Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Neden dava etmiyorsunuz?

Gene aynı konu ama… Artık kabak tadı verdi.

Kamu Hizmeti Komisyonu’nun “Emir Emirkanı-Mustafa Tokay” döneminde marifetlerini biliyorsunuz.
İlkokul Müdür Sınavları da bunlardan biriydi.
Günlerce yazdık, konuştuk…

“Kaşıma kaşıma” diyor birileri ama…
Mahkemenin verdiği bir karar var.
Karar ortada…
Nedir bu karar…
“Sınav iptal edilecek, yeniden yapılacak…”
Bu ne demek?
20 müdür görevlerini yargı kararı ile kaybetmiş olacak.
Yargı kararını verdi.
Yüksek İdare Mahkemesi yargıçları, Talat Derviş Refiker, Ahmet Kalkan, Mehmet Türker…
Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından 3 Eylül 2011 tarihinde 20 ilkokula yapılan müdür atamalarında “usulsüzlük” buldu…
Atamaları iptal etti.
Mahkeme, “Sınav sorularının, sınavdan en erken 8 saat önce hazırlanabileceği tüzük kuralının ihlal edilmesi ve yine sınav sorularının hazırlanmasında çalışan iki görevlinin birinci derece yakınlarının bu sınava girmesinde usulsüzlük” buldu…
Az bir şey mi…
Müdürlerin, “müdür olmadan önceki” görevlerine dönmesi gerekiyor…
Öğretmen ve müdür muavini gibi…
Ancak, Kamu Hizmeti Komisyonu, henüz daha mahkeme kararını müdürlere tebliğ etmedi.
Hepsi, müdür olarak görevlerinin başında…
İmza atmaya devam ediyorlar…
Karar vermeye…
Görevlendirmeye devam ediyorlar…
Yani, yargı kararı var ama Kamu Hizmeti Komisyonu bunu uygulamaya koymuyor…
Ya da koyamıyor…

Belirsizlik…
Hal böyle olunca, görevdeki müdürler de ne yapacağını şaşırmış durumda.
Şaşırmış durumda…
Zira, eski kadrosuna dönemiyor…
İmza atsa vay, atmasa vay…
Okullardaki otorite sorgulanır oldu…
Bu belirsizlik içerisinde görev yapmaya çalışıyorlar…
Bir izin kullananlar var…
İznini kullanarak bu ortamdan uzaklaşanlar var…

Mahkemeye verecekler mi?
Kamu Hizmeti Komisyonu, bu sınavla ilgili tarihi bir hata yaptı…
Bu hata, ayıp olarak hafızalarda…
Kişiye özel hizmet içi eğitime kadar iş ayağa düştü…
Eğitim Bakanlığı’nın o dönemki yöneticileri…
Kamu Hizmeti Komisyonu…
Komisyonun talimat aldığı cumhurbaşkanlığı…
Hesap vermeyecekler mi?
20 öğretmen, bir kamyon açıklama yaptı, ilanlar verdi, bu kesime en ufak bir eleştiri yapmadılar…
Yapamadılar ya da…
Yapamadılarsa, daha da kötü…
İlk günden bu yana söylüyorum…
Hata yapan belli.
İsim isim belli.

Ne yapmışlar da sınav iptal olmuş…
1. Sınav sorularının, sınavdan en erken 8 saat önce hazırlanabileceği tüzük kuralını ihlal ettiler.
2. Sınav sorularının hazırlanmasında çalışan iki görevlinin birinci derece yakınları bu sınava girdi ve usulsüzlük saptandı.
20 müdür, bu hatalar nedeniyle, toplumun önüne atıldı.
Verin mahkemeye…
Sınav sorusu hazırlamayı b ilmeyenleri…
Akrabalarına yönelik sınavda usulsüzlük yapanları…
Sorguluyorum…
Neden vermiyorsunuz mahkemeye?..
Veremiyorsa 20 öğretmenden bir teki bile…
“Benim hakkımla kazandığım sınavda, siz nasıl olur da yakınlarınıza yönelik usulsüzlük yaparsınız?” diyemiyorsa…
Ben zaten bu sınavı tartışmam…
“Hakkım yendi” diyen ve yargıya müdahale edecek cesareti bulan var da…
“Hakkım yendi, hakkımla müdür oldum ama birileri usulsüzlük yaptı diye müdürlüğüm elimden alınıyor” diyecek birileri yok mu?
Bunu mahkemeye götürecek cesaret birilerinde yok mu?

***
UBP bugün kendi yoluna gidebilir

DP kararını verdi… Ne şiş yandı ne kebap… O da benim bu da benim… Da… Bakalım UBP ve CTP bunu nasıl izleyecek… Anlamsız bir ittifak adımı, aklı UBP’de kendi DP’de olanların adımıydı.
CTP saatlerce kendi kaderini bekledi akşam… UBP, CTP gibi “kaderine razı” olacak mı? Bugün göreceğiz.
Tahminim, yerel seçim ittifakına hükümetin yüzü suyu hürmetine “evet” diyen UBP’de, Hüseyin Avkıran Alanlı adımı şok etkisi yarattı. Bu akşam atılan “ittifak için UBP, hükümet için CTP” adımı UBP için yolun sonudur.
Alanlı geri çekilir mi diye beklendi.
UBP bugün “UBP yoluna devam edecek kadar güçlüdür” derse, ben şaşırmam, DP de şaşırmayacaktır.
Esas gaileyi, tavırsız kalarak kaderini DP’nin belirlemesini bekleyen CTP çeksin…