Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimKıbrısKöşe Yazarları

GCSE sınavı gençleri hasta ediyor

barış Uzunahmet

KKTC’de bir hafta ara ile hem Kolej Sınavı hem de Yerleştirme Sınavı yapıldı. Bu sınavlara giren çocuklarımız 11 ve 14 yaşlarında… Her iki sınav da bir anlamda çocukların eğitim hayatını etkileyen sınavlar…

Son bir ay içinde sanırım KKTC’de de, İngiltere’de olduğu gibi GCSE ve A Level sınavları yapıldı. Edindiğim izlenim, KKTC’de çocuklar GCSE sınavlarına İngiltere’ye göre bir yıl erken giriyor. Buna rağmen ciddi başarılar elde edenlerimiz de var.

Biz ne kadar Kolej sınavını tartışıyorsak, İngiltere’de de son yıllarda GCSE sınavları tartışılır oldu. Geçtiğimiz hafta The Guardian gazetesinin eğitim yazarı Sally Weale’in kaleme aldığı “Gençleri hasta ediyorlar: GCSE’leri kaldırmanın zamanı geldi mi?” başlıklı yazısında GCSE konusundaki tartışmaların boyutunu öğrenmiş olduk.

Weale’nin verdiği bilgilere göre GCSE sınavlarını başlatan eğitim bakanı bile artık GCSE sınavlarının kaldırılmasını istiyor.

Weale’nin eleştirmenlere dayandırarak verdiği bilgiler arasında çok fazla sınavın olduğu yönünde… İngiltere’deki öğrenciler genellikle 11. sınıfta 24 ila 31 saat arasında sınava giriyorlar; bu, İrlanda (16) ve Kanada (10) gibi ülkelerin toplamlarının iki, hatta üç katı. Müfredat içeriğinin çok kapsamlı ve kullanışsız olduğunu, öğretmenlerin ayrılan sürede konuyu ele almakta, öğrencilerin ise konuya hakim olmakta zorlandıklarını ve değerlendirmenin yüksek riskli yapısının gençler arasında aşırı kaygı ve stres yarattığını, özellikle Covid’den bu yana birçoğunun ruh sağlığının kötü olduğunu belirtti.

Yazıda belirtilen bir başka önemli nokta da her yıl, İngiltere genelindeki GCSE öğrencilerinin yaklaşık üçte biri, İngilizce ve matematikte 9 üzerinden 4 olan sınıf geçme notu alamadan 11. sınıfı bitiriyor.

Yine benim için çarpıcı ve şaşırtıcı bir rakam var. 2023 Sutton Trust isimli bir kuruluşun yaptığı ankete göre, Londra’daki öğrencilerin neredeyse yarısı (%46) özel ders alırken, İngiltere’nin tamamında bu oran %30’du.

20-25 yıl önce de İngiltere’de bir süre yaşamış ve şimdi de yaşamını Londra’da sürdüren biri olarak söyleyebilirim ki 25 yıl önce özel ders alan öğrenci sayısı çok azdı. Bugün artık her bölgede özel ders veren dershaneler var.

Yani bunu ben bir süre Bosna ve Kosova’da yaşanan savaşlar ve 2005’te AB’nin genişlemesi sonrasında Doğu Avrupa ülkelerinden gelen insanların çocuklarının yarattığı bir durum olduğunu düşünürdüm ancak bu rakamları gördüğümüzde sorunun sadece onların olmadığı anlaşılıyor.

Weale’nin atıfta bulunduğu Exeter Üniversitesi sosyal hareketlilik profesörü Lee Elliot Major ise “GCSE’ler adalet testinde başarısız oluyor. Bir nesilden diğerine ayrıcalığı sürdüren bir sınav sistemi yarattık” diyor.

Eğitimin para ile satılır-alınır hale geldiği her ortamda zengin-fakir ayırımı ortaya çıkıyor. Dünyanın her yerinde aynıdır. İngiltere’de de, KKTC’de de… Parası olan özel derse gidebiliyor, kendine sınavlarda daha başarılı olma imkanı yaratabiliyor. Özel okula gidip farklı olanaklardan yararlanabiliyor. İşte sosyal devlet aslında zenginle fakir arasındaki uçurumu azaltmakla hükümlüdür.

KKTC’de “devlet okullarına yatırım yapın, kalitesini artırın” dememizin sebebi de budur. Devlet okulları ile özel okullar arasındaki başarı değil, olanak farkını ortadan kaldırmak gerekiyor. Başarı zaten kendiliğinden gelir…

Çocukların daha az sınava gireceği bir dünya mümkün…