SÜREÇ HALEN SÜRÜYOR: Genel koordinatör Prof. Dr. Güner: Süreci tamamlanan ve ceza alan milli atletler Pınar Saka, Alemitu Bekele ve Meryem Erdoğan’ın yanı sıra Aslı Çakır Alptekin, Semiha Özdemir, Bahar Doğan, Ümmü Kiraz ve Meliz Redif’in soruşturma süreci halen devam ediyor
“YÜZDE YÜZ DOPİNGLİ OLDUĞU SÖYLENEMEZ”: Prof. Dr. Güner: IAAF ile ilgili yürütülen soruşturmada bahsi geçen beş sporcunun yüzde yüz dopingli olduğunu söylemek doğru değil. Eğer IAAF, anormal bulgu elde edilen sporcular üzerinde doping kontrolü yapmadıysa tabii ki bu büyük bir sıkıntı oluşturabilir
Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Genel Koordinatörü Prof. Dr. Rüştü Güner, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) ile ilgili yürütülen soruşturmada, bahsi geçen 800 sporcunun kesin dopingli sayılamayacağını söyledi.
Güner, IAAF’ın 2001-2012 yılları arasında, yaklaşık 800 sporcunun analizlerinde anormal bulguya rastlanmasına rağmen gerekli süreci başlatmamasıyla ilgili soruşturma hakkında, değerlendirmede bulundu.
Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Genel Koordinatörü Prof. Dr. Rüştü Güner, “Süreci tamamlanan ve ceza alan milli atletler Pınar Saka, Alemitu Bekele ve Meryem Erdoğan’ın yanı sıra Aslı Çakır Alptekin, Semiha Özdemir, Bahar Doğan, Ümmü Kiraz ve Meliz Redif’in soruşturma süreci halen devam ediyor” dedi.
“Atletizm Federasyonu yöneticilerini uyardık”
Türk sporcularından alınan doping kontrol örneklerinde anormallikler olduğunun IAAF tarafından, 2012 yılında kendilerine iletildiğini dile getiren Güner, bu doğrultuda, IAAF ve WADA ile işbirliği içinde Türkiye’de dopingle mücadele konusunda ciddi çalışmalar yürüttüklerini vurguladı.
“O dönemde bizzat Türkiye Atletizm Federasyonu yöneticilerini uyardık” diyen Rüştü Güner, “Daha dikkatli ve özenli olmaları gerektiğini söyledik. Ancak aradan geçen zamanda yaşanan olaylara bakınca uyarılarının pek de ciddiye alınmadığı görülüyor” ifadelerini kullandı.
“Verilerin zaman aşımı süresi 10 yıl”
IAAF’ın konuyla ilgili raporunda 800 sporcudan bahsedildiğini belirten Güner,”Bahsi geçen 800 sporcunun yüzde yüz dopingli olduğunu söylemek doğru değil. Belki de anormal değerleri olan bu sporcuların takibi yapılmış, ancak sporcuların dopingli olduğunu söyleyecek kesin bir sonuca ulaşılmamış olabilir” dedi.
Güner, IAAF’ın iyi bir takip programı yürüttüğünü dile getirerek, “Eğer IAAF, anormal bulgu elde edilen sporcular üzerinde yeterince doping kontrolü yapmadıysa tabii ki bu, büyük bir sıkıntı oluşturabilir” ifadesini kullandı.
“Sorumluluk tamamen IAAF’a ait”
Sporcularda, 1-2 anormal verinin olmasının sporcunun doping yaptığını göstermediğini ifade eden Güner, “Anormal bulgular, başka faktörler nedeniyle de oluşabiliyor. Anormal verinin doping maddesinden kaynaklandığını söyleyebilmek için üst üste birçok doping kontrol örneği almak gerekiyor. Kesin sonuçların alınabilmesi için bazen bu süreç 4-5 yıl uzayabiliyor” diye konuştu.
Güner, IAAF’ın yaptığı doping kontrol sonuçlarının, veri tabanına yüklendiğinden itibaren Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA) da dahil, ilgili tüm ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından görülebildiğini söyledi. Buna rağmen sorumluluğun tamamen IAAF’a ait olduğunu belirten Güner, “Soruşturmayı başlatması gereken yer IAAF’tır” dedi.
































