Polis Hizmetleri Komisyonu terfileri açıkladı.
Kızılca kıyamet koptu.
Polisler “hakkı yendiği” için rahatsız.
Mahkemeye gitmeye hazırlananlar var.
Düşünün, alt rütbeliler, “üst rütbelileri” mahkemeye verecek, “haklarını yediği” için…
Polis Genel Müdürlüğü kağıt üzerinde Başbakanlığa bağlı olsa da, terfilerden Başbakan’ın haberi yok. Özkan Yorgancıoğlu, göreve büyük bir kırgınlıkla başladı.
Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Polis Hizmetleri Komisyonu tarafından açıklanan terfiler, polis mensupları arasında huzursuzluk yarattı. Çok sayıda polis, mahkemeye başvurmaya hazırlanıyor.
Göreve gelir gelmez, kendisine bağlı bir kurumun terfilerini medyadan öğrenen Başbakan Özkan Yorgancıoğlu rahatsızlığını gizlemedi. Yorgancıoğlu, rahatsızlığını Polis Genel Müdürlüğü ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na iletti.
Polis terfilerinin mahkemeye taşınması ilk değil. Geçmiş yıllarda da terfi hakkının yendiğini düşünen polisler, sivil mahkemeye başvurarak, Polis Hizmetleri kararlarını iptal etti, rütbe hakkı kazandı. Polise yine mahkeme koridorları gözüktü.
Yasadaki değişim de düzeltmedi…
Mevcut uygulanan terfi sistemi, 2011 Temmuz ayında, Polis Örgütü Yasası’nda yapılan değişikliklerle oluştu.
2009 ve 2010 yıllarında terfilerle ilgili Yüksek İdare Mahkemesi, kararlar aldı ve Polis Hizmetleri Komisyonu’nu yaptığı terfiler nedeniyle mahkum etti.
Neden?
Yasadaki kriterlerin ve koşulların göz önüne alınmadığını tespit etti YİM…
Komisyonun keyfi işlemlerle terfi verdiğini karar altına aldı.
Özellikle kıdem konusunun sürekli göz ardı edilmesi polis içindeki en büyük sorun.
Bu, Polis Hizmetleri Komisyonu aracılığı ile yapılınca daha da acı…
“Mülakat” sistemini öne çıkararak yapılan terfiler ise, “torpil, adam kayırma, hısım akrabaya terfi verme” görüntüsünü daha da öne çıkarıyor.
PGM hazırladı, UBP onayladı, usulsüzlük yasalaştı
2011 yılında, YİM’in kararının da etkisi ile PGM, yasada değişiklik yapmak maksadıyla taslak hazırladı.
Taslak Meclis’e sunuldu…
Meclis de, Temmuz 2011’de bu önerileri kabul ederek yasalaştırdı…
Bu yasa ne getirecekti?
Polis Hizmetleri Komisyonu, önceden, keyfi olarak yaptığı işlemlerin önüne geçilecekti…
Ama perde gerisinde yaşanan ne oldu?
Kıdem kriteri yeni düzenlemede çıkarılarak, Polis Hizmetleri Komisyonu’nun daha önce yapmış olduğu hatalar ve “hak yemeler” yasalaştırılmış oldu.
İlk karşı çıkan, bugün Başbakan
O dönemde Meclis’te ciddi tartışmalar oldu.
Özkan Yorgancıoğlu kürsüde ne demişti:
“Bu yasal değişikliği kabul etmiyoruz. Bu değişiklikler yürürlüğe girerse, Anayasa Mahkemesi’nde dava açacağız…”
Bu CTP’nin parti tavrı olarak öne çıkmıştı…
Peki CTP bu davayı açtı mı?
Ben duymadım…
Özkan Yorgancıoğlu Başbakan ve daha ilk günden bu durumdan şikayetçi…
Hangi yol izlendi?
Peki, yeni değişiklikle terfiler hangi yöntem izlenerek yapıldı…
– Önce, özel yetiştirme kursuna katınıldı…
– Kurs sonunda yeterlilik sınavına girilir
– Sicil not ortalamaları göz önüne alınır
– Yeterlilik sınavını geçen ve sicil ortalaması 60 ve üzeri olanlar yarışma sınavına hak kazanırlar…
– Yarışma sınavı neticesinde terfi alanlar belirlenir…
Demek ki, işin en önemli kısmı yarışma sınavı…
Nedir bu sınav?
Polis Hizmetleri Komisyonu önünde yapılan mülakat…
Mülakata giren polisler, kendi kaderlerini belirliyor…
Peki öyle mi oldu?
Sistem aynen uygulandı mı?
Uygulandı…
Düşünün…
– Kursa katıldınız…
– Kurs sonunda yeterlilik sınavına girdiniz… Burada da yeterli notu aldınız…
– Siciliniz de iyi… Ortalama 60’ın üzerinde…
– Mülakata girdiniz…
Tüm bunları geçip mülakata girdiniz ya?
İşte o mülakatta sorulan tek bir soruya vereceğiniz cevap ile “terfiniz” belirleniyor…
Mülakatta neler oldu?
Öğrendik ki…
Bir alanda, “müfettişlik” münhali için 3 kişi başvurdu…
Bir kişi kaybetti…
Kim?
Meslekte en kıdemli olan…
Yeterlilik sınavında en yüksek notu alan…
Sicil not ortalaması yüksek olan…
Kaybetti…
Kim kazandı?..
Kaybeden çavuş iken, zamanında er olanlar…
Adalet nasıl sağlanacak?
Yukarıdaki örnek gibi çok sayıda örnek var…
Yaklaşık 10 kişilik bir grubun konuyu mahkemeye taşımak için çabası var.
Polis örgütü bu duruma düşmeli mi?
Adaleti sağlamakla yükümlü olan kurum, kendi içinde ciddi sorunlar yaşıyor.
Adaleti sağlamakla görevli, farklı makamlardaki polisler, “adaleti” sorguluyor…
Adalete inancı sarsılanlardan, “adaleti sağlamasını” bekliyoruz…
Sakıncalı bir durum…
Şeffaflık var mı? Açıklayın puanları
Bunun da sorulması gerekiyor…
Polisler, “mülakatta” kaybetti…
Tüm sonuçlar şeffaf bir şekilde açıklansın…
– Kurs performansı…
– Yeterlilik sınavı soru ve cevapları ile puanı…
– Sicil belgelerindeki görüşler ve verilen puanlar…
Kamu adına, katılan tüm adayların bu alandaki puanlarının açıklanmasını istiyorum…
****
Özkan Bey, “sivilleştir ve demokratikleştir”
Özkan Bey şimdi Başbakan…
Özkan Yorgancıoğlu’na da seslenmek, kamu adına görevim…
Polis Genel Müdürlüğü, Özkan Yorgancıoğlu’nun başında olduğu Başbakanlığa bağlı değil mi?
Bağlı…
Talep etsin, tüm dosyaları ve yapılan işlemleri, verilen puanları…
– Kurs puanlarını, yeterlilik sınav puanlarını, sicil puanlarını ve mülakatta tutulan kayıtları…
Önce kendisi ikna olsun bakalım… Haksızlık var mı, yok mu?
Mülakatta kim hangi soruyu bildi, kim hangi soruyu bilemedi ki, kurs puanı yeterliyken, yeterlilik sınav puanı yeterliyken, sicil puanı yeterliyken terfi alamadı ya da aldı…
Özkan Bey, ilk gün, kucağında adaletin tecelli etmesi adına, bir “bomba” buldu…
Boynunun borcu da adaleti sağlamaktır…
Başbakanlık makamı, Özkan Yorgancıoğlu gibi, “sol” gelenekten gelen birisi için, “Ne yapalım, askeri makamlar böyle istedi” diyerek olayı kapatacağı bir makam değildir.
Bir polisin, mahkemeye başvurması, en az 10 bin TL’lik bir meblağın çıkması demektir… Yazık değil mi?
Polislerin şikayet etme hakkı vardır ama Özkan Bey’in yoktur…
“Mahkemeye gidin” diyerek de kendisine bağlı bir kurumda olan haksızlıkları çözmeden uzaklaşmak da Özkan Yorgancıoğlu’na yakışmaz…
Yakışık almaz…
Özkan Yorgancıoğlu, “sivilleştirme ve demokratikleştirme” konusuna acilen polisten başlamalı…
































