Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Rum Ulusal Konseyi: (Ortak açıklama yapamadılar çünkü uzlaşamadılar!)

 Geçen hafta  biz Taşyapı’nın  Ercan Hava Alanı kazanımından  hükümetin kazık yediği tartışmalarını yaparken; Güney’de son dönemlerin en kritik “Ulusal Konsey toplantılarından” biri yapıldıydı!  Konuları tabi ki Kıbrıs siyasi sorunuydu ve   bir kez daha masaya yatırıp bundan sonra müzakerelerde nasıl bir strateji saptamaları gerektiğini  tartıştılardı!
ÇÜNKÜ: Yavaştan farkına varıyorlar! “İki bölgeli federal sisteme bile burun kıvırıp muzırlık yaparlarken gitgide adanın “taksimine” zemin hazırlıyorlar! Bu olasılık da uykularını kaçırıyor çünkü  “taksim”  demek Türkiye’nin Kuzey’e egemen olması demek! Dolayısıyle korkuyorlar! Ola ki “bir gece ansızın TC başlarına tebelleş olur!”  
İKİ GÜN TARTIŞTILAR ORTAK KARARA VARAMADILAR:  Çok kısaca Rum siyasi partilerinin Konseyde seslendirdikleri görüşlerine bakalım:
AKEL VE DİSİ  iki bölgeli iki toplumlu Federasyondan yana tavır koymaya devam ediyorlar. Anastasiadis buna “taahhüt” olarak bakıyor ve 2009 ile   müzakerelere başlarken Şubat 2014 tarihli ortak açıklamaları hatırlatıyor. 
DIKO Başkanı Papadopulos  KC’nin siyasi avantajlarını değerlendirmesini, uslu çocuk rolünden vazgeçerek tavizsiz yeni stratejiler saptanmasını öneriyor! 
EDEK başkan vekili Sizopulos Türk yayılmacılığını durduracak  bir politikanın Güney ile Yunanistan arasında yeniden saptanmasını istiyor. Bugüne kadar süregelen prosedürün  yakınlaşma sağlamadığını aksine Türk tarafının  Rum tarafının yumuşaklığından yararlanarak saldırganlığını artırdığını iddia ediyor!
Vatandaşlar İttifakı Başkanı Lillikas ise Rum tarafının Kıbrıs sorununu 1974’den beridir inisiyatifinde tutarken 40 yıl sonra bu fırsatını kaçırdığını söylüyor.
Ekologlar ve Çevreciler Hareketi Başkanı Perdikis ise   “Bazılarımızın  iki bölgeli iki toplumlu federasyon başarısızlığına yapışıp kalmamızdaki ısrarı nedeniyle Konsey’de oy birliği sağlanması mümkün olmamıştır” diyor! 
VE SİMERİNİ GAZETESİ:   Gazeteye göre iki günlük toplantıda sinirler epey gerilmiş! Ne var ki Öğle üzeri Anastasiadis Ulusal Konsey katılımcılarına balık ziyafeti çekmiş! Hükümet sözcüsü Hristodulidis de bunu fırsat bilerek  “hazırlanan ortak açıklamaya katılmayanlar balık yemeyecek”  esprisini yapmış! Yani diyor hava zaman zaman yumuşadıydı.  Demek sinirler çok gerildiydi! 
GELELELİM SADEDE:  Onca aktarmayı  lâf’ı güzaf olsun diye yapmadık. (Ki  bir haberi aktarıp yorumlamaya çalışmak   “kafadan yazmaktan çok daha zordur!)  
Rum tarafının Ukrayna, Kosova ve Kırım örneklerinin de bulandırdığı kafası oldukça karışık! Bu karışıklık da  “acaba iki bölgeli iki toplumlu federasyonu çözüm olarak kabul etmekle hata mı yaptık” kuşkularından kaynaklanmaktadır!
Buna karşın Ulusal Konsey müzakerelerin başlaması için  Türkiye’nin Navtex’i kaldırması konusunda ısrarlıdır.
SONUÇ:  İlerleme olmadı ki sonuç olsun! Türkiye genel seçimlerini bitirmeden de   “sonucun” ne olacağını görebilmek mümkün olmayacaktır!
     **********
Toprağa sahip çıkmak:  (Gençlere dağıtılan arsalar)

Rahmetli İsmet Kotak sık sık  “tırnaklarımızı toprağa geçireceğimizden”  söz diyordu.  Bense  “Sol sattığım” dönemlerde, “eğer topraklar yeşermezse vatan  olmaz” diyor sonra da Ecevit’in “toprak ekenin su kullananındır” lafını allayıp pullayıp  “Köşeme” yapıştırıyordum.   Bugün de adada en büyük sosyo ekonomik ve siyasi  sorunun  “toprak” olduğuna inanıyorum.  Rum için de Türk için de! Ne kadar toprak o kadar varlık! Belki beğenmeyenleri vardır ama ben şuna inanırım.  “Vatan demek toprak demektir!”
GENÇLERE DAĞITILAN ARSALAR:  Geçen hafta  sonu soğuklarla üşürken işittiydim haberi:  241 gencimize kırsal kesimlerde ev yapmaları için arsa dağıtılmış.  İnanın üşüyen bedenimi ısıttıydı bu haber. Ev demek aile demektir.  Toprağa bağlılık demektir! Eğer yoksa bir evinle bir karış toprağın zaten çoktan yaşama yenik düşmüşsün demektir!  Artık yaşamak gailesinde senin için her yer vatandır! Nitekim bu ülkede yaşanan göçlerin bir nedeni işsizlik idiyse bir nedeni de gençlerimizi adada tutacak     tek karışlık topraklarının bile olmamasıydı! Olmadığı için de aidiyet duygusu olmazdı. Bu nedenle  göçüp gidiyorlardı!
İçişleri Bakanlığı geçtiğimiz Nisan ayında da  13 köye duyuruda bulunarak toplu müracaatları almış sonuçta 241 gence ki yaşları yirminin üzerindedir belirli kurallarla  ev yapmaları için arsa dağıtmıştı. Unutmayın.  Ev sahibi olmak evlenmenin de kapısını açar.
KUŞKULARIMIZA GELİNCE:  Artık alıştık! Hangi siyasi parti  iktidara gelirse bu tip  “sosyo ekonomik”  içerikli kararları alırken tabi ki kendi “partililerine” öncelik verecektir! Hiç sorun değildir!  Bir öteki parti gelir kendi partilisine  dağıtır!
Sorun şudur:  Gelip giden hükümetlere karşı güven yitireli çok oldu. Nitekim   kamu oyu yoklamalarında  da Hükümete karşı  “güvensizlik” öne çıkan sorunlardandır!  Dolayısıyla kuşku duyarız:
BİR: Koşullarına  kanunlarına karşın bu arsalar gerçekten ihtiyaçlı  insanlara  mı dağıtılmaktadır?
İKİ: Her biri 2 bin 500 yahut 3 bin 500 sterlin değerinde olduğu açıklanan bu arsalarda gerçekten mevcut Konut Edindirme Yasası’na göre bir yıl içinde inşaatlar  başlıyor mu?
ÜÇ: Hak sahibi olan gençlerin  yirmi yaşını doldurmuş olması, evli ise eşinin yahut çocuklarının üzerine tapulu evlerinin falan olmaması koşulu  dağıtım yapılırken gerçekten uygulanmakta mıdır?
DENECEK Kİ:  Pöö.  Sen uyun!  Uyuyup uyumadığımız önemli değildir. Bu memlekette kırk yıldır  kulpu takılmış öyle yasalar çıkartıldı ki  insanlara deveyi hörgücü ile yedirtti! Devlet malı deniz yemeyen domuz dedirtti!.. Dolayısıyla  ne olur ne olmaz diyorum,  bir yerlere yazayım da! 
      **********
Kısaca takıldığım:  (KKTC tarihindeki devirler!)
Tabii ki  küçücük bir kesit de olsa Kuzey’in de tarihi süreç içinde  “devirleri”  olacaktır. Mesela:
ZAFER DEVRİ: 1974 Barış Harekâtı’nın hemen ardından başlayan devir!”
GANİMET DEVRİ!  Akabinde “zafer devrini”  ekonomik yönden taçlandırmak için başlatılan  devir!
BULUNTU DEVRİ: Ne var ki rahmetlik Denktaş’a “efendim bu ganimet  hırsızlıktır”  dediğimiz” için  “öyleyse ‘buluntu” olsun dediği devir! ”
PUANLAR DEVRİ:  Sonra çok partili  demokratik düzenle gelen “puanlar devri!”  Bir diğer adı “hama huma” ile “rant ekonomisine” açılan “Talan Devri!”
ÜNİVERSİTELER DEVRİ:  Paralo her mahallede bir üniversite!
TURİSTİK DEVİRLER:  “Kumarhaneler,  bet ofisler, gece kulüpleri… Devamında Bonzailer devri!
ANNAN PLANI DEVRİ: Rum’un “ohi” Türk’ün “yes” dediği devir!
MÜZAKARELER DEVRİ: Devam ediyor. Araya “Maraş’ı verelim olayı ile  Rumların kiliselerinde ibadet etmeleri sıkıştırıldıydı!
FEDERASYON DEVRİ: Elan içine “gazı” da  alıp koyuvererek devam eden devir!
VE YENİ BAŞLAYAN  “KOP DEVRİ:”  KKTC’nin olmayan futbolunu varmış gibi KOP’un altına sokup,  olanın da içine etme devri!  (Başlatmaya çalışıyorlar!)  Nice hayırlı devirlere!