Çetinkaya Başkanı Meriç Erülkü, dün kulüp lokalinde düzenlediği basın toplantısı ile gündemdeki konulara açıklık getirdi.
Okan KARADEMİR
Başkan Meriç Erülkü, teknik direktör Cenk Berkalp, futbol şubesi sorumluları Mehmet Aközer ve Ahmet Esenyel’in de yer aldığı basın toplantısında, Serdarlı karşılaşmasının öncesinde, devre arasında ve sonrasında yaşananlar, Serdarlı Başkanı Taşer Büyükadam’ın, Çetinkaya’yı hedef alan açıklamaları ve şike suçlamalarıyla ilgili görüşlere yer verildi. Meriç Erülkü’nün basın toplantısı şu şekilde:
Serdarlı maçında yaşananlar
“Bağcıl maçından sonra sabaha kadar değerlendirme yaptık. Çetinkaya 85 yıl sonra ilk defa düştü dedik. Bizim için olabilecek en kötü sonuç gerçekleşmişti. Serdarlı maçını kazansak bile puan avantajı onlarda olacaktı. Ve son maçta bizim yenip onların yenilmesi gerekecekti. Hocamız son iki maçı oynamamızın bile gereksiz olacağını söyledi. Artık önümüze bakalım 1. Lig’e düştük seneye ne yapabiliriz diye konuşalım dedi. Biz de dedik ki Çetinkaya düşecekse savaşarak düşecektir. Serdarlı maçına 5 dakika geç gittim ve bana bugün rahat maç izle dediler. Niye dedim. Ferdinç Kılıç arkadaşımız 3-0 yendik dedi. Sarı kart cezalı oyuncu oynattılar. Bunun üzerine hocamızı aradık ve futbolcuları kart görmemeleri adına uyarmasını istedik. Su molası verildiği anda Doğukan bir hareket yaptı ve sarı kart görerek cezalı duruma düştü. O anda hocamız da futbolcularımıza bağırarak niye kart görüyorsunuz, görmemeniz lazım, bir maçınız daha var dedi. Bu bağırmadan sonra Serdarlı’da büyük bir tedirginlik oldu ve moralmen çöktüler. Devre arasında Serdarlı soyunma odasına tartışma olduğu ve bazı oyuncuların kendi araçlarına binip gittiklerini öğrendik. Daha sonra sahaya indim ve hakeme hocam ne kadar süre beklersiniz diye sordum. Hakem dedi ki makul bir süre bekleyeceğiz. Bir müddet sonra hakem kaptan Tunç’u çağırarak maçı bitirdiğini söyledi. Eski futbolcumuz Gökhan bana dedi ki bu işin cezası puan silmedir. Kulübe o gün ilk defa hocamla birlikte döndüm. Arabada federasyondan bir yetkiliyi aradım, konuyla ilgili teyit istedim ve kesinlikle -3 puan silme cezası olduğu söylendi. Hayret içerisindeydik ve hemen itiraz dosyamızı hazırladık. Ancak federasyonun daha önce bu kararı uygulamayarak bu maçta da uygulamayacağını düşündük ve tahkim için de dosyamızı hazırladık. Başvurunun ertesi günü hayatımda ilk defa Serdarlı Başkanı Taşer Büyükadam’la 2 kelime etme fırsatım oldu. Dedim ki Allah kimseye böyle bir hatayı yapmayı nasip etmesin. Ve Tahkim kararını açıkladı bizde son maçımızı alarak ligde kaldık.”
“Gerçekleri söylemek için buradayız”
“Bütün bu olaylar bir TV programında okunan mesajla başladı. Biz bu programı seyretmedik. Seyredenler bazı şeylerin konuşulduğunu ve suçlamaların olduğunu ilettiler bize. Sonrasında olaylar daha da farklı noktalara gelmeye başladı. Çok rahatsız olduk. Bu basın toplantısını yapmak için çok da düşündük. Konunun gündemde kalması sadece Çetinkaya’ya değil Kıbrıs Türk futbolunu da zarar verir. Mantıklı düşünen bir insan için en başta Serdarlı’ya zarar verir. Biz bunu yapmadık. Ama olaylar sürekli bir adım daha çirkinleşmeye devam etti ve olayların gerçeğinin öğrenilmesi için bu toplantıyı yaptık.”
“Futbolculara soruşturma açardım”
“Bir başkan olarak bu olayı kendi kulübüm için yaşasaydım dışarıda bir şey aramak yerine bütün futbolcularım için soruşturma açardım. Bir futbolcunun devre arasında bekleyeceği yer otobüs değildir hele de kendi arabası hiç değil. Ben bu futbolcular için en başta kendi kulübümün disiplin kurullarını çalıştırırdım. Eğer art niyet sezseydim bütün futbolcular için federasyona başvurur ve lisanlarını askıya alırdım. Eğer ben bir kulübün başındaysam 4 sarı kart kontrolünü kimin yaptığı hususunda bilgim olması lazım. Bizim kulübümüzde bunu ben yapmam. Kurullarımız var onlar yapar bana düşmez ama ne yapıldığını bilirim. Bu kontrolü kim yaptı. O adamın yanına, gidip suçlanması, disiplin cezası almasını sağlayacak olan kişi ise ben değilim, odur.”
“Başkan, Serdarlı camiasına cevap vermeli”
“Devre arasında otobüste bekleyen oyuncuların haricinde kendi araçlarıyla kavga edip sahadan ayrılan futbolcular olduğunu öğrendik. Bu oyuncuları otobüse kim yerleştirdi. Benim futbolcum devre arasında otobüse gidiyorsa, ben gidip elinden tutup sorarım nereye gidiyorsunuz diye. Kendisi de ordaydı neden bunu yapmadı. Bugüne kadar devre arasında otobüste bekleyen bir takım oldu mu hiç. Devre bittikten sonra yarım saat geçti ne işi vardı futbolcuların otobüste. İddialar var gelecektik ama yetiştiremedik diye. 15 dakikalık devre arasından sonra geçen 15 dakikada ne oldu bunların anlatılması lazım. Bunlar Serdarlı kulübünün, Serdarlı taraftarına, camiasına vermesi gereken cevaplardır.”
“Senaryo yazıldı”
“Daha sonra Özbilgehan hoca ile konuştular. Ve bende şimdi sizden öğreniyorum ki hakem bitiş düdüğünü çaldıktan sonra bu durum oluştu ve futbolcular koştur koştur yetiştirilmeye çalışıldı. Ancak sizinde dediğiniz gibi Özbilgehan’ın beni 5 dakika daha önce aramış olsalardı maç devam edecekti demesi daha da kötü olmuş. Herkes evine dağıldıktan sonra öğrenmişler bunu ve o zaman da senaryo yazılmaya başlandı.”
“Bizi değil kendi camiasını suçluyor”
“Taşer Bey’i eleştireceğim. Suçladığı insanlar biz değiliz. Para alıp bu takımı düşürdünüz diye, kendi futbolcusunu, kendi teknik ekibini, kendi yönetim kurulu üyelerini ve kendi camiasını suçluyor. Serdarlı camiasının bunun farkına varmasını isterim. Ben böyle bir suçlamayı Çetinkaya camiasına yapsam büyük ihtimal bir daha Lefkoşa sınırlarına giremem. Böyle bire suçlamayı kim kabul eder. Maçı sattınız ve beni düşürdünüz dediği ben, zaten o camiadır. Bu camia bu suçlamalar karşısında bizden çok daha önce ortaya çıkıp bu suçlamaları reddetmeli.”
“Seyircileri de mi biz etkiledik”
“Futbolcuları boş verin devre arasından sonra seyirciler de kaçtı. Yani biz seyircileri de mi etki altına aldık. Bu mu iddia ediliyor. Hadi futbolcuları biz kaçırdık veya bizim sayemizde gittiler seyircilere biz ne yaptık. Seyirciler de mi bizim kontrolümüz altındaydı. Seyirciler ayrıldı çünkü takım ikinci yarıya çıkmıyordu.”
“Basit bir mantıkla düşündüler”
“Serdarlı’nın ikinci yarıya çıkmama sebebi şudur: Biz hocamıza sitem ettik hani oyuncular kart görmesinler diye ve o da futbolcularımıza bağırdı. Onlarda bunu basit bir mantıkla düşündüler. İkinci yarı oynanırsa kart göreceklerdi. İkinci yarı oynanmazsa kart görme ihtimali yoktu. Biz zaten hükme yenildik. Sakatlanma olabilir, kart görme olabilir. Bir sonraki maçı alırsak zaten düşmeyiz. Onun için niye oynayalım ki ikinci yarıyı. Bu şart kurnazlığıyla ortaya çıkan bir sonuçtur. Çetinkaya’nın bu durumla ilgili hiçbir sorumluluğu yoktur.”
“Kimi satın aldık anlamadık”
“Düşünün benim camiam deseydi ki başkan boş ver tahkim ne zaman değiştirdi kararı deyip başvurmasaydık. Veya biri deseydi bize bekle de pazartesi başvururuz. Süre geçerdi. Biz tahkime başvurmasaydık, beni, yönetimi ve hocamı spor sayfasında manşetten değil ön kapaktaki manşetten verecektiniz 85 yıllık kulübü hata yaparak düşürdü diye. Bu kadar basittir. Serdarlı Başkanı’nın, kulübünde, camiasında konuşulanlardan, basına yansıyanlardan anladığımız bu takımı biri çektiyse geriye, yöneticilerdir. Ve takımı geri çekmeye tek yetkili de başkandır diyorlar. Biz kimi satın aldık onu anlayamadım. Eğer başkanı satın aldıysak başkanın konuşmaması lazımdı. Ama şu an da bize atılan itirafların kaynağı orada.”
“Çetinkaya’yı basamak olarak kullanamazlar”
“Kendi iç hesaplaşmaları varsa onu Serdarlı’da yapacaklar. Bunun yeri basın değildir hele de Çetinkaya’yı bir basamak olarak kullanacaklarsa yanılırlar. Buna izin vermeyiz. Elinde dosyalar varmış suç duyurusu yapacakmış. Kimin hangi nokta da neler söylediği. Ve camiamızı kirletmeye çalıştığı yönünde benimde elimde dosyalar var. Ben suç duyurusu da yapmam direk dava açarım. Bunu da yapacağım. Ama biz bugünden sonra bu konuyu bir daha konuşmak istemiyoruz. Bir defa konuşalım dedik ve Çetinkaya açısından kapansın istedik. Kendileri hesaplaşacaklarsa bu bizim sorunumuz değildir. Biz gelecek sene 1. Lig’de mücadele edecek olmanın planlarını yaparken bizim açımızdan Allaha şükür ki böyle bir hata oldu ve biz hale daha süper ligdeyiz. Ama bunun müsebbibi biz değiliz. İlle de bir şeyin altında bir çapanoğlu olmasına gerek yoktur. Bazen çok basit sebeplerden dolayı yapılan bir hata başkalarının işine yarar.”
































