Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Spor

Hamidi’den bayrak açıklaması!

 

 

KKTC Halter ve Vücut Geliştirme Federasyonu ile Türkiye Vücut Geliştirme Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonlarının Sami Hamidi'ye ithafen yaptığı ortak açıklama;

 

İŞTE HAMİDİ'NİN BU YAZIYA YÖNELİK PAYLAŞTIĞI O YAZI: 

"BEN YILLARDIR MİLLİ TAKIMIMIZI BİRÇOK SPOR DALINDA TEMSİL ETMİŞ İKİ KEZ FARKLI DALLARDA OLİMPİZM ÖDÜLÜNE LAİK GÖRÜLMÜŞ MİLLİ BİR SPORCUYUM. BAYRAĞIM YANIMDA OLMASA BİLE KENDİ İMKÂNLARIMLA YARATIP HER YERDE DALGALANDIRDIM. SİZ BENİM VATAN VE BAYRAK SEVGİMİ, SAYGIMI SORGULAYAMAZSINIZ. BU OLAYIN ÖZELLİKLE ŞU AN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DURUMDA GÜNDEME GELİYOR OLMASI VE DAHA ÖNCE HİÇ GÜNDEME GELMEMİŞ OLMASI DA MANİDARDIR!
Anlatmaya çalıştığınız hikâyenin doğrusunu ben 27.08.2015 tarihli Genç TV canlı yayınında ve öncesi çeşitli gazetelere ve birçok kişiye anlattım. Tekrar burada açık yüreklilikle anlatmaktan hiç çekinmiyorum.
Ben ilkokul yıllarından beridir ülkesini birçok spor dalında temsil etmiş milli bir sporcuyum. Federasyon’un paylaştığı ve kişiliğimi hedef alan karakter katliamı ve karalama politikasına tenezzül edilmesi kanımca yanlış olmuştur. Bahsetmeye çalışılan bayrak olayı, Avrupa’da değil geçen yıl (2014) Yalova’da düzenlenen Türkiye şampiyonasında yaşanmıştı.
(Bahsedilen konu hakkındaki bildiriyi aşağıda resimler arasına ekledim ayrıca aşağıda Avrupa şampiyonasında kendi elimle çizmiş olduğum bayrak ile olan resimlerimi görebilirsiniz.)
Özetle bahsedecek olursam, her yarışma öncesi seremoni düzenlenir ve konuşmalar yapılır. Söz konusu yarışmada da T.C. Federasyon Başkanı bayrağımızı benim taşımamı uygun gördü ve ben de gururla bu görevi aldım. Hemen koşar adım yerimi alarak bayrağı boynuma taktım ve beklemeye geçtim. Hemen ardından görevli bir antrenörümüz gelerek seremoninin biraz uzayabileceğini söyledi. Benim yarışacağım sikletin podyum vakit de seremoni sonrası olarak belirtilmişti. Rakiplerim ısınmaya başlamıştı bile. Vücud geliştirme sporu hakkında detaylı bilgi sahibi olmayan arkadaşlar için hemen hatırlatma bilgisi ilave edeyim, vücuttaki kasların daha belirgin ve şişkin görünebilmesi için ısınma süreci yarışma öncesi oldukça önemlidir. Rakiplerimin ısınmaya başladığını ve bana iletildiği üzere seramoninin geç bitebileceği bilgisini birleştirdiğim anda panige kapıldım ve görevli hocamıza dönerek “Hocam benim sıkletim seremoniden hemen sonra, bayrağı başka bir arkadaşıma devretmem mümkün mü?” diye sordum. Aldığım cevap “peki bunu sorup geleyim” yönünde oldu. Görevli arkadaş yanında T.C. Federasyon Başkanı ile birlikte geldi.. bana “sen bayrağa nasıl saygısızlık yaparsın, bu bayrak için adamlar ölüyor sen yarım saat bayrağı mı tutamayacaksın” diye kızmaya başladı. Bu duruma çok üzüldüm ve “hocam beni yanlış anladınız ben saygısızlık yapmak istemedim, sadece böyle bir imkân var mı diye sordum” dedim ve ÖZÜR DİLEDİM. Bayrağı elimden aldı ve bana gitmemi söyledi. Bu olayın üzerine podyuma çıkıp yarıştım. Şampiyon oldum. Fakat ne enteresandır, şampiyon olmama rağmen milli takım kadrosuna seçilmeyerek dünya şampiyonasına götürülmedim. Birçok kez yanlış anlaşılmamı gidermek için girişimde bulunmama rağmen her zaman ters tepki gördüm. Ve anladım ki çabalarım hep beyhude, öyle anlamak istiyorlar ve aslında ortada kendi açılarından baktığımızda “yanlış anlaşılma” yok. Eğer o zamanlar yaptığım bir suç ise zaten şampiyon olmama rağmen milli takıma seçilmeyerek bunu ödedim. Rakiplerim ısınırken onlardan geri kalmamak için bayrağı başka bir arkadaşıma devretmek istememin cezası şampiyon olmama rağmen dünya şampiyonasına gönderilmemek olmuştur. Üstelik dönemin kendi ile barışık, olgun, objektif ve erdem sahibi spor otoriterileri dünya şampiyonasında şansımın yüksek olduğunu söyledikleri bir dönem yaşıyoruz tüm bunları. Şayet bu ceza yeterli değilseydi T.C. Federasyonu veya KKTC Federasyonu tarafından o dönemde tekrardan ceza verilmesi gerekirdi. Bu arada yanlış anlaşılmasın diye hemen belirteyim, ortada yazılı bir ihtar ve/veya disiplin suçu yok. Çok ilginçtir, bazı güdümlü ve işbirlikçi vücud geliştirme dalıyla ilgilenen yetkililerin hakkımda yürüttükleri karalama kampanyası çerçevesinde, yalan yanlış noktalara değinilmektedir. Örneğin, spor ve spor ahlakını ağzına alan bu çevreler, benim Kıbrıs’ta yarışmadığım için dolayısıyle yarışmaya yasalar gereği götürülemeyeceğimi utanmadan ve sıkılmadan savunabilmektedirler. Öncelikle hemen şunu söyleyim, önceleri K.K.T.C. milli takım seçmelerine katılmayan birçok sporcu yarışmalara götürülmüştür. Kendimden örnek vermem gerekirse, Anltalya ve Yalova şampiyonluklarımda da KKTC’de yarışmadan götürülmüştüm. Önceki yıllarda da Kocaeli şampiyonasına KKTC’de yarışmadan gönderilen sporcu arkadaşlarımız olmuştur. Ama en önemlisi, çeşitli medya kanallarında defalarca ifade ettiğim üzere bizzat Federasyonumuz Türkiye şampiyonluğunu hedefleyerek hazırlanmamı talep etmiştir. Son olarak şunu belirtmek isterim ki bu yapılan haksızlıklar konusunda tek başıma olmadığımı her geçen gün irtibata geçtiğim şahıslar sayesinde bir kez daha anlıyorum.
-Şampiyon olmadan bayrak dalgalanmaz sevgili dostlarım. Ufak tefek işlerle gün geçirenler, bayrak edebiyatı yaparak bizzat bayrağın dalgalandırılmasını engellemektedirler. Ve bu gerçeği dillendirmemizi de “ego” meselesine yorabilmektedirler. Tarih ortadadır. Sizi de yazacak bizi de. Ama nasıl yazacak? Sorun kanımca budur. Herkesin kariyeri ve başarıları ortadadır.
Biz gençlere daha örnek olunmasını dilerdim. Mücadelemiz sürecektir ve bu spor dalı üzerinden gelişen farklı ilişkiler ve kurulan garip sistem üzerinden gizem perdesinin aralanacağını umuyoruz.Mevcut hükümetimizin bu konudaki kararlığı bizi daha da cesaretlendirmektedir. Süreci takip etmekteyiz. Her geçen gün farklı ihbarlar almakta ve bunu gerekli mercilere iletmekteyiz.
BU MÜCADELE KENDİM, BENDEN SONRA GELECEK OLAN SPORCULAR VE ŞU AN GERÇEK DUYGULARI BASTIRILMIŞ, KONTROL ALTINA ALINMIŞ VE KONUŞAMAYAN TÜM SPORCU ARKADAŞLARIM VE SALON SAHİPLERİ İÇİNDİR."