Polis terfilerinde yaşananlar, bizleri bir kez daha “sivilleşme ve demokrasi” tartışmaya itti.
Hoş, unuttuğumuz da yok ya…
Polis Genel Müdürlüğü’nün Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olmasını ve sivil otoritenin poliste söz sahibi olamamasını sağlayan nedir?
Geçici 10’uncu madde…
Nedir bu geçici 10’uncu madde?
Geçici 10’uncu madde, Polisin Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlanmasını öngörüyor mu?
Bunu irdeleyeceğiz biraz.
Savunma ve iş birliğini düzenleyen “geçici 10’uncu madde” bakın ne içeriyor:
Savunma ve İşbirliği
Geçici Madde 10
“Kıbrıs Türk halkının savunması ve iç güvenliği ile milletlerarası durum gerektirdiği sürece bu Anayasa’nın 117. maddesinde yer alan kurallar yürürlüğe girmez. Anayasa yürürlüğe girdiği tarihte dış ve iç güvenliğin sağlanmasında kullanılan bütün kuvvetlerle, bunlara ilişkin olarak uygulamada olan usul ve hükümlerin ve bu konularda kabul edilmiş ve edilecek iş birliği esaslarının uygulanmasına devam olunur.”
Bu madde Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın Türkiye Genel Kurmay Başkanlığı’nca atanmasını öngörüyor mu?
Polis Genel Müdürlüğü’nü, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlıyor mu?
Sadece ve sadece “iç ve dış güvenliğin sağlanmasında “iş birliği” içeriyor.
Hangi ülkeyle?
Belirtilmese de… Türkiye Cumhuriyeti elbette…
“Askıda” olan 117’nci madde
Konuyu sağlıklı tartışabilme adına, 117’nci maddeyi de hatırlamakta yarar var.
117’nci maddeyi de buraya taşıyalım ve devam edelim:
Yurt Savunması ve Silahlı Kuvvetler’in Kuruluşu
Madde 117
(1) Yurt savunması, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nce sağlanır.
(2) Yurdun güvenliğinin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetler’in yurt savunmasına hazırlanmasından, Cumhuriyet Meclisi’ne karşı Bakanlar Kurulu sorumludur.
(3) Silahlı Kuvvetler Komutanı, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı adına yerine getirir.
(4) Silahlı Kuvvetler Komutanı, Savunma Bakanı’nın önerisi ve Bakanlar Kurulu’nun kararı izlerine, Cumhurbaşkanı’nca atanır.
(5) Savunma Bakanlığı’na bağlı Silahlı Kuvvetler’in ve bağlı komutanlıkların kuruluşu, görev, yetki ve sorumlulukları yasa ile düzenlenir.
İşte, 117’nci madde.
Geçici 10’uncu maddenin varlığı nedeniyle uygulanamayan 117’nci madde…
Burada, polisle ilgili en ufak bir belirti var mı?
Yoktur.
“Höt” demeden, “Polisi de al” diyen bir mantığın ürünü bu aslında…
Neden mi?
Geçici 10’uncu madde de belirtilen “Anayasa’nın 117. maddesinde yer alan kurallar yürürlüğe girmez” kuralı Anayasa’nın başka bir maddesini kapsamıyor.
Peki polis nerede?
118’inci maddede de polis var
Anayasa’nın 118’inci maddesi, polisle ilgili düzenlemeyi içeriyor.
“Polisin de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olacağı” ne Anayasa’nın geçici 10’uncu maddesinde vardır…
Ne de Geçici 10’uncu madde nedeniyle “ASKIYA” alınan 117’nci maddede.
Mevcut Anayasa, polisle ilgili uygulamaları 118’inci maddede düzenliyor.
Ne diyor?:
Polis Örgütü
Madde 118
(1) Polis Örgütü’nün kuruluşu, görev, yetki ve sorumlulukları yasa ile düzenlenir.
(2) Polis, demokratik hukuk devleti ilkelerine ve yurttaşların temel haklarına saygılı olarak Anayasa ve yasalar çerçevesinde görev yapmakla yükümlüdür.
Hepsi bu…
İki madde…
“Yetki ve sorumluluklar yasa ile düzenlenir” diyor…
Üstelik 2’nci madde de polisi “demokratik hukuk devletine yönelik görev yapmakla” yetkili kılıyor.
Peki öyle mi?
Korkak siyasetçilerin “yorumlaması”
Anayasa’nın Geçici 10’uncu maddesi, Kıbrıs Türkü’nün kendi “komuta kademesini” oluşturmasının önünde bir engel değil…
Yorumlamışlar zamanında…
Bu yorumlamanın ardından da “Polisi de al Türkiye Genelkurmay Başkanlığı” demişler.
Korkaklığın…
Kendi insanına güvenmemenin…
Kendi insanını küçük görmenin…
Sonucu aslında bu adımlar.
Zaman değişti…
Çağ değişti…
Demokrasiye bakış değişti.
Kıbrıs Türkü değişti…
Hatta Türkiye değişti…
Yasa ile “GKK’nın emrine”
Şimdi Cumhuriyet Meclisi, Anayasa’nın hangi ilkesinden yola çıkarak, polisi “askeri” otoriteye bağlamaktadır…
Polis Örgütü ile ilgili “1’İnci maddeden” yola çıkarak…
Nedir o?
(1) Polis Örgütü’nün kuruluşu, görev, yetki ve sorumlulukları yasa ile düzenlenir.
Yasa ile bu yetki “askeri otoriteye” devredilmiştir.
Polis Örgütü Yasası’nın 3’üncü maddesi ne diyor:
POLİS ÖRGÜTÜNÜN KURULUŞU, GÖREV VE YETKİLERİ
Polis Örgütü’nün Kuruluşu
3. Bu Yasa ile, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları ile karasuları ve hava sahası içinde, bu yasada öngörülen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere, Başbakanlık’a bağlı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Polis Örgütü kurulur. Örgüt, bu yasadan kaynaklanan görev ve yetkilerini Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olarak yerine getirir. Örgütün işleyişi, çalışması, yönetimi, gözetimi, disiplini ve denetimi Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yürütülür. Güvenlik Kuvvetleri Komutanı, bu görev ve yetkileri bakımından Başbakan’a karşı sorumludur.
Okuduğunuz zaman anlamayacak bir şey var mı? KKTC’nin kuruluşunun hemen ardından yapılan bir yasa ile, Polis Genel Müdürlüğü, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlanmıştır.
Kim tarafından?
KKTC’yi yönetmekle görevli sivil otorite tarafından.
Şikayeti olan Anayasa Mahkemesi’ne gitsin
İşte size iki anayasa maddesi bir de yasa maddesi.
Ukalalık yapmak istemem ama hukukçu değilim ama ilgili maddeleri yorumladım. Hukukçu arkadaşlarımızın da bu konudaki görüşlerine açığım.
Net olarak görülüyor ama…
Polis Genel Müdürlüğü’nü, “yasa” ile “sivil otorite” Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na devretti.
Yasa ile…
Sivil otorite…
O zaman…
Sivil otorite…
Yine yasa ile…
Polis Genel Müdürlüğü’nün “yönetim ve yetki” şeklini değiştirebilir.
Tabi ki CTP ve DP hükümetinin söylediğini yapma “iradesi” varsa…
Aksi takdirde, “sivilleşme ve demokratikleşme” tartışmaları hep eksik kalacak…
CTP- DP hükümeti yasayı değiştirsin ve uygulamayı başlatsın…
Cumhurbaşkanı’nın şikayeti mi var?
Anayasa Mahkemesi’ne gitsin…
Muhalefet partilerinin şikayeti mi var?
Anayasa Mahkemesi’ne gitsin…
Biz de görelim, bu ülkede kim, ne istiyor.
Hem, geçici 10’uncu maddeyi bir de Anayasa Mahkemesi yorumlasın bakayım…
***
Devletin polisi olmayacaksa, kalsın
Vicdanen, birkaç satır daha yazmam gerekiyor.
Polis Genel Müdürlüğü dediğimiz oluşum, bizim için “olmazsa olmaz”dır.
Polis “devletin” polisi olmayacaksa…
Şimdiki gibi kalsın…
Ha “askerin” polisi…
Ha “siyasetçinin” polisi…
Hatta, siyasetçilerin attıkları adımlara baktığımız zaman, bir de Polis Örgütü’nü yönetenleri “yönettiklerini” düşünün…
Maazallah, “esrardan yakalananı akrabadır” diye…
Tecavüzden yakalananı “delegedir” diye, salıverirler…
Polis Genel Müdürlüğü “devletin polisi” olmalı…
Bunun için uygun yasa ve tüzükler de geçirilmelidir.
Dediğim gibi.
İtirazı olan varsa, Anayasa Mahkemesi’ne gitsin…
































