Toplumcu Demokrasi Partisi, ülke genelinde örgütlenmesini tamamlarken, siyasetin lider dört partisi arasında yerini aldı.
Genel seçimlerde üç milletvekilinde kalan TDP, yeni bir yönetimle yoluna devam ediyor.
Oylarını artırmak istediği muhakkak.
Bu nedenle, “olabildiğince çok belediyede aday gösterilmesi” noktasında geniş bir uzlaşı var.
Milletvekilliği seçiminde öne çıkan bazı isimler, bölgelerinde yerel yönetime de talip olma aşamasında.
Gönyeli’de Asım İdris ismi gündeme geldi. Nabız yoklanıyor.
Bunun yanında, Alsancak için, son dönemlerde sosyal olayların içerisindeki aktif ve dik duruşu ile dikkat çeken hukukçu Ayşe Öztabay ismi öne çıktı. Büyük ihtimalle aday olması bekleniyor.
TDP Vadili’de de Vildan Kara ismi gündemde ve genel merkez aday olmasını istiyor.
Kısa sürede, diğer partilerden farklı olarak, TDP kadın adayları ile de öne çıkmayı hedefliyor.
Daha doğrusu bir hedeften ziyade, TDP’de “kadın aday” doğal bir hal aldı.
Bir çok partide “kadın” sadece propaganda da işe yararken, TDP, bu alanda fark yaratmayı sürdürüyor.
Dikkatimizden kaçmadı…
***
Yeni zevki “İskele Belediye seçimleri”
“Özer Kanlı bunu beğendi…”
Neyi?
“İskele’deki UBP’liler Halil Orun’u istemiyor, Hasan Sadıkoğlu’nu alkışlıyor” haberini…
Sevgili Hasan Sadıkoğlu’nu “bu yazının konusunun dışında” bırakarak devam edeceğim.
İşi gücü “iş karıştırmak, sürekli birilerini hedef alarak, onlara saldırarak haz almak, bundan beslenmek” olan Özer Kanlı’nın yeni uğraşı İskele Belediyesi.
Bir süredir, İskele’deki belediye seçimleri ile yakından ilgileniyor.
Nedense, “Halil Orun’un UBP adayı olmasını” istemiyor…
Bunun için de medyadaki uzantılarına “haber servis ederek” mücadelesini sürdürüyor.
Halil Orun da biliyor k, bu haberleri medyaya servis eden Özer Kanlı…
Cumhurbaşkanlığında, kendisine ayrılan makam odasında, “bu işleri” takip ediyor.
Dediğim gibi yeni uğraşı, “İskele Belediye seçimleri…”
Hedefinde de Halil Orun…
Bunun için de Hasan Sadıkoğlu’nu öne sürüyor.
İddia o ki, bu haberleri de belli medya organlarına kendisi servis ediyor.
Sonra da sosyal paylaşım sitesi üzerinden bu haberleri paylaşarak, “dalga geçiyor…”
Tipik Kanlı halleri…
***
O nesil bizim nesle benzemez
O nesil bizim nesle benzemez…
Daha hatırlıdır…
“Pazara kadar değil, mezara kadar”dır ilişkileri…
Günlük, aylık, yıllık değil sevgileri…
Kadere daha fazla inanırlar…
“Allah korkusu” yaşarlar…
Daha çok severler…
Daha çok sayarlar…
“Kıssadan hisse” hikayeleri vardır bir hayle…
Küçük şeylerle mutlu olurlar…
“Kapı gıcırdasa”… İçeri girenle mutlu olurlar…
“Tanrı misafiri” kültürleri vardır…
Misafire verecek” iki sokum” yemek hep vardır…
Kadir kıymet bilirler…
Ata sevgisi bilirler…
Büyükle küçüğü ayırt ederler…
İyi günde de, kötü günde de vardırlar…
O nesil, bizim nesle benzemez…
“O neslin” temsilcisiydi dayım…
1931 doğumlu…
Gonedra’da doğdu, büyüdü, evlendi, çoluk çocuk, torun torba sahibi oldu…
Gonedra’daki evinde öldü…
Dayım…
Mustafa Minnoş… Sarıcaların hayatta olan en büyük temsilcisiydi…
“Minnoş”luk Hasan dedemden kalan yadigardı. Üç dayımdan, Mustafa dayıma söylerlerdi…
“Minnoşun Mustafa” sonra olmuştu Minnoş Mustafa…
Hatırlarını bıraktı…
Yeğenler bıraktı…
Göçtü bu dünyadan…
“Son Kıbrıslıların” müstesna temsilcisiydi…
Kaç Kıbrıslı var, “süpürge bağlayarak” yaşamını kazanan…
“Süpürge bağlamak” bir meslekti, bunu kaç kişi bilir yeni nesilden…
“Maca” toplardı dağda taşta… Süpürgeye çevirirdi…
Alnının teri ile… Odun keserdi, tarla oraklardı, bahçe çabalardı…
Dedim ya, “o nesil, bizim nesle benzemez…”
Elbette, her nesil kendi zamanını yaşar…
Kendi zamanına uyar…
Kendi zamanına uyarken bizim nesil…
“El öpmenin” bile, “Kimsenin elini öpecek da değilim, ben kimsenin önünde eğilmem” denilerek küçüklük sayıldığı bir bir nesle dönüşürken bizler…
Çocuklarımıza anlatacak, “kıssadan hisse hikayeleri” biriktirmezken…
Bir bir azalıyor “o nesil…”
Dayım da “o neslin” temsilcisiydi…
Nur içinde yatsın…
Oturunca bilgisayarın başına…
“Kendi neslimi” de küçümsemeden…
“O neslin” farklarını yazmak istedim…
Hikayeler, tekerlemeler derken…
Dayımı da kaybettik…
Nur içinde yatsın…
“Aslan gibi torunlar”, “O neslin saygı ve sevgi izlerini” taşıyarak, topluma faydalı birer birey şimdi…
Güle güle Mustafa dayım…
Gözün arkada kalmasın…
































