Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Makamına göre adam” değil, “adamına göre makam”

 

Atamalarla ilgili listeler dün gündemdeydi.
Ata ata gitsin.
Tam bir “ganimet paylaşımı”…
Hatırlı kişiler atandı.
Milletvekili adayı olanlara diyet ödendi.
Aile bağları kullanıldı…
Ama bir gerçek var, o da kamuoyu atamaları sevmedi.
Ben de sevmedim.
Yeni müşavirler yaratma adına atılan bir adım oldu bu atamalar…
“İşte be, ne atama ama” dediğiniz bir atama oldu mu?
Benim olmadı.
Olmadı, zira niyete bakarım.
“UBP zihniyetinden kurtulduk” derken…
Toplum bu kez CTP- DP zihniyetini gördü…
Tam bir “fasulyanın yahnisi gitti geldi aynisi” durumu…
Neden mi?
Nedeni basit.
Atamalarda baz alınan kriter, “makamına göre adam” değil, “adamına göre makam” mantığı.
Bu mantıkla hareket edenlerin “kurultay için kamu kaynaklarını” kullananlardan ne farkı var?
Belki bir parmak altında.
Ama zihniyet aynı…
– Bu denim adamımdır, ata
– Bu benim yakınımdır, ata
– Bu seçimlerde adaydı, ata
– Bu Cumhurbaşkanı’nın adamı, ata
– Bu müşavir olamadı geçen hükümet dönemi, lazım müşavir olsun, ata
– Bu babamdan yadigar, ata
– Bu anamdan yadigar, ata…
Kimse kusura bakmasın ama beklentim başka idi.
Liyakat bekledim…
Adalet bekledim…
Değişim bekledim…
Yeni müşavirler yaratılmasın bekledim…
Müşavirlerin yeniden göreve atanmasını bekledim…
Boşuna bekledim…
Alın size onlarca atama…
Atamalara bakın, memleketin geleceğini görün…
Atanan isimlerle bir derdim yok.
Derdim sistemle…
Üçlü kararname sistemi ve bu sistemden beslenerek semiren siyasetçilerle…
Kamu kaynaklarını kullanarak, milletin rızkını yiyenlerle…
Bu atamaların benim gözümdeki değeri budur.
Halka “üçlü kararnameye son” sözü vererek göreve gelenlerin bu iştahı beni daha da öfkelendiriyor…
Yazık… Çok yazık…

//////////

Eroğlu’nun dediği oldu
Hükümet, atamalar konusunda Saray’a boyun eğdi.
Net…
Neden mi?
Kısa süre önce Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun Kamu Hizmeti Komisyonu Sınav İşleri Müdürlüğü için Salih Sarpten ismini atamak istediğini, Eroğlu’nun ise buna karşı çıktığını yazmıştım.
Uzun süredir atamaların bekletilmesi de bu yüzdendi.
Üçlü kararname ya…
Cumhurbaşkanı imzası şart…
Emir Emirkanı faciasını unutmadık…
Sızan sınav soruları…
Şaibeli sınavlar…
Sahte imza…
El öpmeler…
Neden yaşadık bunları?
Cumhurbaşkanlığı’ndaki Kamu Hizmeti Komisyonu’na hakim olma hırsından.
Kusura bakmasın ama Başbakan Özkan Yorgancıoğlu da bu hırsa yenik düştü…
Başbakan olarak, kendi uhdesinde olan bir atamayı, Eroğlu’nun isteği doğrultusunda imzaladı…
Eli nasıl gitti?
Gitti işte…
“Al gülüm, ver gülüm” hesabı…
Kritik makama…
Yani Kamu Hizmeti Komisyonu Sınav İşleri Müdürlüğü’ne Başbakan’ın istediği Salih Sarpten değil, Cumhurbaşkanı’nın istediği Mehmet Öznacar atandı.
Sayın Öznacar ile ilgili bir kaygım var mı?
Zaman tanımamız şart.
Ama gözümüz de atacağı adımlarda…
Mustafa Tokay halen orada…
“Sahte imza ruhu” da…
Bu atama da tıpkı diğer atamalar gibi “eğreti” duruyor.
Umarım Başbakan, “şaibeli sınavların” devamını yaşayan bir isim olarak tarihte yerini almaz.
Sayın Öznacar ateşten gömlek giydi…
Sonuçlarını göreceğiz.
Umarım Emirkanı gibi, kendisini atayanlara minnet duyguları ile eğilip bükülmez…
Umarım…