Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devlet olarak içine düştüğü ekonomik darboğazdan kurtulmanın yollarını elbette aramaktadır. Fakat yönetsel zafiyetten dolayı bu olgu sürekli başarısızlıkla sonuçlanırken üstüne üstlük daha da bir çıkmaza sürüklenmektedir.
Bir ülkenin gelir kaynakları nelerdir? Vergi gelirleri, hizmet ve üretim, ihracat, turizm ve doğal kaynaklar. Bizim ülkemizde vergi gelirleri başlıca kaynak olurken bu kaynağın en büyük sorunu adalettir. Vergi adaleti bireylerin ve kurumların vergi düzenine ve yasalara uymalarını sağlayacak en büyük etken ve motivasyondur. Bu ise bizim ülkemizde bulunmamaktadır. Vergide adalet Kuzey Avrupa ülkeleri ile Avrupa Birliğine bağlı birçok gelişmiş ülkede sağlanmış olmakla birlikte kapitalist sistemin tam uygulandığı ülkelerde ör: Amerika Birleşik Devletleri gibi vergi adaleti bir zafiyet olarak durmaktadır.
Vergi adaleti 2008 tarihli finansal krizden bu yana AB politika çevrelerinde de ciddi bir düşünce, fikir haline gelmiştir. Vergi adaleti, vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınma ile mücadeleden daha geniş bir ekonomik adalet sorunu olmuştur. Adalet tartışması, mali denklemin vergi yönüne de tatlı bir şekilde atıfta bulunmaktadır. Çünkü adalet sosyal eşitsizlikleri de tanımlar ve bünyesinde barındırır. Vergi adaletinin uygulanmasında başarılı bir birey ve kurum için vergilerin genel adil paylaşımına (fair share of taxes) karar verilirken mali denklemin her iki tarafında ki ekonomik ilişkilere bütünsel olarak bakan vergi adaletinin sağlanacağı bir çerçeveye dayalı politikalar üretmek gerekmektedir.
Vergi adaleti, yaratılan işler veya sermaye yatırımları gibi toplumsal fayda sağlayan işlerde sosyal açıdan değerli olduğunu kabul eder. Yani vergi adaleti başarılı işletmeler veya bireyler için vergi oranlarının sıfırlanması, ayrıca kademeli vergilendirme gereği düşük vergi alınması anlamı taşımaz.
Vergi adaleti politikalarında sosyal ve ekonomik adalet kavramları çok önemlidir. Adaletin en iyi ilkeli büyüme yanlısı vergi politikaları yoluyla elde edilebileceğine inanılan politikaları hayata geçirmektedir.
Vergi adaleti çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alma olarak kabul edilmemelidir. Fakat maalesef bizim ülkemizde yukarıda bahsetmiş olduğum ve bugün gelişmiş ülkelerin de tartıştığı “vergi adaleti” bir politika olarak maliye politikalarımızın odağına yerleştirilmeli ve uygulayıcılar söz konusu politikaları özümseyip hayat bulması için çaba ortaya koymalıdırlar.


































