Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

TARİHLERİNE ESİR OLANLAR ULUSLARINA FELAKET TAŞIR

Erdoğan Özbalıkçı

Emperyalizm, dünya pazarından kendi şirketlerine daha fazla pay almak için, tüm araçları kullanmaktadır.

Böl ve yönet politikaları, yaratılan farklılıklar, emperyalizm için, çatlaklar yaratıp, içten parçalanmalar yapmaya zemin hazırlamaktadır.

Her çatlak, emperyalizmin çok sevdiği silahlı çatışma potansiyeli de taşımaktadır. Silahlı çatışma, AMERİKAN ŞİRKETLERİNE  daha fazla silah satmanın yolunu da açmaktadır.

Amerikan Emperyalizminin son yıllarda dünyada büyük bir güç kaybettiği, siyaset sahnesine, Çin, Hindistan ve Rusya gibi ülkelerin adım adım  yükselen güç olarak ortaya çıktığı rahatlıkla görülmektedir.

Amerika, Ukrayna krizi ile Rusya’yı dünyada yalnızlaştırmak ve ekonomik olarak zayıflatmak  şansını bulmuştu.

Ancak Trump’ın maceracı politikası, Ukrayna’yı Rusya’ya bırakma siyaseti, BATI’lı güçlerce benimsenmeyince, Trump Batı’lı güçler karşısında   da yalnızlaşmaya başladı.

Trump , Venezüella’yı kendisine bağımlı hale getirirken, gerçekte özellikle Çin’e karşı adım adım Enerji Yollarını kesmeyi hedefliyordu.

Kendisini dünyanın en büyük gücü olarak gören Trump, son olarak, Amerika’daki Siyonist  şirketlerin  BÜYÜK EKONOMİK GÜÇLERİNİN BASKISIYLA İran’a karşı İsrail ile birlikte savaş kararının verirken, doğru bir siyasal analiz yapamadı.

Her şeyi ben bilirim anlayışı şimdi duvara tosladı.

NATO’nun BATILI gücünü yanına müttefik olarak alamayan Trump, bunun bedelini mutlaka ödeyecektir.

İsrail deki  SALDIRGAN GERİCİLİK, tarihsel olarak vaat edilmiş topraklar saçmalığından beslenmektedir:

 

İsrail’in “Vadedilmiş Topraklar” (Arz-ı Mev’ud) iddiasının kökeni, Yahudi kutsal metinlerine (Tanah/Eski Ahit) dayanan teolojik bir inanca ve bu inancın modern dönemde siyasi bir ideolojiye dönüştüğü Siyonizm’e dayanmaktadır.

 

Teolojik Köken (Ahd-i Atik/Tevrat): İnanca göre Tanrı, Hz. İbrahim ve onun soyundan gelenlere (İsrailoğulları) Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne kadar olan bölgeyi vaat etmiştir. Bu topraklar “Kenan diyarı” olarak da adlandırılır.

Seçilmişlik ve Ahit: Vaat edilmiş topraklar inancı; seçilmişlik, Tanrı ile ahitleşme (antlaşma) ve Kudüs merkezli kutsal mabet düşünceleriyle bir bütündür.

Siyonizm ve Modern Yorum: 19. yüzyılın sonunda ortaya çıkan Siyonizm hareketi, bu dini/mitolojik inanışı, Yahudilerin Filistin bölgesinde bir devlet kurma hedefi için siyasi ve ideolojik bir temele dönüştürmüştür.

İkinci Dünya Savaşından sonra Filistin toprakları ABD ve Batı’lı ülkelerce İsrail’lilere  verildi.

VAAT EDİLMİŞ toprakların sınırı, Nil nehrinden Fırat nehrine kadar olan bir bölgeyi kapsamaktadır. Bu inanışa göre Türkiye’nin Adana dan başlayarak, Güney Doğu  Anadolu Bölgesindeki iller, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman ,Siirt, Adıyaman, Van’a kadar uzanmaktadır. Suriye ve Irak ‘ın tümü de bu topraklar arasındadır.

İsrail’i dini ve milliyetçi iktidarlar yönettikçe, BÖLGE devamlı TEHLİKE ALTINDA OLACAKTIR.

İsrail’in Siyonizm politikası ile Rum Yunan Ortodoks bakış açısı birleşince, Rumlar Türkiye ile uzlaşma yerine, DIŞ GÜÇLERİN DE  de desteğiyle, İsrail kartını oynamaya çalışmaktadırlar.

Bölgedeki çelişmeleri daha da keskinleştirmeye yönelik bu politika hiçbir ulusa fayda sağlamaz. Rumların İsrail kartını kullanmak istemesi, Kıbrıs’a da felaket getirmekten başka hiçbir şeye YARAMAZ.