Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Spor

Emre Belözoğlu bombaladı

– Fenerbahçe’ye karşı yüksek bir aidiyet duygusu hissettim her zaman. O kulüpte, o forma altında çok güzel ve çok zor günler de geçirdim. Futbol ailesi içinde çok büyük hayal kırıklıkları olduğu için Fenerbahçe’den ayrılmamda da büyütülecek bir şey görmedim.

– Fenerbahçe’ye olan sevgim nedeniyle bu yaklaşımı gözümde hiç büyütmedim. Çünkü benim o camiaya gerçekten çok büyük saygım ve sevgim var. Fenerbahçe’ye zarar verecek hiçbir davranışta bulunmak istemem. Nasıl olduğundan ziyade, ayrıldığıma üzüldüm ama çok fazla üzerine gitmedim.

“GÖNDERİLME SEBEBİMLE İLGİLENMİYORUM”
– BEN hayatım boyunca hiçbir hocanın işine karışmadım. Kaptandım. Kucağımda, çocukla oynarken sportif direktörün açıklamasını duydum. Beklemiyordum. Menajerim başkanla görüşmüştü. Bir araya gelecektik, haber bekliyordum. Fenerbahçe ile ne sene, ne rakam görüştük. Başkan, Emre’yi ayrı tutuyoruz diyordu.

– Fenerbahçe kaptanı olarak başka bir kulüp ile görüşemezdim. Fenerbahçe adına alınan her karara saygı duyarım. Gönderiliş sebebimin ne olduğuyla ilgilenmiyorum. Çünkü, o kulüp bana maddi, manevi ne verdiyse ben de karşılığını verdim. Huzur içinde ayrıldım.

– Şöhretle yaşayan bir insan değilim, şöhretin benden neler götürdüğünü çok küçük yaşlarda anladım. Sabah kalktığımda yanımda eşim, ailem, çocuklarım ve dostlarım olsun yeterli. Türkiye’de de futbolun en üst noktası Fenerbahçe camiasının içinde uyanıp, o camianın içinde yaşamak tabii ki daha güzel olurdu, o ayrı.

“HER ŞEYE RAĞMEN ONUN ELİNİ SIKTIM”
– FUTBOL hayatım daha erken bitebilirdi. Geçen sene Galatasaray derbisinde Melo’nun oyununa geldiğim için o gün çok sinirlendim. Maç içinde kırmızı kart gördüğüm pozisyondan iki dakika önce sırtıma tükürmüştü. O an futbol oynamak için kendimi tuttum. Kafamdan geçenleri saha içinde yapsaydım futbolu o gün bırakmam gerekirdi.

– Değmezdi yani. Futbol oynamaya karar verdiğim için o an farklı bir şekilde davranmadım. Onunla aynı oyuncu tipi değiliz belki. Bu tip şeylerden beslenmeyi seviyor. Melo’ya özellikle ayrı bir antipati duymuyorum. Ben her zaman sahanın içinde olanın, sahanın içinde kalması gerektiğine inanıyorum. Bana, “Onun elini sıkma” dediler ama ben yine sıktım.

– Başakşehir’deyim artık. Bana burada ciddi görevler düşüyor. Bu şekilde motive ediyorum kendimi. Özetle, sabah kalktığımda bankadaki param değil, beni motive eden ailem yanımda olsun bu saatten sonra o bana yeter.

"YILDIRIM’DAN BAŞKA BİR GÜÇ HOCA GÖNDEREMEZ"
“Başkan camiaya hizmet etmiş herkesi ve futbolcularını sever, korur. İyidir ama çok da zor insandır. Ersun Yanal ise benimle özelinde ne yaşadığını çıkıp kendi anlatsın.”
– AZİZ Yıldırım, iyi bir insandır. Ancak aynı zamanda da zor bir insan. Futbolcularını ve camiaya hizmet etmiş herkesi sever, korur. En çok ben üzüldüm şampiyonluğun kaçmasına, takım içinde kim varsa onlar da üzüldü.

– Ersun Yanal’ın soyunma odasındaki ses kaydının sızdırılmasıyla ilgili “Arka 5’linin ismi geçiyor” denildi. Arkada 4 kişi oturuyor zaten, ben arkanın iki önünde otururdum. Arka 5’lide değildim yani. Büyük camiada böyle dedikodular olur.

– Ben hayatım boyunca kulüp içinde yaşadığım birçok şeyi eşime bile söylemedim. Kulübe sıkıntı yaratacak hiçbir şeyi paylaşmam. Yanal’ı, Volkan ve Emre gönderdi algısı yaratanlar oldu.