Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EkonomiKıbrısKöşe Yazarları

Borç KKTC’nin kamçısı mıdır?

mahmut sezinler

Bir insan borçlandığı zaman “borç yiğidin kamçısıdır” denir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti maliyesinin borcuna baktığımız zaman yukarıda ki söylemin “Borç bizi batırdı” söylemiyle değişmesi lazım.

Maastrict kriterlerine göre bir ülkenin toplam kamu borç stoğunun gayri safi yurt içi hasılaya oranı, en fazla %60 olmalıdır. Fakat bu oran KKTC’de iki yıl öncesi itibariyle %123 civarlarındadır.

Yani biz 2023 te 132 milyar Türk Lirası GSYH yaratabilmek için 865,5 milyon Türk Lirası iç borç yaratmışız. Neredeyse 8 katı fazla.

2024 yılında devlet 34 kez iç borçlanma yapmış şuan itibariyle rakam 6 milyar Türk Lirası olmuştur. Rakamlar 95.395.000,00 US Dolar, 26.750.000,00 İngiliz Sterlini, 14.000.000,00 Euro ve 916.000.000,00 Türk Lirası borç bulunmaktadır. Devletimize borç veren kuruluşların risk alma algıları beni çok etkiledi. Doğrusu verilen borçlar kimin parası ile veriliyor sorusu ise elbette mevduat sahiplerinin paralarından.

Dünya devletleri, 2008 yılında ki kriz zarfında piyasaya emisyon yaratılsın diye matbaalarına ek mesai yaptırarak para basmış ve ilgi krizde dünya yarattığı gelirin üç katından fazla borç stoku yaratmış durumdaydı.

Tabi ki eğer bu kadar borç varsa o kadar da alacak var demektir. ABD gibi, Japonya gibi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin iç borç stoğunun alacak tarafı nerde? Biz niye borçlanıyoruz? Cari giderlerimiz için o zaman bizim borcumuzun alacak tarafı yoktur. Her borcun bir alacağı olmalı. Bu bir muhasebe kuralı ve dengesidir.

Bir süre sonra bir bakacağız ki borcumuzu kapatamayacağız, gelirimiz buna yetmeyecek. Borç yiğidin kamçısı değil özellikle KKTC’nin kamçısı olmaktan çoktan çıkmış.