2025 yılını kapatmaya çalıştığımız bugünlerde alışılagelmiş bir değerlendirmeyle yılın son köşe yazısı.
Bu yıl KKTC açısından nasıl bir yıl oldu? Ekonomik açıdan başarılı mıydı başarısız mı? Bu soruya yanıt verebilmek için başlıca ekonomik göstergeleri 2023 yılından başlayarak karşılaştırmamız gerekiyor. Aşağıda ki tablo resmi verilere göre hazırlanmış olup 2025 yılı tahmini sonuçları göstermektedir.
GÖSTERGE 2023 2024 2025
GSYH (Milyar TL) 132,35 231,90 311,20
Büyüme (%) 7,30 8,50 5,0
Kişi başı Gelir (Dolar) 14,599 17,498 17,350
İşsizlik (Gizli İşsizlik Dahil) % 7,30 6,20 8,30
Bütçe Açığı (Milyar TL) 3,50 9,60 9,80
İç Borç Stoğu (Milyar TL) 0,90 6,10 36,50
Tablo bize 2025 yılının önceki yıllara göre ekonomik açıdan başarılı olmadığını gösteriyor. Kişi başı gelirin doğru bir nüfusla karşılaştırılmadığını, işsizlik oranının gizli işsizlikle birlikte 2025 yılında %2 arttığını, bütçe açığının son iki yılda azalmadığı görülüyor. En önemlisi %500 civarında artış gösteren iç borç stoğu oldu. İç borçlanma miktarının yüksekliği devletin gider hanesinin ve de bütçe açığının 2024 yılından çok da farklı olmadığıdır. İhracat kısmında Türkiye Cumhuriyeti dışına pek fazla çıkılamaması ve 2025 yılı ihraç gelirlerimizin ithal giderlerimize oranla zayıf kalması ticari dengeyi zayıflatmıştır.
Asgari ücretin ve emeklilerin durumunun kötüleşmesi piyasa pahalılığı ile alım gücünün azalması kötü giden ekonominin bir göstergesi. 2025 yılının son çeyreğinde ortaya çıkan ihracat sorunları (süt ürünlerinde) ve gayrimenkul sektöründe ki sıkıntılar olumsuz sonuçlar olarak karşımıza çıkıyor.
Özetle söylemek gerekirse 2025 yılını bir önceki yıllar ile değerlendirdiğimizde pek farklı sonuçlar üretemiyoruz. Sabit ve dar gelirlinin durumunun kötüleşmiş olması kamu bütçesinin yatırım yapma kapasitesinin olmaması ve bununda ötesinde cari giderler ve transferler ile kamu maaş ve emeklilerin ödemesi noktasında kamunun ciddi alanda iç borçlanmaya gitmesi, ülkemizde yaşayan her bireyin 100.000,00 TL borçlu olması anlamına gelmekte. 2026 yılında da farklı görünüm olmamaktadır. Yaratılan ekonomik düzen 2026 yılında da rekor artışla bütçe açığı 25,7 milyar Türk Lirası öngörülmüştür, 10 milyar Türk Lirası da iç borçlanma faiz yükü. 2025 yılı verileri ve 2026 yılı bütçesi yaratılan ekonomik düzenin bir sonucudur.
2025 yılında bir önceki iki yıla göre iyileşme gözlemlenmemiştir. Diğer taraftan yolsuzluk algısı ve rekabet edebilirlik raporlarının da önceki yıllara oranla kötüleşme olduğu belirtilmektedir. Ön görülen hiçbir reform yapılmamıştır.
Hepimizin ayağında prangaların ağırlığı çok hissedilecek gibi anlaşılıyor.


































