Yüksek Mahkeme’nin ilkokul müdürlük sınavını iptal etmesinin ardından gelişmeleri takip ediyorum…
Neler neler?
“Yargı da kim?” noktasına gelen mi istersiniz?
Dava açan öğretmenleri linç eden mi?
Dava avukatına yapılan hakaretler mi istersiniz?
Bu konuda yazı yazan gazetecilere saldırı mı?
Şaşkınım, şaşkınım, şaşkınım…
Ortada, adaletin tecelli etmesi için yargıya gidenler var…
Bir de yargının verdiği karar…
Nedir o karar: Sınav geçersiz…
Ne diyor Kamu Hizmeti Komisyonu: Gerekçeli kararın açıklanmasının ardından yeniden sınav yapılacak…
Bunun ötesinde de cümle kurmak, doğru ve doğal değildir.
Adaletin, adaletsizliğe uğradığını söyleyenler karşısında verdiği bir karar var.
Hakkının yendiğini düşünen eski müdürler, bunu söyleyebilir.
Ama, Milli Eğitim Bakanı Mustafa Arabacıoğlu’nun, “Yargı kararı kaos doğuracak” yollu açıklamaları yadırganacak cinsten.
Adalet yerini bulsun, isterse…
“Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” derler.
Doğrudur.
Bu nedenle, “Adaletin verdiği bu karar, kaos doğurur” diyerek, bunu yok saymak, doğru değildir.
Esas kaos o zaman doğar.
Adalet yerini bulmazsa…
Herkesin kavgası da bu değil miydi?
Adaletin tecelli etmesi.
Avukat Hasan Esendağlı ve az sayıda öğretmen, sonuna kadar bir hukuk kavgası verdiler.
Karar okundu.
Şimdi yapılması gereken, “gereğidir…”
Gereği nedir?
Müdürlük münhalleri yeniden ilan edilmeli, yeniden bir sınav yapılmalı…
Üzülmeyin, yine geçersiniz
Eylül 2011’den bugüne geçen zaman dilimi sadece 2.5 yıl.
İki buçuk yıl yani.
Bu nedenle, yeni bir sınav, “hakkı” ile bir önceki sınavda başarılı olanlar için sorun değildir, yine geçersiniz…
Mahkemeye gidin
Sıraya girdi okul aile birlikleri…
“Müdürümüzü yedirmeyiz” diye.
E ama ortada bir mahkeme kararı var.
Gidin yargı önünde eylem yapın.
İmza toplamakla, yazılı açıklama yapmakla olacak iş değil…
Unutmadan…
Söylemem gereken bir şey daha var.
Müdür münhali için yapılan sınavın ardından, mahkemeye giden bir grup öğretmen hakkını aradı.
Vakit kaybetmeden, müdürlüğü düşürülen 20 kişi de mahkemeye başvurmalıdır.
Kim için?
Tabii ki, kendilerinin başarılı olduğu sınavda, soru sızdıran ve birilerine torpil sağlayan Kamu Hizmeti Komisyonu, dönemin Sınav İşleri Müdürü Emir Emirkanı için.
Öyle ya…
Bütün iş Emirkanı’nın başının altından çıkmadı mı?
Verin mahkemeye…
Deyin ki, “Benim başarılı olduğum sınav, bu beyefendinin birilerine soru sızdırması nedeniyle iptal edildi…”
Adalet esas o zaman tecelli edecek.
O zaman göreceğiz bakalım…
Kimler bunun sonucuna katlanacak.
Bu Emirkanı denen “felaket” de çıkıp konuşur belki o zaman mahkemede…
Herkes de öğrenir…
Ak koyun, kara koyun belli olur…
Eğitimin üzerindeki, bu “garabet” de ortadan kalkar…
Kimse kimseye şüphe ile bakmaz artık…
Bu nedenle, 20 eski müdür arasından, bakalım hangisi “yargıya” cesaret edecek…
***
İttifak, bir değil iki kez delindi
Büyükkonuk, UBP ve CTP’nin ittifak açıkladığı bir belediye.
Ama gelin görün ki, UBP’li Sezai Sezen’e UBP ve DP tarafından verilen destek tabanda destek bulmadı.
UBP’li Metin Gökalp ve DP’den aday olması beklenen Salih Çalıkuşu bu kararın ardından “bağımsız” adaylıklarını açıkladılar…
İttifak Büyükkonuk’ta delindi.
Bir değil, iki kez…
































