Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Siber üzerinden hükümete mesaj

Türkiye Cumhuriyeti Meclis Başkanı’nın davetlisi olarak Türkiye’ye giden KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber, sürpriz bir şekilde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de bir araya geldi.

Neden?
KKTC Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu’na tebrik mesajı göndermeyen…
Randevu vermeyen…
Muhatap almayan…
Recep Tayyip Erdoğan değil mi?
Peki neden Sibel Siber’e bu ilgi?
Sibel Siber, Meclis Başkanı’nın daveti ile gittiği Türkiye’de hem Beşir Atalay hem de Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.
Erdoğan’ın “CTP- DP” hükümetine yönelik ilgisizliği devam ediyor.
Siber’i ise el üstünde tutuyor.
Bu tabloda, ister istemez soruyor insan:
“Sibel Siber üzerinden bir mesaj mı verilmek isteniyor?”

***

Eroğlu’nu halk seçti…

Rum müzakere heyeti, KKTC müzakere heyetini yorumluyor:
“Dr. Derviş Eroğlu şahin ama yan tarafında oturan Osman Ertuğ daha şahin…”
Aslında, “çözüm için masaya” oturan KKTC tarafının durumu budur.
Kınamıyorum…
Dr. Derviş Eroğlu’nun Kıbrıs konusuna yaklaşımını hepimiz biliyoruz.
Cumhurbaşkanı olmadan önce de…
Olduktan sonra da…
Şimdi sorgulanması gereken de budur…
“Halk, Kıbrıs sorununda çözüme yönelik aktif bir çaba istiyor mu?”
• Sendikalar, çözüm için nerede duruyor?
• Sivil toplum örgütlerinin çözüm motivasyonu var mı?
• Ya parlamentoda çözüme yönelik bir baskı?
• Hükümet çözüm için çalışıyor mu?
Tümüne baktığımız zaman, Rum tarafının motivasyonunun hiçbir önemi kalmıyor.
Zira, Kuzey’de motivasyon yoktur.
Üzerinde baskı olmayan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da en iyi bildiği işi yapıyor.
Çözümün ve getireceği sorunların yaratacağı karmaşanın bir bedeli var.
Halk bu bedeli ödemeye hazır mı?
Dr. Derviş Eroğlu’na göre, “böyle sürsün halk için en iyisi…”
Böyle sürmesini istemeyen varsa, karşı duruşunu sergiler.
Ama Eroğlu, “ille de çözüm” diyen Talat’a karşı seçim kazandı…
Eroğlu’nun kazanmasından rahatsız olan biri var mı?
Göremedim…
Bu nedenle, Eroğlu, masada ya da masa dışında kendinden bekleneni yapıyor.
En iyi bildiğini yapıyor…
Ekibini de ona göre kurdu. Sayın Ertuğ ile uyum içerisinde…
“Masa dağılmasın ama çözüm de olmasın…”
Uygulama budur…
Halktan aldığı yetki ile…
2015’e kadar da böyle…

***

CTP daha fazlasını yapabilir

Merhum Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’ı anımsayın…
Başbakan da Mehmet Ali Talat…
O dönemde izlediği politika ile Talat çözümü zorladı…
Halktan da aldığı güçlü destekle yürüdü…
Başbakan olarak, müzakere masasına oturdu…
Burgenstock’u anımsayın.
Orada rahmetli Denktaş yoktu ama Talat vardı…
Neden?
Çözümü zorlayan bir hükümet başı vardı.
Süreci sürükleyen bir hükümet lideri vardı.
CTP iktidardaydı…
“Kıbrıs sorununun federasyon temelinde çözümü” CTP’nin varlık nedenidir.
CTP şimdi iktidardadır…
Müzakere masası dağılmamıştır.
“3 ay sonra referandum” denmektedir…
Peki, hükümetin en ufak bir şekilde sürecin içinde olduğunu gören ya da duyan var mı?
“CTP kurultay sürecinde, bu nedenle ilgilenemiyor” denmesin.
Dediğim gibi çözümsüzlük CTP’nin varlık nedenlerinden bir tanesidir.
CTP iktidardadır.
Daha fazlasını yapabilir…
Eğer isterse…