Yasin Ekrem Serim’le ilgili bazı iddialar geçmişte de gündeme gelmişti.

Ocak 2024’te CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, TBMM’de, Serim’in Halil Falyalı ile hakkında yakalama kararı varken bir şirkete ortak olduğunu iddia etmişti.

Bunun ardından Serim’in avukatı Muhammed Kerim Karadağ, iddialarla ilgili kapsamlı bir açıklamada bulunmuştu.

Karadağ, “Müvekkilim Yasin Ekrem Serim, bahsi geçen şahısla [Halil Falyalı] hiçbir şekilde şirket kurmamış, ortak ticari faaliyette bulunmamıştır” demişti.

“Esasen bahsi geçen satış̧, taşınmaz satışına ilişkin olup şirkete bağlı bir taşınmazın satışı, şirket hisselerinin devri üzerinden yapılmıştır” diyen Karadağ şunları eklemişti:

“Bir gayrimenkul satışının yasa dışı kişilerle ortaklık olarak kamuoyuna servis edilmesi, açıkça suç teşkil etmektedir. Müvekkilimizin geçmişe dönük tüm işlemleri devlet kayıtlarında mevcut olup mal beyanı olarak da devlet kayıtlarında bulunmaktadır.”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de 16 Nisan’da benzer iddialarda bulundu.

ayşemden akın

‘Kıbrıs kara paranın ve kirli ilişkilerin merkezine dönüştü’

BBC Türkçe‘ye konuşan gazeteci Ayşemden Akın, “Önal’ın ortaya attığı iddiaların bireysel suçlamalar olmanın ötesinde, Kıbrıs’ın kuzeyinin nasıl bir dönüşüm geçirdiğini gözler önüne serdiğini” söylüyor.

Akın, yüzeyden bakıldığında Kıbrıs’ın hâlâ bir turizm adası gibi görünebildiğini ancak perde arkasında ise “kara para, yasa dışı bahis, mafya savaşları, faili meçhul cinayetler ve yozlaşma” olduğunu savunuyor.

Adada, geçim sıkıntısındaki gençlerin, “kolay paranın peşine düştüğünü ve bu yolun ucunun da çoğu zaman yasa dışı şebekelere, kara para trafiğine ve suç örgütlerine çıktığını” belirtiyor.

Önal’ın iddiaların bu nedenle önemli olduğunu savunan Akın, “Kıbrıs artık sadece bir ada değil; suçun, kara paranın ve kirli ilişkilerin merkezine dönüşmüş durumda. Biz bu düzene itiraz ediyoruz” diye konuşuyor.