzun “meramımızı” anlatmaya çalıştık. Bugün de, CAS çalışanı bir arkadaşımızın gözünden, süreç içinde yaşananları bilginize getiriyoruz.

Yaşadıkları baskıları, genel müdürün kendilerine karşı olan tavrını, bugün içine düştükleri umutsuz sütreci anlatan bir mektup ulaştırdı.
Aynen yayımlıyorum:
“Uzun yıllar KTHY yer hizmetlerinde çok çeşitli görevleri özveri ile yerine getirmiş ve yıllarca KTHY’nin başarılarına imza atmış eski KTHY’li çalışanlar 2010 yılında işten atılma KTHY-HAVAŞ arasındaki kurulan şirket olan CAS’a devredilme yalanı gibi bir sürü entrika ile KTHY bünyesinden çıkarıldı.
15 Temmuz 2010’da resmen KTHY’den durdurulduk. Ancak 1 ay içerisinde yasalara dayanarak alınması gereken tazminatlarımız halen ödenmedi. Maaşlarımızdan kesildiği halde 2 yıllık eksik İhtiyat Sandığı yatırımları da halen yatırılmadı.
7 Nisan 2010 tarihinde grev yasağının bitmesi ile Ercan’da yapılan grev sonrasında Başbakanlık’ta toplanan, Hava-Sen Başkanı, zamanın KTHY Yönetim Kurulu Başkanı, Çalışma Bakanı ve Ulaştırma Bakanı’nın imzası olan karar ile geri alınma yazısı olan tutanak ile grevi bitirildi.
Sonra bunun geçerli olmadığı öne sürüldü. Neticede TC’nin KTHY’nin başına gönderdiği genel müdür ülkeyi terk edip gitti. 21 Haziran 2010’da da TC Sivil Havacılığı tarafından KTHY’nin uçuşları durduruldu.
Tüm KTHY çalışanları birçok eylemler yaşadı ve travmalar geçirdi. Bir yandan da siyasiler ekranlara çıkıp yok bilet yok, bunlar 14 maaş alır gibi çalışanı itibarsızlaştırma yolunu seçtiler.
O günlerde tüm KTHY eylemlerinde personel tek vücuttu. Tüm çalışanlar, birimler kendilerini bütün olarak görüyordu. Çünkü herkes bir ailenin fertleriydi.
Birçok personel bu eylemlerden dolayı polisin açtığı davalarla aylarca mahkemelere gitti geldi.
Gerek basın, gerek canlı yayınlar olsun aylarca çok mücadeleler edildi. Bu yara aslında tüm ülkenin yarasıydı.
Zamanın Ulaştırma Bakanı tarafından 2010 yılı Ağustos ayında, toplam 132 kişi olan eski KTHY Ercan yer hizmetleri personeline CAS’a başvurma çağrısı ve ısrarını yaptı. ‘Eğer başvurmazsanız işsiz kalacaksınız’ dedi.
Bunun üzerine yaklaşık 110 kişilik grup, işsiz kalmamak adına CAS’a başvurdu.
Yani yüzde 50’si HAVAŞ’ın, yüzde 50’si de artık Şirketler Mukayyitliği’nin olan bir şirkete başvurmaya zorlandık.
KTHY’den elde ettiğimiz tüm haklar göz ardı edilirken, sıfırdan özel bir şirkette başlar gibi işe başlamamız dayatıldı.
Maaşlarımız da hemen hemen yarı yarıya düşürüldü. Bir yandan da gittik sonra ağırlaşan şartlar altında çalışmak zorunda kalındı.
Çalışan yasal iznine çıkamazken, hasta raporları geçersiz sayılıyordu. Daha da kötüsü, 3’er aylık sözleşmelerle üç yıl tüketildi.
Çalışan olarak bizler, bir anda kendimizi acımasız bir özel şirket zihniyeti taşıyan yönetimin kucağında bulduk. Çalışanın 20 yıllık, 10 yıllık emeği bir anda silindi, kaderi de bir kaç kişinin iki dudağı arasına bırakıldı.
CAS’ta çalışmaya başlayan KTHY eski personelinin hiçbir tecrübesi, kıdemi ve daha önce görev yaptığı mevki dikkate alınmadı. Resmen dibe vurmuştuk.
Bu arada sadece CAS için alınan personel de vardı. İş çoğaldıkça sonradan sayıları çoğaldı. Ve bu havacılığı bilmeyen yeni personelin bazılarına yöneticilik mevkileri verildi.
KTHY olmadığından, artık başka özel şirketlere yer hizmet vermeye başlandı. Bu belli antlaşmalarlaydı.
Diğer şirketler, her an CAS ile çalışmaktan vazgeçebilirdi. Zira, İstanbul Handling de Ercan’da hizmet vermeye devam etti.
Bu noktada da haksız rekabet şartlarını ile yapılan pazarlıklar, pazarlıklar sonucunda hizmet fiyatları uluslararası standartların çok altına indi.
CAS çalışanın güvensiz bir ortamda çalışma kaygısı hiç bitmedi.
Bir yandan da, açıkta kalan eski KTHY çalışanlarının çadır eylemine destek verilmeye çalışıldı, bir yandan da CAS içindeki sıkıntılarla mücadele edildi.
KTHY çalışanın birliği siyasiler tarafından bu şekilde bölünüldü.
Bir kısma devlet kapısı açıldı, diğerlerine ise kötü koşullarda çalışma imkanı verildi.
Aylarca açıkta kalan eski KTHY çalışanları çok kötü günler geçirdi.
18 ay sonra Özelleştirme Yasası geçti ve onlar Göç Yasası denilen yasa ile devlete değişik görevlere alındı.
Şimdilerde maaşlarının iyileştirilmesi ile ilgili (İntibakları) yoğun çalışmalar yürütülüyor. Tabii ki bu çabalar o arkadaşlarımız için sevindirici bir durumdur.
Bu Özelleştirme Yasası CAS’a bir oyunla gönderilen personeli kapsamayacak şekilde yapılmıştı. Devlete müracaat eden bazı arkadaşlara ‘Siz şirket kapandığında durdurulmuştunuz ve bu yasa sizi kapsamıyor’ dendi.
Fakat bu personel 15 Temmuz 2010’da durdurulmuşsa 1 ay içerisinde yasal alacaklarının ödenmediğini bilmek ve bunu uygulamakla ilgili yasaları görmezlikten gelmek siyasilerin işine geldi.
CAS’taki eski KTHY personelinin durumu gittikçe daha kötü oldu.
KTHY’den gelen birçok arkadaşımız, bu şartlara dayanamayıp umduğunu bulamadığı için işi bırakmak zorunda kalmıştır.
Emekliliği gelmiş olanlar da var. CAS’ta 60 civarı eski KTHY’li personel vardır. Yaklaşık iki yıl personel sendikasızdı. Bu gelinen aşamada yaklaşık 2 yıl sendikasız bir dönem geçirildi. Sonra yeniden bir örgütlenme ile Hava-Sen çatısı altında personelin ezici çoğunluğu üye olmuş ve KKTC iş yasaları çerçevesinde toplu sözleşme talep edildi.
Fakat bunun üzerine CAS Genel müdürü ve yönetim kurulu yapılan çağrılara bu ülkedeki hiçbir yasayı dikkate almayıp toplu sözleşme görüşmelerinden kaçmış, hakem kurulunu dahi takmamıştır.
Bunlara hükümet de pek bir şey yapamamıştır.
Şu anda CAS’a dışarıdan alınan personel de dahil olarak yaklaşık 168 kişilik bir personel yapısı mevcut. Ayrıca Kıbrıs’ın yolcu potansiyelinin büyük bölümünü elinde bulunduran 4 tane büyük TC hava yoluna ve Yakın Doğu’nun özel uçağı olmak üzere birçok özel uçağa yer hizmeti vermektedir.
Fakat personel işe girdi gireli pek bir artış alamadı. Kötü maaş koşulları devam etti.
Sadece bu sendikalaşma olayları ortaya çıktığında, personeli yumuşatma adına 100 TL’lik bir artış yapılmış ve sözleşmeler de 3 aydan bir yıla çıkarılmıştır.
Yapılan yönetimsel yanlışlıklar yüzünden 2 büyük hava yolu şirketinin karşı şirkete geçeceği söylentileri başını alıp gitmiştir.

Bizlere yaklaşık 50 personelin işine son verileceği söylenmektedir.
Bir kıyım beklentisi var. Herkes bir gün sıranın kendisine geleceğini biliyor. Ayrıca kimin gideceği meçhul, personel inanılmaz bir huzursuzluk içerisinde. Pegasus Hava Yolları’nın da 27 Haziran’da CAS ile olan durumunu gözden geçireceği bilgisi ulaşmıştır.
Bir yandan CAS’ın hisselerinin satılacağı, HAVAŞ’ın kendi hisselerini satacağı söylentileri ortalıkta uçuşurken, artık ne yeniler ne de eski KTHY’den gelme personel geleceğinin meçhul olduğunu hissediyoruz.
Bu arada CAS Genel Müdürü personele yönelik bir bildiri yazısı ile durum ciddi olduğunu içeren cümlelerle, adeta tehdit kokan bir tavır sergilemiştir.
‘Size iş verdik’ deyip insanları buraya ateşe gönderen eski ulaştırma bakanı artık bakan değildir.
Birçok eski yönetici de artık görevlerinde değildir. Ama yaptıklarını hala çalışanlar çekmektedir.
Eski KTHY yöneticileri de hala yargılanmamıştır. Ama burada yasaları ve hukuku hatırlayan hep çıkmaz nedense.
Hesap soracağız diyenler de koltuğa oturunca söylediklerini unuttu. Yeni (CTP-DP) hükümete de bu sorunlar defa defa aktarılmış olup, henüz bir netice alınamamıştır.”