Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EkonomiKıbrısKöşe Yazarları

K.K.T.C. ve kayıt dışı para ilişkisi

mahmut sezinler

Kara para yasadışı faaliyetler sonucu kazanılan para, mal veya değerlerdir. Genel anlamı ile kaçakçılık, uyuşturucu ticareti, fuhuş, silah kaçakçılığı, insan kaçakçılığı gibi suçlardan elde edilen mal varlığıdır.

Gizli tutulan bu varlıklar bir miktar vergi verilerek paranın kaynağı bu vergiye konmuş gibi yapılır. Örneğin büyük işletmeler açılıp bu işletmeler sürekli yüksek gelir elde ediyormuş gibi fatura keserek yasadışı gelirleri aklamak bilinen en yaygın yöntemdir.

Bilinen diğer bir yöntem ise finansal sistemler üzerinden gerçekleşir. Bir ekonominin kara paraya karşı savunmasız olması finansal sektör üzerinden güven ve itibar kaybı gibi büyük zararlara yol açmaktadır.

Ülkemiz geçmişten günümüze finansal suçlarla mücadelede sorunlar yaşamıştır. “Kara Para Aklama Cenneti” ünvanı bile verilmişti. Bu mesele uluslararası araştırmalara konu olmuş ve ülkemiz uyarılmıştı. 1999 yılında “kara paranın aklanmasının önlenmesi”  yasasını çıkarmıştık.

Bu yasa 2008 yılında AB direktifleri doğrultusunda tekrar düzenlenmiş ve konunun araştırılması için birim kurulmuştur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kara para aklanan ülkeler listesinden 2008 yılında çıkarılmıştır. Ülkemizde finansal sistem içerisinde kara para aklanması çok mümkün olmamaktadır. Çıkan yasayla birlikte finansal sistemimiz 10.000,00 Euro veya muadili paranın bankalarca MŞ’si istenmekte paranın kaynağı sorulmakta ve KKTC Merkez Bankasına bildirim yapılmaktadır. Yani sistem sıkı çalışmaktadır. Eğer KKTC’de kara para aklanıyorsa başka yöntemlerle aklanıyordur.

Ülkemizde kara para aklanması ile ilgili çıkan yasalarla mekanizma oluşturulmuştur. Dolayısıyla finansal sistem içinde kara parayı temizlemek pekte mümkün değildir. Eğer mekanizma sürekli çalıştırılıyorsa yani ülkemizde kara para aklanması denetim sisteminin çalışması halinde hiçte kolay değildir.

Sistem dışı para ülkemizde piyasanın beslenmesini sağlamaktadır. Bu olgu tüm kesimler tarafından bilinmektedir. Gerek yurt dışından ülkemize gerek se ülkemizden yurt dışına sistem dışı varlıkların kaçırılması çeşitli ticari yöntemlerle gerçekleştirilmektedir.

Esas ast olan kendi ülkemizin finansal sistemine sokulmaya çalışan kayıt dışı paranın devlet eliyle temizlenmesi olayına yardımcı olmasıdır. Her 3-5 senede bir yasa gücünde kararname çıkartılarak devletinde bundan payını alması durumda kayıt dışı elde edilen varlıkların sözde kayıt altına alınması hiçbir gelişmiş ülkede rastlanan bir işlem değildir. Dolayısıyla ülkemizde mükim olsun veya olmasın devlete vereceği rüşvetle kayıt dışına itilen servetler yasallaşmış oluyor. Bu uygulama gösteriyor ki KKTC hükümetleri kayıt dışılıkla mücadele edemiyor ve kontrol dışıdır.

Kayıt dışı ile kara para genelde karıştırılsa da temelde farklı kavramları temsil etmektedir. (Gri para) doğrudan vergi ödemelerinden kaçmaya yönelmekle belge ve yasal defter düzenine aykırılık taşımakta. Gelir servet işlemlerinin gizlenmesidir.

Genellikle kayıt dışılığın yoğun olduğu ülkeler kara para aklama konusunda daha çok imkan sunar. Fakat bizde mali denetim mekanizması ile hukuk düzenimiz bu konuda oturmuştur.

Bizde esas olan kayıt dışılık olmakla birlikte bahis oyunlarının finansal işlemlerin, kripto işlemlerin döndüğü mekanların denetim eksikliğinden dolayı kara para aklama işlerinin de olduğu bilinen bir olgudur ve maalesef Türkiye Cumhuriyeti’nde meydana gelen her para aklama olayının ucu KKTC’ne dokunmaktadır.

Bunun sebebi ise kara para aklama merkezi değil. Yasal çerçevede denetim eksikliğinin yarattığı boşlukların değerlendirilmesidir ve paranın aklanabilmesi için yoğun imkanların yaratılmasıdır. Kripto varlıklar yasasının da bir an evvel çıkarılması ve bu işlemlerin de denetime tabi tutulması elzemdir.

Bu netice itibariyle piyasada serseri para dediğimiz bir varlığın oluşması olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu sistem dışı yaratılan finansal varlıklardır.