Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından yetkilendirilen “Çocukların Çevrim İçi Güvenliğine İlişkin Özel Uzman Heyeti” 13 yaşın altındaki çocukların “sosyal medya plus” olarak tanımlanan platformlara erişimi için AB genelinde uyumlu bir yaş sınırı getirilmesi tavsiyesinde bulundu.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile “Çocukların Çevrim İçi Güvenliğine İlişkin Özel Uzman Heyeti”nin eş başkanları, bugün yayımlanan rapora ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Von der Leyen burada yaptığı konuşmada, “2 eş başkan, 13 yaş altındaki çocuklar için AB genelinde uyumlu bir sosyal medya yaş sınırı öneriyor. Önerilen yaklaşım kademeli bir model. Buna göre, en küçük çocuklar için hiç ekran kullanılmamalı.” ifadelerini kullandı.
Rapora göre, 13 yaşın altındaki çocukların sosyal medyaya yalnızca ebeveyn, bakım veren ya da öğretmen gözetiminde ve sınırlı süreyle erişiminin olması gerektiğini aktaran von der Leyen, platformların güvenli ve yaşa uygun olduklarını ispat etme sorumluluğu olması gerektiğinin altını çizdi. Von der Leyen, “Ancak bu koşul sağlandığında 13 yaş üzerindeki gençler sosyal medyaya erişebilmelidir.” dedi.
“Sosyal medya bir oyuncak değildir”
Raporun, bugün hükümetlerin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri olan çocukların çevrim içi ortamda nasıl korunacağı ve geleceğin dijital dünyasında yeni normların nasıl oluşturulacağı konusunu incelediğini aktaran von der Leyen, “Avrupa’da çocuklarımızı ebeveynlerin yetiştirdiğine, onları sömürücü algoritmaların yetiştirmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle çok net olmak istiyorum: Sosyal medya bir oyuncak değildir.” diye konuştu.
Von der Leyen, büyük teknoloji şirketlerinin çocuklara sınırsız erişimini sürdürmesine izin verilen mevcut durumun yeni nesilleri daha fazla ruhsal zarar, bağımlılık ve mutsuzluğa mahkum edeceğini belirterek, “Veriler de bunu gösteriyor. Avrupa’da gençler artık günde 4 ila 6 saatlerini ekran başında geçiriyor. Bu, yaşamlarının yaklaşık 20 yılına denk geliyor.” ifadesini kullandı.
Öte yandan Avrupa genelinde çocukların yaklaşık yüzde 60’ının çevrim içi ortamda duygusal veya psikososyal sorunlarla karşılaştığına dikkati çeken von der Leyen, şunları kaydetti:
“Çocukların refahı düşünülmeden tasarlanmış bir sistemde başarılı olmalarını bekleyemeyiz. İlk olarak, bu sistemleri kuran platformlardır ve artık hizmetlerinin zarar vermediğini kanıtlamak zorundadırlar. Avrupa’da bir ürünü geliştiren, onun güvenliğinden de sorumludur.”
“Tasarım gereği güvenlik” kuralı
Von der Leyen, Avrupa’da kuralın “tasarım gereği güvenlik” olduğunun altını çizerek, platformların, özellikle en kırılgan kullanıcılar olan çocuklara karşı yükümlülüğü bulunduğunu dile getirdi.
Platformlara yaşa uygun kısıtlamalar getirilmesi gerektiğinin de açık olduğunu kaydeden von der Leyen, “Mesele çocukların sosyal medyaya erişip erişemeyeceği değil, sosyal medyanın çocuklara ne zaman ve hangi koşullarda erişebileceğidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Von der Leyen, araştırmaların sosyal medya için bir başlangıç yaşı belirlenmesi gerektiği yönündeki gerekçeleri daha da güçlendirdiğini belirtti.
“Yaz sonrasında yasa teklifi sunacağız”
Değişimin zaman alacağına işaret eden von der Leyen, çocukluk döneminin, beynin olağanüstü ve hassas biçimde geliştiği bir dönem olduğunu, bu süreçte çocukların gerçek dünyada vakit geçirmeye ihtiyacı bulunduğunu söyledi.
Von der Leyen, “Şimdi Avrupa düzeyinde harekete geçme zamanı. Raporu ve tavsiyeleri dikkatle inceleyeceğiz. Yaz sonrasında bir yasa teklifi sunacağız. Üye devletlerin farklı önerilerini değerlendirecek, bunları çalışmamıza entegre edecek ve AB’nin sıklıkla yaptığı gibi ortak ve uyumlu bir çözüm önerisi ortaya koyacağız.” ifadesini kullandı.
“13 yaş altındaki çocuklar için AB genelinde ortak bir yaş sınırı getirilmeli”
Uzman heyeti eş başkanlarından Prof. Dr. Jörg M. Fegert de “Çocuk ve ergen psikiyatristleri olarak risklerin tüm çocuklar için aynı olmadığını biliyoruz. Ancak tavsiyelerimizi ortak ilkeler temelinde hazırladık.” diye konuştu.
İlk önerinin yaşa uygunluk ilkesi olduğunu belirten Fegert, “Doğumdan 3 yaşına kadar çocukların hiçbir şekilde ekranla karşılaşmamasını öneriyoruz.” dedi.
Fegert, 3-12 yaşındaki, yani ergenlik öncesi çocukların yalnızca ebeveynleri veya öğretmenleri eşliğinde ve sınırlı sürelerle çevrim içi olması gerektiğinin altını çizdi.
13-18 yaş arasındaki gençlerin sosyal medya hizmetlerine giderek daha bağımsız erişebilmesini önerdiklerini aktaran Fegert, “Ancak bu erişim ‘tasarım gereği güvenli’ veya ‘varsayılan olarak güvenli’ sistemlerle sağlanmalıdır. 13 yaş altındaki çocuklar için AB genelinde ortak bir yaş sınırı getirilmesi temel tavsiyelerimizden biridir.” ifadesini kullandı.
Fegert, yaşa dayalı tüm erişim modellerinde etkili, orantılı ve güvenli ebeveyn gözetimi bulunması gerektiğine dikkati çekti.
Diğer eş başkan Dr. Maria Melchior ise “Sonuçlarımız çok açık: Çocuklar ve gençler, kullandıkları tüm sosyal medya platformlarında ve diğer dijital hizmetlerde güvenli olmalıdır.” diye konuştu.
Gençlerin öğrenme ve üretme toplumunun ve dijital toplumun aktif vatandaşları olarak yer alma fırsatlarından yararlanabilmeleri için dijital dünyaya güvenli erişimlerinin sağlanması gerektiğine işaret eden Melchior, “Çevrim içi risklerin her çocuk için aynı olmadığını biliyoruz. Ancak hangi koşullarda yaşarlarsa yaşasınlar tüm çocuklar güvenli bir dijital ortamda büyüme hakkına sahiptir.” dedi.
Melchior, bu nedenle sosyal medya platformlarının nasıl çalışacağına ilişkin çok net kurallar getirilmesini önerdiklerini söyledi.
(AA/AK/YIL)


































