Ocak ayı enflasyon ithal ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti’nde tüketici fiyatlarına göre %4,84. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de %1,97. Bu çıkartılan sonuca gülelim mi? Yoksa ağlayalım mı?
Bu şu demektir; siz ithal ettiğiniz ürünü üretici firmadan daha ucuza satıyorsunuz. Bu nasıl olabilir? Devlet çok ciddi bir sübvansiyon sağladı ve satıcılar malı ucuzlattı. Böyle bir şey olmadı tabi ki. Bilerek fiyatlar manipüle edildi ve enflasyon düşük çıkartıldı. Propaganda malzemesi yapılarak hakkı yenen asgari ücretliye siyaset yapılacak.
Ocak ayı TÜFE’nin çok bilinçli bir şekilde bu kadar düşük çıkartıldığını düşünmüyorum. Burada ciddi bir yanlışlık var. Çünkü yüksek enflasyonun , yüksek açık veren KKTC bütçesine avantajlar sağladığı bir gerçek. Yüksek enflasyon siyasi iktidara ne fayda sağlar?
A) Hazinenin Türk Lirası borçlanmalarında borcun reel değeri düşer.
B) Fiyatlar ve buna bağlı HP’li maaşlar arttıkça KDV gibi dolaylı vergilerden elde edilen gelirler artar. Gelir vergisi artar çünkü yüksek vergi dilimine giren gelir vergisi miktarları olur. Devlet enflasyon vergisi yoluyla vergi tahsilatını artırır. Özellikle vergi ceza affı olan zamanlarda ki bizde çok sık başvurulan bir yöntemdir.
C) Yüksek enflasyon nominal gayrı safi yurt içi hasılayı büyütür. Bu ekonominin büyüdüğü izlenimi verir.
D) Türk Lirası cinsinden borçların reel değeri düştüğünden bütçe açığını yönetmek kısa vadede kolaylaşır.
Yüksek enflasyonun zararları da vardır elbette fakat bizim hükümetlerin reel anlamda enflasyon derdi olmadığı için enflasyon politikası söz konusu değil. Dolayısıyla enflasyonun KKTC hükümetine zararı ekonomik olarak yok.
Enflasyonu ithal ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti’ne baktığımızda enflasyonun bir tercih olduğunu görüyoruz. Enflasyonla mücadele edilmiyor, ediliyormuş gibi yapılıyor. Enflasyonun nimetleri var ve bu nimetlerden yarar sağlayanlar. Türkiye de enflasyon bilinçli bir tercihtir. Çünkü sanal refahtan fayda sağlamaktadır.
Türkiye uzun yıllardır enflasyonla ve tüketim artışlarıyla büyüyen bir ekonomik model ve bu model bilinçli olarak uygulanıyor. Dolayısıyla Türkiye’de ki enflasyonu belirli bir oranın (bu oran %25) altına indirmek siyasetçilerin işine gelmiyor. Bu gerçekten diyebiliriz ki biz de enflasyonla yaşamaya ve enflasyonun nimetlerinden fayda sağlamaya devam edeceğiz. (Hane halkı ve sabit gelirliler hariç)
Not: Yazımdan enflasyonu destekler veya savunurum sonucu çıkmasın.


































